Sultangazi Kent Savunması: Doğamızı, kentimizi, evimizi savunuyoruz!

Sultangazi ilçesinin Gazi Mahallesi bölgesinde çok sayıda evin yıkılmasına yol açacak Kuzey Marmara Otoyolu Projesinin çalışmalarına başlanması konusunu Sultangazi Kent Savunması’ndan Ruhi Kara ile görüştük. (Röportaj: SiyasiHaber)

Sultangazi Kent Savunması: Doğamızı, kentimizi, evimizi savunuyoruz!

Röportaj: Sedat Çınar

Kuzey Marmara Otoyolu Projesi (3. Köprü-Kınalı bağlantı yolu) kapsamında Sultangazi’nin Zübeyde Hanım Mahallesi’nde 60 dolaylarında gecekondunun yer aldığı ada 22 Ekim 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu’nun ilgili kararının resmi gazetede yer almasıyla ‘Acele Kamulaştırma’ya tabi tutuldu. Söz konusu ada içerisinde önceden belirlenmiş bir parselin etrafı paneller ile çevrilip kapatılmıştı. Epey zamandır herhangi bir hareketin olmadığı parsel içerisinde Şubat ayı başında bir çalışma başlamış durumda.

Sultangazi ilçesinin Gazi Mahallesi bölgesinde çok sayıda evin yıkılmasına yol açacak bu projenin çalışmalarına başlanması konusunu Sultangazi Kent Savunması’ndan Ruhi Kara ile görüştük.

Söz konusu çevrili alan epeydir sessiz iken bir çalışma başladı, bu çalışmanın anlamı tam olarak nedir?

Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında bağlantı yolu için planlanan tünel açma çalışmasıdır. Şu anki durumda çevrili alanda hafriyat alma ve sondaj çalışmasıyla bölge tünel açma seviyesine indirilmeye çalışılıyor. Söz konusu bölgede dinamitler ile tünel girişi de açılmaya başlanacak.

Bölge halkının başlayan bu çalışmaya tepkisi ne oldu?

Bölge halkı arasında çeşitli söylentiler yayılmış durumda. Bunlar arasında evlere karşılık bedel ödeneceği gibi net olmayan söylentiler de hakim durumda. Kimi bölge sakini ne olursa olsun evlerini terk etmeyeceğini belirtiyor. Söz konusu çalışmanın başladığı bölgede yer alan 60 dolayındaki gecekondudan yaklaşık 15-20’sinde oturanların durumu kabullenmiş olduğu görülüyor.

Bu çalışmanın başlaması bölgede yaşayanları nasıl etkiledi, zorla boşaltılan veya yıkılan ev var mı şu ana kadar?

Şu anlık yıkılan ve boşaltılan evler söz konusu değil. Bölgede ölçümler yapılmış durumda ve hangi evlerin yıkılacağı net bir durum değil.

Kamulaştırma kararının olduğu bölgede devletin, sizlerin de dikkatini çeken herhangi bir yıldırma politikası söz konusu mu?

En son hem kamulaştırma kararının çıktığı bölgede yaşayan hem de Gazi Mahallesi sakinlerinin bilgilendirileceği halk toplantısı polisin toplantı salonunu basmasıyla iptal olmuştu. Belirli sayıdaki hane sakini ile birlikte Avukat Can Atalay’ın da katılımı ile kamulaştırma kararının çıktığı bölgede toplantı yapılmıştı.

Bu durum haricinde son dönemde bölgede herhangi bir baskı politikası mevcut değil.

Başlayan bu çalışma ile birlikte Sultangazi Kent Savunması olarak bundan sonraki etapta neler yapmayı planlıyorsunuz?

Daha öncesinden ilgili tüm resmi mercilere başvurulmuş ama hepsinden ağız birliği edilmişçesine cevapsız bir şekilde dönmüştük. Mahkeme de bizlerden savunma ve proje ile ilgili bilgi istiyor. Sultangazi ilçesinde kamulaştırma kararının çıktığı yerler haricinde Gaziosmanpaşa’nın Karayolları Mahallesi ve Sarıyer Garipçe Köyü ’ne de gidilecek, son durumlar kontrol edilecek. Mahkemeye başvurularak bölgeler ile ilgili herhangi bir bedel davası var mı, kontrol edilecek.

Sultangazi Kent Savunması belirli periyodlar ile toplantılarına devam edecek. Edinilecek bilgileri ve yapılması planlanan çalışmaları bölge halkı ile paylaşacak. Bizler çalışmalara hem bireysel hem de toplumsal destek istiyoruz. Zira bu durum yaşadığımız yerlerin yapısını değiştirecek, bizleri olumsuz etkileyecek bir düzeydedir.

Yapacağımız çalışmaların neticesinde net bilgilere kavuşulmasıyla büyük bir halk toplantısı tertip edilebilir.

Bunun haricinde Gazi Mahallesi’ne ilişkin metro projesi gibi birden çok projenin olduğuna dair duyumlar aldık ama bunlar henüz net bilgiler değil. İşin özünde şu anki kamulaştırma uygulamasına net bir direnç gösterilmezse, duyum olarak görünen bu diğer projeler de hayata geçebilir ve tüm özgünlüğümüz, hayatımız değişebilir. Bu direnç durumu oluşturulduğu vakit sadece projeleri iptal ettirmekle kalmayıp insanlara yaşadığı yerleri sonuna kadar savunmasında destek olmalı, tapu haklarının sağlanması mücadelesini de aşılamalıyız. Yoksa projelerin iptali ile bir yenisinin başlamayacağının garantisi yoktur.

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler