Türkiye’deki Suriyeli mülteciler için 7 maddelik acil eylem planı

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, ‘Suriyeli sığınmacılar için acil eylem planı talebi’ isimli bir açıklama yayınladı. Federasyonun açıkladığı acil eylem planında ise yedi madde sıralandı.

Türkiye’deki Suriyeli mülteciler için 7 maddelik acil eylem planı

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde Suriyeli Emani Arrahman’ın 10 aylık çocuğuyla birlikte öldürülmesi üzerine bir açıklama yayınladı.

‘Suriyeli sığınmacılar için acil eylem planı talebi’ isimli açıklamada, iktidara mülteciliğin temel bir insan hakkı olduğunu anımsatılıyor.

Federasyon, Türkiye’ye sığınmış Suriyelilere “mülteci statüsü” vermeye çağırıyor ve yapılan açıklama ile kadınları ve tüm duyarlı kesimleri Suriyeli mültecilerle dayanışmaya, ırkçı kampanyalara karşı omuz omuza mücadele etmeye davet ediyor.

Açıklamada, “Sığınmacı kadınlara, kız çocuklarına ve LGBTİ’lilere yönelik baskı ve şiddet ortamının önlenmesi için sürdürülebilir politikalar oluşturmak için geç kalınmıştır ve hemen harekete geçmezsek kuşaklar boyu sürecek bir zulüm ve utancın esiri olacağımız açıktır” deniliyor.

Kamplarda kadın, kız çocukları ve LGBTİ’lere taciz iddiaları 

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun açıkladığı acil eylem planında yer alan yedi madde ise şöyle:

1. Türkiye 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne koymuş olduğu coğrafi çekinceyi bir an önce kaldırmalı ve Türkiye’ye sığınmış Suriyelilere mülteci statüsü vermelidir. Bir kez daha tekrar etmek gerekirse, mültecilik temel bir insan hakkıdır.

2. Kadına yönelik ve aile içi şiddetin önlenmesi ve mücadele edilmesini öngören İstanbul Sözleşmesi, sığınmacı kadınları, kız çocuklarını ve LGBTİ’leri kapsayacak şekilde etkin olarak uygulanmalıdır.

3. Devletin sığınmacılarla ilgili, şeffaflıktan ve hesap verilebilirlikten uzak politikaları, sığınmacılarla ilgili hiçbir bilgi, veri ve belgenin devlet kurumlarınca paylaşılmıyor olması, konunun bilimsel olarak ele alınmasının önündeki en büyük engellerden biridir.

4. AFAD tarafından yönetilmekte olan kamuoyunda mülteci kampları olarak bilinen Barınma Merkezleri’nin, bir an evvel sivil toplum kuruluşlarının izlemesine (monitoring) açılmalıdır.

5. Bu kamplarda kadınlara, kız çocuklarına ve LGBTİ’lere yönelik taciz ve tecavüzlerin gerçekleştiği, kız çocuklarının erken yaşta evlenmeye zorlandığına ilişkin iddialar kamuoyuna yansımaktadır. AFAD ivedilikle söz konusu iddialara ilişkin açıklama yapmalı, hak ihlallerine karşı ne tür önlemler aldığını ve mevcut uygulamaları kamuoyu ile paylaşmalıdır.

6. Suriyeli sığınmacıların sağlık, eğitim, istihdam, sosyal koruma gibi insani her türlü sosyal hakka sahip olmalarının önündeki engelleri aşacak bütünlüklü politikalar bir an önce oluşturulmalı ve hayata geçirilmelidir. İktidarın tek taraflı ve günlük siyasi çıkarla oluşturduğu politikalar yerine toplumsal mutabakatla ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla soruna çözüm aranmalıdır.

7. Mültecilik hakkına erişen Suriyelilerin vatandaşlık elde etme koşulları muğlaklıktan arındırılmış, mevcut yasal çerçeveye uygun ve kamuoyunun bilgisi dahilinde belirlenmelidir. Vatandaşlık verilmesi planlanan Suriyelileri kalite testinden geçirilecek metalarmış gibi konumlandıran, sadece ekonomiye yapacakları olası katkı temelinde değerlendiren ve “niteliklerine” göre sınıflandıran göçmen karşıtı dil bir an evvel terk edilmelidir.

*Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun yaptığı açıklamanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Gazete Karınca

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler