TÜSİAD’dan sert açıklamalar: Güven tesis edilmezse, sert bir düzeltme yaşanır

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda konuşan Erol Bilecik, ekonomideki manzara için “Hakikati eğip bükemezsiniz, çözüm ertelendikçe sorun büyüyor” dedi, bıçak kemiğe dayanmadan önlem alınmasını istedi, “Güven tesis edilmezse sert bir düzeltme ile karşı karşıya kalınır” diye ekledi.

TÜSİAD’dan sert açıklamalar: Güven tesis edilmezse, sert bir düzeltme yaşanır

TÜSİAD, yılın ilk Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nı döviz kurlarındaki şiddetli dalgalanma ve ekonomideki sarsıntının etkisi altında yaptı.

Toplantıda ilk iki konuşmayı yapan Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ve Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, iktidara ve ekonomi yönetimine dönük eleştirilerinin dozunu artırdı.

Toplumsal ve siyasal olayların ekonomiyi doğrudan ve dolaylı yoldan etkilediğini, istikrar ve güven ortamının ekonominin en önemli göstergeleri olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Bilecik, mevcut ekonomik sarsıntı nedeniyle rekabet, reform, dijital dönüşüm, 4. Sanayi Devrimi, eğitim sistemi, kadın hakları, enerji gibi gündem maddelerini es geçmek zorunda olduğunu ifade etti.

Bilecik’in konuşmasında şu eleştiriler ve uyarılar yer aldı:

“Bıçak kemiğe dayanmadan önlem alınmalı”

Küresel rekabet için tutarlı, küresel ve ulusal verilere dayalı, rasyonel ekonomi politikaları uygulandığını görmeye ihtiyacımız var. Ekonomi yönetimlerinin, bizim de bazen göremeyeceğimiz gelişmeleri takip ederek, bıçak kemiğe dayanmadan gerekli önlemleri alması, iş dünyası açısından kritik önemdedir.

Son dönemde hem dışarıdaki gelişmeler, hem de içeride uygulanan genişlemeci politikalar, bu göstergelerde ciddi bozulmalara yol açtı. Ülke olarak yaşadığımız zorluklar, sonu gelmeyen bir seçim takvimi, hain darbe teşebbüsü, bölgemizdeki gelişmelerin yarattığı tehditler, elbette bizi zorluyor.

“Hakikati eğip bükemezsiniz, çözüm ertelendikçe sorun büyüyor”

Ekonominin temelinde bir süredir zayıflamalar gözleniyordu. Yüksek enflasyon ve ağır borç problemi nedeniyle, Türkiye ekonomisindeki dengeler hayli kırılgan hale gelmişti. Tasarruf oranlarımız, iç talebe dayalı yüksek büyümemizi finanse etmekte yetersiz kalıyor. Dış borca bu nedenle bağımlıyız. Dış borç, kamu ya da özel sektör ayırt etmeden hepimiz için bir kur riski yaratıyor. Ülkemizin döviz ihtiyacının bir şekilde, tercihen uzun vadeli doğrudan yatırımlarla, bunların yetmediği durumda kısa vadeli, daha likit araçlarla karşılanması gerekiyor.

Çözümü ertelenen sorunlar, gelecekte daha büyük sorunlar olarak karşımıza çıkar. Artık içinde bulunduğumuz gerçeği kabul etmemiz ve bu gerçeğe uygun politikalar üretmemiz gerekiyor. Çünkü ekonomide mucizeler yoktur; gerçekler vardır. Ve hakikati istediğiniz gibi eğip bükemezsiniz.

“Güven tesis edilmezse sert bir düzeltme ile karşı karşıya kalınır”

Kural temelli, öngörülebilir politikalara dayanmayan günübirlik tedbir ve paketler, bir ülkenin ekonomisinin sürdürülebilirliğini sorgulanır hale getirir. Nitekim; kurda gördüğümüz hızlı yükseliş, Türkiye ekonomisi için bu sorgulamanın başladığını gösteriyor. Bir an önce ekonomimize duyulan güveni yeniden tesis etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde; ekonomimiz sert bir düzeltme ile karşı karşıya kalacaktır.

Yüksek büyümeyi reform ve verimlilik artışlarıyla sağlayamadığımızda, parasal ve mali genişlemeyle; yani bol ve ucuz parayla büyüdüğümüzde, hep aynı sorunlarla karşılaşıyoruz: Yüksek cari açık, yüksek enflasyon. Yüksek büyümeyle ekonomimizin tekerlekleri hızlı dönüyor ama aynı anda yüksek cari açık ve yüksek enflasyon nedeniyle ekonomimiz patinaj yapıyor, ilerleyemiyoruz.

“Kuvvetler ayrılığı entelektüel tartışma değil, devletin olmazsa olmazıdır”

“Hukuk her şeyin üzerinde olmalıdır”. Hukuk devleti, önce devletin hukukla bağlı olması ve devletin işlem ve eylemlerinin bağımsız yargı tarafından denetlenmesi demektir. Bu, vatandaşın hakkını-hukukunu-egemenliğini korumak için gereklidir. Kuvvetler ayrılığı, bir entelektüel tartışma konusu değildir. Hepimizin yaşamak istediği, çağdaş bir devletin olmazsa olmazıdır.

Muhalefete ekonomi program çağrısı, iktidara sistem eleştirisi

Seçime katılacak tüm cumhurbaşkanı adaylarından ve siyasi partilerden Türkiye’yi 21. yüzyılın ikinci çeyreğine taşıyacak ekonomi analiz ve programlarını kamuoyuna açıklama çağrısı yapan Bilecik, seçim sürecine ilişkin sözlerinde de iktidarı eleştirdi.

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin tüm ayrıntıları hakkında halen yeterince bilgi sahibi olmadıklarını, cumhurbaşkanı ve TBMM’nin nasıl çalışacağını, denge-denetleme mekanizmalarının nasıl işletileceğini halen bilmediklerini söylen Bilecik, propaganda döneminde kutuplaşmayı gideren ve siyasi tansiyonu düşüren söylemler üretilmesini, tüm adayların ve partilerin eşit şartlar altında mücadele edebilmesini istedi.

Sendika.Org

Etiketler: TÜSİAD, Ekonomi

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler