Suruç Davası: Yakup nasıl istiyorsa öyle olsun!

Suruç Davası'nın 3'üncü duruşmasında 3'üncü kez değişen mahkeme heyeti, mağdurların tüm taleplerini reddederken, sanık Yakup Şahin’in isteği doğrultusunda ifadesinin SEGBİS yöntemiyle alınmasına karar verdi.

Suruç Davası: Yakup nasıl istiyorsa öyle olsun!

Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015 tarihinde DAİŞ’in canlı bomba saldırısı sonucu 33 gencin yaşamını yitirmesine ilişkin açılan davanın 3’üncü duruşması Urfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından T Tipi Cezaevi Kampüsü salonunda görüldü. Mahkeme Başkanı'nın 3'üncü kez değiştiği duruşmada, sanık Yakup Şahin ve tanıkların mahkeme huzurunda ifade vermesini talep ederken, savcı taleplerin reddini istedi. Müştekiler, sanık Şahin’in mahkemeye getirilmediği müddetçe ifade vermeyeceklerini söyledi. Yargılama sürecini bir oyuna benzeten müşteki Pınar Gayip, “Katilin devlet eliyle korunduğunu düşünüyorum” dedi.  

‘Savcı her talebin reddini istedi’

Ailelerin yargılamaya dair umutlarının gittikçe kaybettiğini ifade eden Avukat Can Tombul, “Daha adil bir yargılama için sanığın mahkemeye getirilmesini talep ediyoruz.  Bir önce ki duruşmada mahkemenin verdiği kararı mahkeme tekrar kendisi bozuyor” dedi. Bir önce ki duruşmada tanık Şengül Büyükçelebi'nin talimatla ifadesinin alınıp avukatlara tebliğ edilme kararı alındığını, ancak Büyükçelebi'nin ifadesinin alınıp avukatlara tebliğ edilmediğini vurgulayan avukatlar, bir diğer tanık Şeyhmus Sarı'nın ifadesinin ara mahkemede alınmasına itiraz ettiler. Avukatlar iki tanığın ve sanığın mahkeme huzuruna getirilip ifadesinin alınmasını talep etti. Savcı avukatların bu kararının da reddedilmesini istedi. 

Avukat: Vicdanım el vermiyor  

Mahkeme heyeti, SEGBİS ile tutuklu bulunduğu cezaevinden salona bağlanan sanık Yakup Şahin’e avukatların talebini sordu. Sanık Yakup Şahin, ifadesini cezaevinde vermek istediğini belirterek “Ben suçlu muyum ki beni yargılıyorsunuz” dedi. Sanık Yakup Şahin'in savunması için CMK ile yetkilendirilen Avukat Mehmet Toprak'a söz verilince, Toprak, böyle bir duruşmadan bilgisinin olmadığını ve böyle bir davada savunma yapmak istemediğini söyledi. Şahin’i savunmayı vicdanen kabul etmediğini belirten Toprak, “Duruşmaya yetki belgesiyle katıldım. Duruşmanın içeriği hakkında bilgim yoktu. Sanığı savunmak istemiyorum” diyerek mahkeme salonunu terk etti. Sanık İlhami Bali’nin Avukatı Hasan Korkmaz da, CMK ile atandığını savunma yapmak istemediğini vicdanının buna el vermediğini söyledi. 

Sanık avukatlarının konuşmalarından sonra kısa bir arada verildi. Mahkeme heyeti, sanık avukatları çekildiği için sanığın duruşmaya getirilmesine, duruşma sonunda karar vereceklerini söyledi. 

Sanık yoksa ifade de yok

Müştekilerin ifadeleri ile devam eden duruşmada, söz alan Şerif Akhamur, sanığın duruşmaya getirilmesi talebini yeniledi. Müşteki Sinem Kılıç, kendisinin duruşmaya 2 bin kilometre öteden geldiğini, ancak heyetin sanığı Ankara’dan duruşmaya getiremediğini hatırlattı. Adaleti aramak için duruşmada olduklarını dile getiren Kılıç, “Sanık gelene kadar burada olacağız. Biz hiçbir düş yarım kalmayacak dedik. Hala sözümüzün arkasındayız” dedi. Mahkeme heyetine, "Çocuklarımızı elimizden alan katiller neden burada değil" diye soran müşteki Fethi Aydın, sanık duruşmaya getirilene kadar bu davanın peşini bırakmayacaklarını tekrarladı. Müştekilerden Nimet Yurtgül ve Gökçe Çetin de, sanık duruşmaya getirilmeyene kadar ifade vermeyeceklerini ifade ettiler.  

‘Katil devlet eliyle korunuyor’ 

Patlamada babasını yitiren Yağmur Şeker, “17 yaşında beni babasız bırakan failler buraya getirilmeli” derken, katliamda yaralı kurtulan Koray Türkoğlu, yargılamada sanığın, tanığın ve mağdurun karıştığını ve iddia makamının tüm tavrının mağdurların aleyhinde olduğunu söyledi. Vekâlet verdiği avukatların tutuklu olduğunu dile getiren müşteki Deniz Esen de, sanık mahkemenin huzuruna getirildiği zaman ifade vereceğini kaydetti. Müşteki Erkan Keskin, “Avukatlarımız ve katliamdan sağ kurtulan arkadaşlarımızın tutukluğunu protesto ediyorum ve ifade vermiyorum” dedi. 3 duruşmadır bir oyunun sergilendiğini düşündüğünü aktaran müşteki Pınar Gayip ise, “Katil’in devlet eliyle korunduğunu düşünüyorum” diye belirtti.

Heyet taraflı mı?  

Duruşma avukatların savunmaları ile devam etti. İddianamede ismi olmaması nedeniyle katılma taleplerinin reddedildiğini aktaran Av. Senem Doğanoğlu, “İddianamede ismin olup olmaması insanların mağdur olup olmadığını belirlemez. Sadece iddianamenin ne kadar eksik olduğunu gösterir” dedi.  Av. Can Tombul, emniyette rehin tutulan mağdurlara ait eşyaların ailelere teslim edilmesini istedi. Av. Nuray Özdoğan, sanığın susma hakkını kullanabileceğini, ifade vermeyebileceğini, ancak nerede ifade vereceğine dair seçme hakkının olmadığını hatırlattı. Sanığın nerede ifade vereceğini mahkemenin belirleyeceğini kaydeden Özdoğan, sanığa böyle bir sorunun sorulmasının heyetin tarafsızlığı konusunda kendilerinde şüphe yarattığını vurguladı. Diyarbakır ve Antep baroları, ESP, BEKSAV, SGDF, 10 Ekim Barış ve Demokrasi Derneği' ile HDP, davaya müdahillik talebinde bulundu.

Konuşmalar ve taleplerden sonra duruşma savcısı mütalaasında, davaya müdahil olmak isteyen kurum ve şahısların reddini, sanığın SEGBİS’le, müşteki ve tanıkların ise talimatla dinlenmesini, suç unsuru oluşturmayan eşyaların ailelere teslimini talep etti.  

Taleplerin tamamı reddedildi  

İddia makamının taleplerinden sonra verilen kısa aradan sonra, mahkeme, sanıkların müdafileri istifa ettiğinden barodan müdafi atanmasına, heyet değişikliği nedeniyle adli emanetlerin tasnif edilmediğini, bu sebeple eşyaların iadesine daha sonra karar verilmesine, tanıkların ifadesinin talimat ile alınmasına, müşteki vekillerinin sanığın ve tanıkların huzurda bulundurulmasına dair taleplerin reddine, patlama esnasında Amara Kültür Merkezi'nde bulunan ancak fiziki şekilde yaralanmayanların ve kurumların müdahillik taleplerinin reddine, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına ve bir sonraki duruşmanın 8 Şubat 2018 tarihinde görülmesine karar verdi.

Mezopotamya Ajansı

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler