Tutsak öğrencilerin öğrenim hakkı gasp edildi

OHAL ve KHK’lerle 70 bin tutsak öğrencinin öğrenim hakkı da gasp edilmiş durumda. CİSST’te tutsak öğrenciler üzerine çalışma yürüten Kadir Selamet, ‘Uygulama AİHS’in 14. maddesine, Anayasa’nın 10. maddesine aykırıdır’ dedi.

Tutsak öğrencilerin öğrenim hakkı gasp edildi

OHAL ve KHK’lerle 70 bin tutsak öğrencinin öğrenim hakkı da gasp edilmiş durumda. CİSST’te tutsak öğrenciler üzerine çalışma yürüten Kadir Selamet, ‘Uygulama AİHS’in 14. maddesine, Anayasa’nın 10. maddesine aykırıdır’ dedi

OHAL kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile on binlerce öğretmen açığa alınırken, muhalif öğrenciler de baskı ve gözaltı uygulamalarıyla eğitimden uzaklaştırıldı. Binlerce okul öğretmensiz kalırken, milyonlarca öğrenci de mağdur edildi. Gözaltı ve tutuklamaya maruz kalmayan öğrenciler ise, eğitim sisteminin yapboz tahtasına dönmesinden ve ekonomik nedenlerden dolayı nitelikli eğitim görmüyor. Türkiye’de tutsak öğrenci sayısı 69 bin 301 olarak ifade ediliyor. Bu rakamın büyük çoğunluğunu 677 sayılı KHK nedeniyle öğrenim hakları ellinden alınan tutsak öğrenciler oluşturuyor.

Ceza İnfaz Sistemlerinde Sivil Toplum Derneği’nde (CİSST) tutsak öğrenciler ve cezaevinde öğrenim hakkı üzerine çalışma yürüten Kadir Selamet ile tutsak öğrencilerin durumuna ilişkin konuştuk. 677 Sayılı KHK’nin 4. Maddesi’nde eğitim ve öğrenim hakkı elinden alınan öğrencilerin, ‘örgüt üyesi’ olarak değerlendirildiğini kaydeden Selamet, bu kapsamda öğrencilerin ülke genelinde uygulanan hiçbir sınava giremediğini söyledi.

Ayrımcılık yapılamaz

KHK ile potansiyel 50 bin öğrenicinin sınava girme hakkının engellediğini belirten Selamet, bunun hak gaspı anlamına geldiğini vurguladı. Öğrencilerin öğrenin hakkının davaları gerekçe gösterilerek ellerinden alınmasının, ceza içerisinde cezalandırma anlayışı olduğunu belirten Selamet, “Öğrencilerin yargılandıkları dava maddelerine bakılarak herhangi bir yaptırım uygulanamaz, infaz sürecinde ayrımcılık yapılamaz” dedi. Anayasada eğitim hakkının temel bir hak olması nedeniyle hiçbir ayrıma tabi tutulmadan, herkesin öğrenim hakkına sahip olduğunu hatırlatan Selamet, “677 sayılı KHK’nın bu maddesi açıkça insanları öğrenim hakkından yoksun bırakmaktadır” diye konuştu.

Evrenselliğe aykırı

Bir kişinin tutuklu veya hükümlü olmasının, yargılandığı yasa maddelerinin onun eğitim alma ya da öğrenim görme hakkını etkilememesi gerektiğini belirten Selamet, şu maddelere dikkat çekti: “Tutuklu ve hükümlülerin öğrenim hakkının engellenmesi veya kısıtlanması ayrımcılık yasağına uyulmadığını da gösterir; böyle bir durumda İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 7. maddesine, AİHS 14. maddesine ve Anayasanın 10. maddesine de aykırılık vardır.”

Hiç bir dayanağı yok

KHK’de buna dair hiçbir sebep ve gerekçe gösterilmediğine dikkat çeken Selamet, “Ceza hukuku tekniğinde verilen ceza, hükmün kendisidir. Bu hükmün infazı, cezalandırmanın yapıldığı alan değildir. Buna rağmen çoğu zaman mahpus öğrencilerin öğrenim hakkı gasp edilmekte, bu hakkın kullanılması hukuken veya fiilen imkânsız hale getirilmektedir” dedi.

Masumiyet karinesi dikkate alınmıyor

Cezaevlerindeki öğrencilerin öğrenim hakkına erişimine ilişkin engellerin sadece KHK ile sınırlı olmadığını belirten Selamet, “Birçok mahpus öğrenci, öğrenimine devam ederken fiili ve hukuki engellerle karşılaşmaktadır. Bu problemlerden bazıları öğrenimin ücretli olması, öğrencilerin sınav nakil masraflarını karşılayamaması, uzun tutukluluk sürelerinden kaynaklı yaşanan hak gaspları, masumiyet karinesinin dikkate alınmaması” olduğunu vurguladı. Üniversitelerin tutsak öğrencilerin öğrenimine koyduğu engellerin de olduğunu ifade eden Selamet, “Ve hapishanelerin aşırı güvenlikçi politikalarla öğrencilerin öğrenim hakkını engellemesi olarak sıralayabiliriz” dedi.

Güvence altına alınsın

Tutsak öğrencilerin taleplerine ilişkin de konuşan Selamet, “Öğrencilerin talebi hiçbir koşula bağlanmadan, öğrenim hakkına erişimlerinin güvence altına alınmasıdır” dedi.

(ÖzgürlükçüDemokrasiGazetesi)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler