Türkiyeli Yahudilerin yüzde 40'ı ülkeyi terk etmeye hazırlanıyor

Forward.com ‘da yayınlanan Tia O'Brien imzalı yazıda Türk Yahudilerinin yüzde 40'ı aşan önemli bir bölümünün ülkeyi terk etmeye hazırlandığı belirtildi. “An Increasingly Autocratic And Islamic Turkey Is Scaring Its Jews” başlıklı Türkiyeli Yahudilerin çeşitli ülkelere başvuru yaptığı ifade ediliyor.

Türkiyeli Yahudilerin yüzde 40'ı ülkeyi terk etmeye hazırlanıyor

Rav İshak Haleve’nin 7 yıllık görev süresi dolduğu için, Türkiye Musevileri Hahambaşısı seçimi bu hafta gündeme geldi. 14 Mayıs 2017 tarihinde yapılacak Türkiye Musevileri Hahambaşısı seçimlerinde tek aday Rav İsak Haleva olarak belirlendi. Türkiye Musevileri Hahambaşısı Seçim Usul ve Esaslarına İlişkin Düzenleme’nin 10. maddesi gereğince, 5 Mayıs 2017 Cuma günü saat 12:00’ye kadar Seçim Kurulu’na Hahambaşı adayı olarak başvuran olmayınca bu göreve Rav İsak Haleva üçüncü kez “doğal aday” olarak seçilme konumunda.

Geçtiğimiz günlerde (5 Mayıs) Tia O’Brien, Forward.com ‘da yayınlanan yazısında belirttiği gibi ‘Türk Yahudilerinin %40’ı aşan önemli bir bölümü ülkeyi terk etmeye hazırlanıyor’sa bu durum adaysızlığı anlamak için önemli bir faktör.

“An Increasingly Autocratic And Islamic Turkey Is Scaring Its Jews” başlıklı yazısında, Tia O’Brien, bir yılı aşan son dönemde 4700’e yakın Türk Yahudisinin bazı vatandaşlık kanunu kolaylıklarından yararlanarak İspanya, Portekiz ve İsrail’den pasaport almaya hak kazandığını vurguluyor. İspanya vatandaşlığı için başvuranların çocukları da eklendiğinde sayıları 6200’e ulaşıyor.

Bu toplam 15.500 olarak belirtilen, bölgede yaşayan, Yahudilerin toplam sayısı dikkate alındığında oldukça çarpıcı bir boyuta gelindiğini vurguluyor. Gazeteci şimdilik kitle göçü dalgası ile karşı karşıya olmamakla birlikte, Türk Yahudi vatandaşları gelecekleri konusunda mevcut şartların güçleşmesini dikkate alarak daha temkinli davranmayı ve tedbirler almayı tercih ettiği gözlemleniyor.

Forward.com ‘a ‘Türkiye daha otoriter, daha az liberal, daha az demokratik ve İslamcı’ diyen Yoram Zara, Türkiye’den İsrail’e taşınan bir avukat. Özellikle genç kuşağın çocuklarının geleceği için, zayıflayan ekonomi ve otoriter yönetim şeklinin katmerleşmesi karşısında, yurtdışında vatandaşlık aradıklarına işaret ediyor.

2015 yılında Portekiz ve İspanya Sefarad mirasını kurtarmak için yasa çıkardı ve bundan sonra başvurular artmaya başladı. Mart 2016 ile Aralık 2016 tarihleri ​​arasında, Musevi topluluğunun tahminen % 13’ü pasaport için başvurdu. Aynı dönemde, İspanya 2.400 Türk Yahudisinin istemlerini onaylandı. Bu seyahat, iş serbestliği ve Avrupa Birliği genelinde yaşamayı sağlayan bir AB pasaportu demek oluyor. […] Nisan ayında, seçmenler Başkan için yeni anayasal yetkileri veren bir tartışmalı referandum onaylandı. […]  Bu gelişmeler sadece Yahudiler için değil, aynı zamanda neredeyse nüfusunun yarısını oluşturan laik Türkler için de korku ve belirsizlik ortamı üretiyor.

TRT’de yayımlanan Antisemit içerikli “Payitaht Abdülhamid” dizisinin barındırdığı tarihsel hatalara ilişkin tartışmalar sürerken, Yahudi toplumunun yayın organı Şalom gazetesi yazarı Denis Ojalvo’nun Abdülhamid ile ilgili kaleme aldığı yazı dikkat çekti. “Medyamızdaki tüm saçmalık ve dezenformasyona tek tek cevap vermektense okurlara eksiklerini yukarıda mezkûr kaynaklara rücu ederek tamamlayabilecekleri kısa bir kronoloji ve buna ilişkin yorumlarımı paylaşmayı uygun buluyorum” dedi.

Avlaremoz.com 5 Mayıs tarihli Serdar Korucu’nun haberinde; Payitaht Abdülhamid dizisi ardından sosyal paylaşım platformlarında nefret söylemi ve antisemitizm içerikli mesajlar yayınlanmaya devam edildiğini bildirdi. Payitaht Abdülhamid dizisinin 9. bölümü 28 Nisan akşamı ekrana geldi. Yayın öncesinde dizi ekibi tarafından resmi Twitter hesabı üzerinden o bölüm için kullanılacak etiketin #AdaletinTerazisi olduğu duyuruldu.

Kasım 2016’da İsrail’de günlerce süren yangın felaketinden kaynak alan Twitter mesajları  “#İsrail Yanıyor” etiketi altından sonra, ikinci etiket “#GAZZEnin Ahı İSRAİLİ Yakıyor” etiketi de Antisemit içerikli kinlemeler silsilesine yol açtı. Geçenlerde Kurtuluş ve Feriköy duvarlarında peydahlanan Yahudilere, Hristiyanlara Nefret Kinlemesi afişlerine eklenen mesajlar; “Yerli Hamas/Rabia Faşizminin Barometresi Hitler Hayranlığı ve de Özlemi mi?“, sorusunu tekrar gündeme getirdi. Avlaremoz.com İnternet medyasında Serdar Korucu kin ve nefret selini belgeleyen mesajları tek tek raptiyeledi:

Yangının 4. gününde, 25 Kasım’da dünya genelinde #Israel_under_fire, Türkiye’de ise #İsrailYanıyor en fazla tweet atılan etiketler arasına girmiş, bu paylaşımlar arasında çok sayıda antisemit içerikli mesaj yer almıştı.

Yangının 6. gününde Türkiye’de Twitter kullanıcıları arasında bu kez #GAZZEninAhıİSRAİLİyAkıyor en fazla paylaşılan etiketlerden biri oldu. Uzun süre ilk sırada yer alan etiket altında yalnızca İsrail üzerinden değil, Holokost hatırlatmalı antisemit mesajlar da paylaşıldı.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, azınlıklara yönelik son dönemde artan nefret suçlarının cezasız kalmasını meclis gündemine taşıdı.

Agos gazetesinin haberine göre Paylan, Başbakan Binali Yıldırım’ın cevaplaması istemiyle Meclis’e sunduğu yazılı soru önergesinde, Agos gazetesi ‘siyah çelenk’ davasında ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ başlığıyla bildiri yayımlayan şüphelilerin geçtiğimiz hafta görülen davada beraat ettiklerini hatırlattı. HDP’li vekil, azınlıklara yönelik nefret suçlarını engellemek için nasıl bir çalışma yürütüldüğünü, tehdit altındaki azınlık kurumları için güvenlik önlemi alınıp alınmadığını, nefret suçlarına ilişkin bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğini sordu:

“24.04.2015 tarihinde, Agos gazetesi önüne siyah çelenk bırakılmış, çelengi bırakan kişiler, sosyal medya üzerinden “Bir gece ansızın gelebiliriz” başlığıyla bir bildiri yayınlamışlardır. Agos gazetesinin, bu eylemi gerçekleştiren kişiler hakkında “tehdit” gerekçesiyle şikayette bulunmaları neticesinde Milliyetçi Türkiye Partisi İstanbul İl Başkanı 07Bilal Gökçeyurt ve Turan Ocakları Genel Başkanı Ercan Urçar hakkında dava açılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede şüpheliler hakkında, “Hakaret ve tehdit” suçlarından 9 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılması talep edilmiştir fakat 17.11.2016 günü gerçekleşen karar duruşmasında sanıklar beraat etmişlerdir.

Ayrıca, 2016 yılında İstanbul’da eğitim veren farklı Ermeni okullarının duvarlarına farklı zamanlarda ırkçı yazılamalar yapılmıştır. Ağustos 2016’da Surp Haç Tıbrevank Lisesi’nin duvarına “Azap Ermeniye”, “Size Kürşat’ın kinini getirdim” ve “Çatlı Reis”, Kalfayan Ermeni Okulu’nun ön cephesine Ocak 2016’da “Azap Ermeni’ye”, Eylül 2016’da ise “Türk ırkı sağ olsun”, Kasım 2016’da ise Bomonti Mıhitaryan Lisesi’nin duvarına “Bir gece ansızın Karabağ’dayız” yazılamaları yapılmıştır.

Bunların yanı sıra, Haziran 2016’da Hatay’daki Asri Musevi Mezarlığı, Kasım 2016’da ise Adıyaman’daki Mor Petrus Mor Pavlus Süryani Kilisesi’ne bağlı Süryani Kadim Mezarlığı tahrip edilmiştir.

Bu bağlamda;

– Hükümetinizce, azınlıklara yönelik artan ve cezasız kalan nefret suçlarını engellemek için nasıl bir çalışma yürütülmektedir?

– Hükümetinizce, tehdit altında olan azınlık kurumlarının, yapılarının güvenliği için özel bir önlem alınmakta mıdır?

– Milli İstihbarat Teşkilatı’nda azınlıkların yaşamakta olduğu veya bu süreçte yaşayabileceği nefret suçlarına yönelik bir soruşturma yürütülmekte midir?”

Kehaber.org

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler