‘Taşeron işçileri için ayrımsız kadro istiyoruz’

Sağlık sektöründe çalışan taşeron işçiler, Ankara Numune Hastanesi önünde bir basın açıklaması yaparak 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yi (KHK) eleştirdi. Dev Turizm-İş üyesi işçiler, taşeron yasasının kapsamının yeniden gözden geçirilmesini ve kapsamının genişletilerek taşeronda çalışan bütün işçileri kapsamasını talep etti.

‘Taşeron işçileri için ayrımsız kadro istiyoruz’

SiyasiHaber - Ankara

Sağlık sektöründe çalışan taşeron işçiler bugün saat 15.00’te Ankara’da Numune Hastanesi önünde basın açıklaması yaparak taşeronda çalışan tüm işçilerin kadroya alınmasını talep etti.

Yemekhane işçisi Nusret Aldan’ın okuduğu basın açıklaması metninde, “Anayasa’ya, hukukun temel ilkelerine ve sosyal diyalog anlayışına aykırı olarak hazırlanan 696 sayılı KHK; taşeron işçilerin kadro sorununu çözmeyecek, yeni sorunlar, eşitsizlikler, adaletsizlikler ve haksızlıklar yaratacak niteliktedir. Son çıkartılan KHK ile düzenlemesi yapılan taşeron yasasının kapsamının yeniden gözden geçirilmesini ve kapsamının genişletilerek taşeronda çalışan bütün işçileri kapsamasını istiyoruz” dendi.

Açıklamada “Aynı işi farklı hastanelerde yapan taşeron işçilerinin yapılan ihalelerin şartnamelerine bağlı olarak bir kısmının kadroya geçmesi ve bir kısmının kadrodan faydalanamaması hem anayasaya aykırıdır hem de eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu eşitsizliğin biran evvel giderilmesini talep ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Taşeron işçilerin basın açıklaması metninin tamamı şöyle:

Bizler hastanelerde, yemekhanelerde, temizlik işlerinde, görüntüleme merkezlerinde ve diğer işlerde çalışan taşeron işçisi olarak hükümete bir çağrıda bulunmak istiyoruz.

Taşeron çalıştırma, özellikle 2000’li yıllardan itibaren kamuda ve özel sektörde hızlı bir artış gösterdi ve 900 bini kamuda olmak üzere 2,5 milyona ulaşan taşeron işçi sayısı bu sorunu kanayan bir yara haline getirdi. Ardından kamuda yıllardır kadro bekleyen 900 binden fazla taşeron işçiyi ve aileleriyle birlikte 4 milyon kişiyi doğrudan ilgilendiriyor.

Aynı zamanda büyük bir toplumsal beklentinin olduğu taşeron işçilere kadro konusu 24 Aralık 2017 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 696 sayılı torba Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile düzenlendi.

Anayasa’ya, hukukun temel ilkelerine ve sosyal diyalog anlayışına aykırı olarak hazırlanan 696 sayılı KHK; taşeron işçilerin kadro sorununu çözmeyecek, yeni sorunlar, eşitsizlikler, adaletsizlikler ve haksızlıklar yaratacak niteliktedir.

Son çıkartılan KHK ile düzenlemesi yapılan taşeron yasasının kapsamının yeniden gözden geçirilmesini ve kapsamının genişletilerek taşeronda çalışan bütün işçileri kapsamasını istiyoruz.

Aynı işi farklı hastanelerde yapan taşeron işçilerinin yapılan ihalelerin şartnamelerine bağlı olarak bir kısmının kadroya geçmesi ve bir kısmının kadrodan faydalanamaması hem anayasaya aykırıdır hem de eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu eşitsizliğin biran evvel giderilmesini talep ediyoruz.

Yapılan düzenlemede kadroya geçiş için “personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı” şartı aranıyor.

Bu şarta bağlı olarak, “yaklaşık maliyetin en az yüzde 70’inin işçilik maliyetinden oluşması” şartı gündeme geliyor.

İhale şartnameleri hazırlanırken yapılan bu hesaplamalar yasalara aykırı bir şekilde işçilerin aleyhine olacak şekilde yapılıyor.

Şartnamelerde yer alan hesaplamalara biz işçilerin yol ücretleri, yemek ücretleri ve diğer sosyal hakları dahil edilmeden yapılmaktadır.

Taşeron işçilerinin kadroya geçişi için yapılan bu düzenlemede aranan şartlar ve yapılan ihaleler hangi kapsamda olursa olsun bizlerin çalışma koşullarını ve bizlerin işçiliğini değiştirmiyor.

İster personel alımına dayalı ihale olsun isterse mal alımına dayalı ihale olsun sonuçta hizmeti veren biz işçiler taşeron sisteminde, ucuz işçi olarak, iş güvencesiz işçi olarak çalışmaktan kurtulamıyoruz.

Bizler özellikle hastanelerde çalışan taşeron işçisi arkadaşlarımız yaptığımız iş gereği insan sağlığını direk ilgilendiren işleri yapıyoruz.

Her ne koşulda olursa olsun sağlıkta taşeron olmaz diyoruz.

Hastanelerde çalışan işçilerde bilgi birikimi, deneyim ve tecrübe taşeronlaştırılarak sağlanamaz aksine iş güvencesi ile ve işin mahiyeti ne olursa olsun liyakat ile sağlanabilir.

Taşeron düzenlemesinden faydalanacak bütün taşeron işçilerinin kamuda çalışan işçiler ile aynı haklara ve aynı ücretler sahip olmasını istiyoruz.

“Sağlık Bakanlığı’ndaki kamu özel işbirliği kapsamındaki tesislere ilişkin hükümler” başlığı altında yazılanlar gösteriyor ki, öncelikle şu an açılmış olan dört şehir hastanesindeki (Adana, Mersin, Isparta ve Yozgat)  taşerondan kadroya geçecek olan işçi arkadaşlarımızı, sonra da başta Ankara olmak üzere üç yıl içerisinde tamamlanacak olan 18 şehir hastanesine geçecek hastanelerdeki taşeron işçisi arkadaşlarımızı karanlık bir gelecek bekliyor…

Yıllarca devlet hastanelerinde gece gündüz çalışan, kamu adına sağlık hizmeti üreten ve her türlü hakkı gasp edilerek mağdur edilen bu arkadaşlarımız, kamu işçisi olmaları halinde kendi hastanelerinde çalıştırılmayacaklar.

Yani bu düzenleme ile kapsanan işçilerin çok önemli bir bölümünün yer aldığı sağlık işkolundaki taşeron işçilerin çoğu için kadro bir belirsizlikten ibarettir.

Bu belirsizliklerin bir an önce ortadan kaldırılması ve kadroya alınan taşeron işçilerin kendi iş yerlerinde ve kendi iş kollarında çalışmasının garanti altına alınmasını istiyoruz.

Kadroya alınacak taşeron işçilerine sürgün dayatmasının önünü açacak düzenlemelerden vaz geçilmesini istiyoruz.

Hiçbir insan ihale ile çalıştırılamaz. İnsan emeğinin ihalesi olmaz. Taşeron işçilik köleliktir.

İNSAN İHALEYLE ÇALIŞTIRILMAZ,

SAĞLIKTA TAŞERON OLMAZ!

TAŞERON ÇALIŞTIRMA YASAKLANSIN!

TAŞERON İŞÇİLERİNE AYRIMSIZ KADRO VERİLSİN

MALZEME DEĞİL İŞÇİYİZ 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler