SYKP: 'Afet değil doğa cinayeti!'

SYKP İstanbul İl Örgütü, İstanbul'un sular altında kalmasına ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada, ''Bu yaşanan ne sel ne de doğal afettir. Esas doğal afet, AKP hükümeti ve onun yerel yöneticileridir. Yaşananlar; betonlaşmanın, rantiyeciliğin, yeşil alanların yok edilmesinin doğal bir sonucudur.'' ifadeleri kullanıldı.

SYKP: 'Afet değil doğa cinayeti!'

İstanbul’da gece saatlerinde başlayan ve sabah etkisini giderek artıran yağmur nedeniyle, şehrin birçok noktasını su bastı, trafik kilitlendi.

İstanbul'un sular altında kalması üzerine SYKP İstanbul İl Örgütü bir açıklama yaptı. Açıklamada, ''Bu yaşanan ne sel ne de doğal afettir. Esas doğal afet, AKP hükümeti ve onun yerel yöneticileridir. Yaşananlar; betonlaşmanın, rantiyeciliğin, yeşil alanların yok edilmesinin doğal bir sonucudur.  AKP hükümeti her şeyi odluğu gibi doğayı da felakete sürüklemektedir. Halkımız bu rantiyeci, şehircilikten anlamayan, gözü paradan başka bir şey görmeyen yönetime mahkum değildir! Yıllardır İstanbul’un yıkımına neden olanlar İstanbul halkına bunların hesabını verecektir. Mücadelemiz, kentimiz ve doğal varlıklarımızın özgürlüğü için devam edecektir.'' ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın Tam Metni: 

İstanbul’da dün geceden beri süren sağanak yağış kent hayatını felç etti. Araçlar yollarda mahsur kaldı. Toplu taşıma araçlarını su bastı, metro hattı sular altında kaldı, konutların alt katlarını sular bastı, işe gitmeye çalışan binlerce emekçi yollarda mahsur kaldı.

Yağışlar belediye ve hükümet tarafından sel olarak değerlendirildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ‘‘Can kaybı yok’’ diyerek meseleyi geçiştirmeyi tercih ederken, ‘‘öğleden sonra daha çok yağmur yağacak’’ diyerek, halka ‘‘başınızın çaresine bakın’’ dedi. Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan ise, ‘‘Yaşanan bir doğal afettir’’, İstanbul Valisi, ise neredeyse evden çıkmayın demeye vardırarak, ‘‘Özel araçla evden çıkmayın’’ dedi Valinin önerisi esaret! Yandaş yayın organları ise alay edercesine yayınlar yaptı.

İstanbul’a neler oluyor? Gizlenmeye çalışılan gerçekler nelerdir?

 İstanbul yıllardır beton bir şehir haline dönüşüyor. Ormanları, suları, kıyıları, havası yani tüm ekosistemleri parçalanıyor, yok ediliyor. Son 15 yıldır AKP iktidarı ile belediyesinin işbirliği bu durumu başka bir seviyeye sıçrattı. “Çılgın projeler” adı altında, 3. Köprü, 3. Havalimanı, Kanal İstanbul, finans merkezi, oto yollar gibi projeleri inşaat sermayesi, yandaş sermaye işbirliği ile kentimizin doğası tamamen yok oluyor.

İstanbul iki kıtaya yerleşmesi, Karadeniz ve Marmara Denizi’nde kıyılarının bulunması ile doğal bitki örtüsü, Trakya ve Karadeniz arasında bitki çeşitliliğiyle, biyolojik çeşitlilikle dünyada korunması gereken alanlar listesinde ve Türkiye’nin de koruma alanlarının içindedir. Kuzey Ormanları, Belgrad, Beykoz Ormanı, Aydos Ormanları bunca yıkımın ardından içler acısı durumdadır ve yıkım halen devam etmektedir. İstanbulda 7 önemli su havzası vardır ve bu projelerle yok edilmektedir. İstanbul meraları ve kent tarım alanları tamamen yok edilmiştir.

Ekosistemler birbirine bağlıdır. Ormanları yok ettiğinizde sadece ormanları yok etmiş olmazsınız, havanızı, suyunuzu denizlerinizi, canlıları ve cansızları da yok etmiş olursunuz. Ormanlarınız yok olduğunda birgün sellerle, diğer birgün kuraklıkla boğuşursunuz. Bu sistemin tahribi kentin bağlı olduğu diğer bölgelerin tarım alanlarını, sulak alanlarını da etkiler. Bu nedenle İBB Başkanı ve Bakan aklımızla alay etmektedir. Doğal alanlarımızı bilerek ve isteyerek, rant ve kar uğruna yok edip bu sonucu hazırlamışlardır ve bu kıyım devam ettiğinde çok daha kötü sonuçları olacaktır.

3. Köprü yukarıdan fotoğraflarında katledilen orman alanlarını bilgisayar programları ile yeşile boyayanlar, kalan son ormanlarımız üzerinde Aydos’u ranta açanlar, Beykoz Ormanlarını “yandaş” kurumlara peşkeş çekenler, Cici belediyecilik kisvesi ile, İstanbul’un her yerine yandaş şirketlerine minyonlarca dolar ödeyerek her sezon yeni çiçeklendirme yapanları tanıyoruz.

Bu yaşanan ne sel ne de doğal afettir. Yaşananlar; betonlaşmanın, rantiyeciliğin, yeşil alanların yok edilmesinin doğal sonucudur. Esas doğal afet, AKP hükümeti ve onun yerel yöneticileridir. AKP hükümeti her şeyi odluğu gibi doğayı da felakete götürmektedir.

Halkımız bu rantiyeci, şehircilikten anlamayan, gözü paradan başka bir şey görmeyen yönetime mahkum değildir!

Yıllardır İstanbul’un yıkımına neden olanlar İstanbul halkına bunların hesabını verecektir. Mücadelemiz, kentimiz ve doğal varlıklarımızın özgürlüğü için devam edecektir. 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler