Türkiye Londra silah fuarının gözdesi

Bu yıl, Türkiye'ye askeri malzeme satmak için başvuran 69 şirket DSEI silah fuarı'na katılacak. Sadece İngiltere menşeili şirketlerin 2013’den 2016'ya Türkiye'ye yaptığı silah ihracatı 500 milyon euronun üzerinde.

Türkiye Londra silah fuarının gözdesi

SiyasiHaber

Londra'daki ExCel fuar merkezi, iki yılda bir, dünyanın en büyük silah fuarına ev sahipliği yapmaktadır. Uluslararası Savunma & Güvenlik Ekipmanları (Defence & Security Equipment International - DSEI) adlı fuarda hava, kara, deniz ve siber alanda kullanılmak üzere tasarlanan askeri ekipman ve teknoloji “gururla sergilenmektedir”. Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesi, en nihayetinde yüz binlerce cana mal olan anlaşmalar yapmak için oraya gitmekte.

DSEI fuarı, son olarak Eylül 2015'te gerçekleşti ve uzun namlulu silahlardan, füzeler, tanklar, savaş uçakları, helikopter ve toplumsal eylemlere müdahale ekipmanları ve gözetleme teknolojisine kadar yüzlerce 'ölüm makinasının' sergilendiği etkinliğe 40 farklı ülkeden bin 500 silah satıcısı katıldı.

Türkiye 'düşman' Avrupa'yla son hızla silah anlaşmaları yapıyor       

Cizre gibi şehirlerde siviller katlediliyor ve şehirler tamamen yok ediliyorken, Türkiye, 2015'de gerçekleşen fuarın tek "uluslararası ortağıydı”. Etkinlik sırasında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir parçası olan silah üreticisi Roketsan, Amerikan ordusu için yeni bir F-35 savaş uçağı füzesi geliştirmek için dünyanın en büyük silah şirketi Lockheed Martin ile bir sözleşme imzaladı. O tarihten itibaren, Türkiye yeni nesil savaş uçakları geliştirmek için BAE Systems ile ortaklığa girdi. Türk silah şirketi Nurol da, havacılık programında dünyanın üçüncü büyük silah şirketi BAE Systems ile ortaklığa girdi. DSEI 2015'teki "başarısından" sonra Türkiye, 2017 yılı için etkinlikteki  silah sergisi alanının genişletilmesini istedi.

Savaş için her zaman para vardır: 100 milyon euroluk anlaşmalar

İngiliz hükümetinin Ocak 2017'de, Türkiye'nin tam bir diktatörlüğe sürüklendiği bir dönemde, 100 milyon sterlinglik savaş uçağını Türkiye'ye sattığı en azından Avrupa'da basında oldukça yer buldu. İngiliz savunma devi BAE Systems, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) ile bu anlaşmayı imzaladı. Ancak bu esasen hükümetler arası bir anlaşma olacak. Savaş jetleri, BAE'nin uzmanlığıyla tasarlanacak, ancak Türkiye topraklarında üretilecek.

Bu yıl, Türkiye'ye askeri malzeme satmak için başvuran 69 şirket DSEI silah fuarı'na katılacak. Sadece İngiltere menşeili şirketlerin 2013’den 2016'ya Türkiye'ye yaptığı silah ihracatı 500 milyon euronun üzerinde.

‘Yeni Türkiye'nin yeni silahları

Şirketler Türkiye'ye silah satmak için rekabet halindeler ve Türkiye, tüm kaynak kodlarına, yazılım ve iletişim sistemlerine erişimin yanı sıra doğrudan proje üzerinde çalışan mühendis ve bilim insanlarına sahip olmak için rekabet ortamını kendi yararına kullanıyor.

Bu, Türkiye'nin gelecekte teknolojiyi özerk bir biçimde geliştirmesini sağlayacaktır. Türkiye sadece DSEI'da silah satın almakla kalmıyor aynı zamanda bir silah satıcısı olarak da itibarını artırmak istiyor. ABD'nin 1974'teki Kuzey Kıbrıs işgalinden sonra silah ambargosu uygulaması gibi, Türkiye’nin silahlanma planları birçok kez hayal kırıklığına uğradı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, amacının "2023 yılına kadar savunma sanayimizin dışa bağımlılığını tamamen yok etmek" olduğunu söylemişti. Bunu gerçekleştirmek için Türkiye’nin silah ithalatı yerine giderek daha fazla silah ihracına odaklanması gerekecek. Erdoğan, 2023'e kadar yıllık 25 milyar dolarlık ihracat hedefliyor.

Türkiye'nin kendi silahlarını üretmesi, bazı tartışmalara konu olmaktadır. İstatistikler raporlarda çılgınca değişmekte ve Türk medyasında sahte haberler yayılmaktadır. Bununla birlikte, Türkiye şimdi dünyanın önde gelen askeri şirketlerinden bazılarıyla ortaklaşa kendi uçaklarını, gemilerini, tanklarını ve şimdi silahlı uçağı üretiyor.

Ocak 2015'te Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Artık kendi savunma sanayii ile başkalarına boyun eğmeyecek bir Türkiye var. Bu yeni Türkiye’dir" derken Türkiye'nin savaş politikasını net bir şekilde açıklıyordu.

DSEI 2017'deki Türk şirketleri

DSEI 2017'ye en az altı Türk silah şirketi katılıyor.

 Aselsan, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’nın bir parçası olarak, dünyanın en büyük 100 silah şirketi arasında yer alıyor ve bu listedeki sırası yükseliyor. İletişim ve bilgi teknolojileri; mikroelektronik, rehberlik ve elektro-optik; radar ve elektronik harp sistemleri; savunma sistemleri teknolojileri; ulaştırma, güvenlik, enerji ve otomasyon sistemleri yapıyorlar.

Roketsan geçtiğimiz günlerde 120 km'lik Yerden Yere Güdümlü Füze ve Silah Sistemlerinin ilk serisini üretmiş ve Lockheed Martin ile geliştirme için bir anlaşma imzalamıştı. Ayrıca yakın zamanda Airbus Savunma ve Uzay ile de anlaşmalar yaptı; Raytheon ile güdümlü füzeler yapmak ve Coorstek ile zırh üretmek için. Ayrıca silahlı insansız uçak teknolojisi üzerinde çalışıyorlar.

MKEK, kuruluşundan bu yana "çeşitli isimler altında" Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ana tedarikçisi konumundadır (MKEK web sitesi). Küçük silahlar, havan topları, toplar, mühimmat, roketler, uçak bombaları, el bombaları ve göz yaşartıcı gaz da dahil olmak üzere piroteknik üretiyorlar.

Otokar, 4×4 araçları için TSK’nın ana tedarikçisidir. Zırhlı araçları, Diyarbakır gibi Kürt şehirlerinin işgali ve mahkumların taşınması için kullanılıyor. Kısa süre önce, gayri-nizami harp veya "asimetrik savaş ortamı" denen çatışmalarda, yani direniş hareketlerine karşı kullanılmak üzere özel olarak tasarlanmış olan ALTAY-AHT Kentsel İşlemler Tankı diye yeni bir tank tasarladılar.

BMC, otobüsler, kamyonlar ve askeri araçlar dahil olmak üzere araç üretmektedir. "Savunma sanayisindeki ileri teknolojisi ve engin tecrübesiyle BMC öncelikle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin taleplerini dünyanın her yerindeki ordularla birlikte karşılamayı amaçlıyor" diyerek savunma sanayisi ürünleriyle övünüyorlar.

Nurol Holding, “35'in üzerinde yan kuruluşunda inşaat, finans, turizm, enerji, ticaret, savunma ve imalat konularında çalışıyor. Protestolar ve şehirlerin askeri işgalleri sırasında insanları kontrol etmek için kullanılan tomaları üretiyorlar. BAE Systems (% 51 Nurol Holding, % 49 BAE Systems Inc.) ortaklığında BNA adı altında savunma sektöründe çalışıyorlar. Ayrıca BAE ile FNSS Savunma Sistemlerinin (% 51 Nurol Holding, % 49 BAE Systems Inc.) müşterek sahibidirler.  FNSS, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Müttefik Silahlı Kuvvetleri için paletli ve tekerlekli zırhlı muharebe araçları ve silah sistemlerinin lider üreticisi ve tedarikçisidir. " Nurol'un satışları 2012'de 5 milyon dolardan 2016'da neredeyse 100 milyon dolara yükseldi. Nurol, savunmanın yanı sıra yol yapımı ve turizm gibi çeşitli diğer iş kollarında da aktif. Diğer birçok şey arasında Ankara'da Lugal ve Sheraton otelleriyle komşu Gürcistan'da Batum'daki Sheraton'a sahip. Ayrıca Bodrum Oasis alışveriş merkezinin ve Antalya'daki 5 yıldızlı tatil köyü olan Club Salima'ya sahipler. 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler