SYKP: 1 Mayıs’ı ‘Hayır’larımızla taçlandıralım!

SYKP MYK, 1 Mayıs'a ilişkin bir açıklama yayınladı. Referandumun fiilen devam ettiği belirtilen açıklamada, 1 Mayıs’ın devam eden referandum mücadelesinin yeni bir eşiği olduğu vurgulandı. “Öyleyse, haydi, “Hayır”ı süreklileştirmeye; haydi “Hayır”ı yeni ve güçlü bir işçi/emekçi rengiyle bezemeye; haydi hukuk tanımazlığa dur demeye” denildi.

SYKP: 1 Mayıs’ı ‘Hayır’larımızla taçlandıralım!

 

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) 1 Mayıs’a ilişkin bir açıklama yayınladı. Şaibeli, hileli ve gayrimeşru 16 Nisan referandumunun geride kalmadığının altı çizilen açıklamada ‘Hayır’ı 1 Mayıs’a taşıma çağrısı yapıldı.

Açıklamada, 2017 1 Mayıs’ında işçi hareketinin ve sendikal hareketin ‘Türk tipi’ bir faşizme geçit vermek veya vermemek gibi zorlu bir sınavla karşı karşıya kaldığı belirtilirken, bu kritik eşikte takınılacak tavrın işçi hareketinin varoluşu, bağımsızlığı, bir taraf ve özne olup olamayacağını belirleyeceği ifade edildi.

Sermayenin ve patronların Erdoğan’ın saltanatına hazır olduğu, onunla çeşitli uzlaşma arayışına girdiği belirtilen açıklamada, Erdoğan’ın sermayeye şirket gibi işleyen, emeğin mutlak bir güvencesizlik içinde olduğu ve tümüyle örgütsüzleştirildiği, bütün bağımsız örgütlerinin ezildiği, tepeden tırnağa keyfi ve başına buyruk bir rejim teklif ettiğinin altı çizildi.

SYKP MYK tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

Aslında “Hayır” kazandı, bu nedenle de defter kapanmadı. Referandum fiilen devam ediyor. 1 Mayıs devam eden referandum mücadelesinin yeni bir eşiği olarak önümüzde… 

Önümüz 1 Mayıs. Görünüşe ve takvime göre 16 Nisan geride kaldı. Ama çoğu kez olduğu gibi görünüş aldatıcı. Gerçekte neresinden bakılırsa bakılsın; şaibeli, buram buram hile kokan ve gayrimeşruluğu tartışma götürmez 16 Nisan oylaması ve bunun dişe diş mücadelesi bitmedi.  Aslında “Hayır” kazandı, bu nedenle de defter kapanmadı. Referandum fiilen devam ediyor. 1 Mayıs devam eden referandum mücadelesinin yeni bir eşiği olarak önümüzde… 

Haydi,  Hayır”ı 1 Mayıs’a taşımaya… 

Haydi, “Hayır”ı tescil etmeye; şaibeli ve hileli “Evet”i mahkum etmeye…

İşçi hareketi ve sendikal hareket, 2017 1 Mayıs’ında zorlu bir sınavla yüz yüze.  Ülkemizi en az yüz yıl geriye götürecek olan bir saltanat rejimine, “Türk tipi” bir faşizme geçit vermek veya vermemek…  İşçi hareketinin varoluşu, bağımsızlığı, bir taraf ve özne olup olmayacağı tamamen bu kritik eşikte takınacağı tavra bağlı. Hayat işçi hareketini referandum defterini kapatmamaya ve bu 1 Mayıs’ı “Hayır”ı süreklileştirmenin yeni bir eşiğine dönüştürmeye davet ediyor.

Haydi, 1 Mayıs’la yeni, yenilenmiş ve emekçi talepleri ile yüklü bir “Hayır” çıkışına…

TÜSİD’ından MÜSİAD’INA, Koç’undan Sabancı’sına, Şahenk’inden bir zamanlar tapelere yansıdığı gibi millete en galiz küfürleri savuran Cengiz’ine, Ülker’inden yüksek hayır oyu çıktı diye Saray’a yaranmak için Karşıyaka’nın sponsorluğunu bırakmaktan dem vuran Pınar’ın patronuna kadar, sermaye Erdoğan’ın saltanat rejime teşne. Yahut onunla çeşitli uzlaşılar arayışında.  Zira Erdoğan onlara bir şirket gibi işleyen, karın kartopu gibi büyümesi önünde hiçbir engel tanımayan, emeğin mutlak bir güvencesizlik içinde olduğu ve zerrelerine kadar örgütsüzleştirildiği, bütün bağımsız örgütlerinin ezildiği bir rejim, tepeden tırnağa keyfi ve başına buyruk bir rejim teklif etmektedir.

O halde, haydi, “Hayır”ı 1 Mayıs’a taşımaya ve sermaye/Erdoğan ittifakını sarsmaya…

Erdoğan ve sermaye gözlerini işçi hareketinin son kazanımlarına ve savunma hatlarına dikmiş durumdadır: Hala şu veya bu ölçüde var olan bütün güvence biçimlerinin ortadan kaldırılması… Kıdem tazminatının Varlık Fonu’na devri…  Kamuda tam, biatçı ve ideolojik bir kadrolaşmayı son haddine vardıracak ardışık kitlesel tasfiyeler… Toplu sözleşme düzeninin var olduğu kadarıyla ortadan kaldırılması… Sendikaların bir parti devletinin işçi kollarına ve uzantılarına dönüştürülmesi… Neo-liberal taarruzun aklın hayalin alamayacağı en vahşi biçimlere büründürülmesi… İşçi hareketi, bu deli gömleği dayatmasını püskürtmek zorunda.  Ülkenin kaderi ile işçi hareketinin kaderi arasında neredeyse tam bir örtüşme var. Öyleyse, haydi, “Hayır”ı süreklileştirmeye; haydi “Hayır”ı yeni ve güçlü bir işçi/emekçi rengiyle bezemeye; haydi hukuk tanımazlığa dur demeye...

1 Mayıs’ta yankılanacak acil ve yakıcı taleplerimiz nettir:

-Şaibeli 16 Nisan referandumu derhal iptal edilmelidir

-OHAL kaldırılmalı, bütün kanun hükmünde kararnameler geri alınmalı; darbeyle her hangi bir ilintisi bulunmadığı halde açığa alınan veya ihraç edilen herkes görevine iade edilmelidir.

-Yeni, demokratik, halkların egemenliği esasına dayalı, tüm toplumsal muhalefet dinamiklerinin ve işçi hareketinin taleplerinin yansıdığı yeni bir anayasa yapım sürecinin ortamı bütün yönleriyle hazırlanmalı; fiili duruma ve keyfiliğe yasal kılıf uydurma girişimleri derhal son bulmalıdır.

-Kadınlara ve lgbti’lere yönelik özel ve kamusal alandaki her türlü cinsiyetçi ve homofobik uygulamalara son verilmelidir.

-Derhal yeni bir çatışmasızlık ortamına dönülmeli, bir barış ve müzakere sürecinin yolu açılmalıdır.

Bu acil ve yakıcı taleplerin gerçekleşmesi ülkemize dayatılan saltanat rejimini ve faşist diktayı püskürtmekten geçiyor.

Öyleyse haydi, bu 1 Mayıs’ı da “hayır”la taçlandırmaya…

 

 

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler