Suruç'ta AKP'lilerin elinden canlı kurtulabilen Mehmet Şenyaşar: Bıçakladılar, kurşun sıktılar ölü taklidi yaptım

Urfa’nın Suruç ilçesinde AKP Urfa Milletvekili adayı İbrahim Halil Yıldız’ın ağabeyi ve yakınlarının silahlı saldırısında öldürülen ağabeyleri Celal ve Adil Şenyaşar ile babası Hacı Esvet Şenyaşar’ı kaybeden Mehmet Şenyaşar, saldırıyı anlattı.

Suruç'ta AKP'lilerin elinden canlı kurtulabilen Mehmet Şenyaşar: Bıçakladılar, kurşun sıktılar ölü taklidi yaptım

Suruç’ta iki ağabeyi ve babası öldürülen Mehmet Şenyaşar, sağ salim gittiği hastanede saldırıya uğradığını şu sözlerle anlattı: “Beni odaya alıp bayılana kadar dövdüler. Sedyede bıçakladılar. Polisle bulunduğumuz odaya biri girip bana ateş etti. Başka hastaneye götürmeye çalışırlarken ambulansın tekerleğini patlattılar.”

Urfa’nın Suruç ilçesinde AKP Urfa Milletvekili adayı İbrahim Halil Yıldız’ın ağabeyi ve yakınlarının silahlı saldırısında öldürülen ağabeyleri Celal ve Adil Şenyaşar ile babası Hacı Esvet Şenyaşar’ı kaybeden Mehmet Şenyaşar, saldırıyı anlattı.

Yaralı ağabeyi Fadıl Şenyaşar taburcu edilerek tutuklanırken, bir diğer abisi Ferit Şenyaşar ise hala yoğun bakımda. Kendisi de yaralanan ve hastaneden taburcu edildikten sonra gözaltına alınıp serbest bırakılan Mehmet Şenyaşar, saldırının gözünün önünden gitmediğini ve aklından hiç çıkmadığını belirtti. Şenyaşar, sadece kendi dükkânlarının kamera kayıtlarının incelenmesiyle bile ağabeylerinin kimler tarafından öldürüldüğünün ortaya çıkacağını söyledi.

Şenyaşar, Antep’te tedavi gördüğü hastanede yanına refakatçi olarak verilen polis memurunun kendisine “Senin kimsen yok mu? Niye kimse senin yanında kalmıyor” diye sorduğunu, kendisinin de “Benim kimsemi bırakmadılar ki” cevabı verdiğini söyledi.

“Celal ve Adil kanlar içinde”

Olayın çıkış anında dükkânda olmadığını olayı duyar duymaz dükkâna koştuğunu aktaran Şenyaşar, geldiği sıra polislerin dükkânlarının önünde olduğunu belirtti. Dükkâna girdiğinde Celal ve Adil ağabeylerinin kanlar içinde yerde yattığını anlatan Şenyaşar, şöyle devam etti: “Ne yapacağımı bilmiyordum. Şok olmuştum. Etraftakilere ‘Ambulans gelsin’ diye bağırıyordum. Ambulans geç geldi. Komşularımız bize yardım ediyordu. ‘Ambulans geç gelecekse biz arabalarla götürelim’ dediler. Sonra o sıra ambulans geldi. Abilerimi ambulansa bindirip devlet hastanesine (Suruç Devlet Hastanesi) gönderdik.”

“Bunları öldürün, bunlar vatan haini”

Ambulansın hastaneye gitmesiyle hastane bahçesinde silahlarla bekleyen milletvekili akrabalarının yaralı ağabeylerine tekrar saldırdığını aktaran Şenyaşar, kendisinin de hastaneye girer girmez saldırıya uğradığını ifade etti. Şenyaşar, “Ben içeride sağa sola doğru koşmaya başladım. Hastaneye geldiğimde vekilin bir akrabası şöyle bağırıyordu: ‘Bunları öldürün. Bunlar vatan hainidir’ diyordu. Sonra beni kollarımdan tutarak bir odaya kapattılar. Yere atıp kafama ayaklarıyla bastılar. Çok sert vuruyorlardı. Çok kötü darp ettiler. Sonra bayılmışım. Gözümü açtığımda bir sedyenin üzerinde yatıyordum. Sedyenin üzerindeyken bıçaklandığımı hissettim. Yanımdaki sedyede de Ferit abim kanlar içerisinde yatıyordu” dedi.

“Polislerin gözü önünde ateş ettiler”

Hastane çalışanlarının korkudan hiçbir şey yapamadıklarını söyleyen Şenyaşar, kendisini ve abisini güvenli bir odaya almaya çalıştıklarını söyledi. Ferit abisiyle beraber kaldığı odaya vekilin akrabalarının girmeye çalıştıklarını ifade eden Şenyaşar, “Polisler de içerideydi. Polisler de onlar vekilin yakını olduğu için korkuyorlardı. Bir şey söylemeye cesaret edemiyorlardı. Sonra vekilin bir akrabası kapıyı açarak içeriye girdi. Elindeki silahla bana bir tane sıktı. Ben ölü taklidi yaptım. Sonra yaralı Ferit abime de yumruklarla saldırdılar. Gözleri hiçbir şeyi görmüyordu” diye konuştu.

“Ambulans patlak tekerlekle emniyete kadar gitti”

Kendisinin bindirildiği ambulansa da saldırdıklarını anlatan Şenyaşar, şöyle konuştu: “Ambulans daha bahçedeydi, çıkacaktık ki silah sesi duyduk. Ambulansın tekerlerini patlattılar. Ön camını kırdılar. Ambulanstaki sağlık personeli de korkuyordu. Ben kendi içimden öleceğimi düşünüyordum. Sonra vali geldi galiba, çünkü personel telefonla birileriyle konuştu. Sonra bana dönüp ‘Vali burada olmasaydı biz buradan çıkamazdık’ dedi. Sonra ambulans tekeri patlak halde hareket etti. Ona birileri ‘Emniyete kadar böyle git’ dedi. Yanımıza bir polis ekibi verdiler. Onlarla beraber İlçe Emniyet Müdürlüğüne gittik.”

Emniyet ambulansı Antep’e korumasız gönderdi

Hasarlı ambulanstan indirilip sağlam bir ambulansa bindirildiklerini aktaran Şenyaşar, polislerin ambulans şoförüne “Yaralıyı Antep’e götür” dediğini, ambulans şoförünün ise “Böyle götüremem can güvenliğimiz yok” cevabını verdiğini anlattı. Ambulans şoförünün söylemlerine polislerin kulak asmadığını ve polis arabası olmadan tek başlarına Antep’e gittiklerini söyleyen Şenyaşar, “Hastaneye girecektik. Benim psikolojim artık öyle olmuştu ki korkudan burada da saldırabilirler diye düşünüyordum. Hastaneye getirildiğimde ne kadar ciddi yaralandığımın farkına vardım” diye kaydetti.

“Biz kendi halinde insanlarız”

Şenyaşar, ağabeylerinin Kalaşnikoflu saldırıya karşı kendilerini koruduklarını belirtti. Abilerinin saldırmadıklarını, vekilin korumaları ve yakınları tarafından maruz kaldıkları saldırıya karşı kendilerini korumaya çalıştıklarını vurgulayan Şenyaşar, adliyede savcıya da tanıklığını bir bir anlattığını ifade ederken sözlerini şöyle noktaladı: “Bizim zerre kadar suçumuz yoktur. Biz kendi halinde insanlarız. 25 yıllık esnafız. Bu yaşananların hiçbirini hak etmedik.”

(Sendikaorg)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler