Silopi'de iki kardeşi panzerle ezerek öldüren polis ilk duruşmada serbest bırakıldı!

Şırnak'ın Silopi ilçesinde panzerle çarptığı evin duvarını yıkarak yataklarında uyuyan 7 yaşındaki Muhammed ile kardeşi 6 yaşındaki Furkan Yıldırım'ın ölümüne neden olan polis, ilk duruşmada tahliye edildi.

Silopi'de iki kardeşi panzerle ezerek öldüren polis ilk duruşmada serbest bırakıldı!

Silopi'de evlerinde uykudayken polis panzerinin ölümlerine sebebiyet verdiği Furkan ve Muhammet kardeşlerin davası başladı. Bugün Cizre 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan davanın ilk duruşmasına tutuklu polis memuru Ömer Yeğit, HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, Şırnak Barosu'na bağlı avukatlar, Furkan ve Muhammet kardeşlerin yakınları katıldı. 

'Kurssuz ve seltifikasızdım'

Tutuklu polis memuru Ömer Yeğit verdiği ifadede zırhlı polis aracının kullanması için kurs almadığını ve sertifikası olmadığını belirterek şunları söyledi “Herhangi  bir kusurum yoktur. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün zırhlı taşıtlara ilişkin genelgesi tarafıma bildirilmemiştir. Kurssuz ve sertifıkasız olmam hiçe sayılarak panzer tipi zırhlı araçlarda çalıştırıldığımı yetkili birimlerime bildirilmesini talep ediyorum”dedi. 

'Kurs almam gerektiği tarafıma bildirilmedi'

Mahkeme başkanı Yeğit'e, "Kurs alman için adın listeye yazıldı tarafına bildrilmedi mi?" diye sordu. Yeğit bu soruya, "Hayır tarafıma bildirilmedi" yanıtını verdi. Mahkeme başkanının: “Araç kaymaya başladığında ilk olarak ne yaptın?”  Sorusuna Yeğit “Ayağım frendeydi. Direksiyonu çevirmeye başladım araç kaymaya başlamıştı. Ayağımı frenden çekip tekrar pompalama işlemi yaptım. Aracın farlarının kapalı olduğunu gördüm. Farlar yanmaya başladı. Bunun için start düğmesine bastım. Fakat araç kaymaya devam ederken aracı park konumuna getirmeye çalıştım”dedi.

Diğer sanık Murat Maden "Ben Ömer Yeğit'ten sorumluyum ancak benden sorumlu emniyet müdürü Selçuk Erdoğan sorumludur. İlçe emniyet müdürü yardımcıma sözlü emir verdi. 3 polis şahittir" dedi.

'Baba: Sorumlulardan şikayetçiyim'

Evin İki oda bir salonu olduğunu kaydeden baba Mesut Yıldırım, "Çocuklar ve amcaları odada yatıyordu. Eşimin sesi ile irkildim. Molozlardan dolayı ne biz ne de gelen komşular kapıyı açamadı. Aracın farları yanıyordu. Ancak motorun çalışıp çalışmadığını hatırlamıyorum. Birkaç dakika içinde araç götürüldü. Çocukları kendi imkanımız ile hastaneye kaldırdık. Olayın sorumlularından şikayetçiyim" dedi.

Sanık avukatı ise “Polis Ömer Yeğit şerefli bir Türk polisidir” diyerek olayın teknik arızadan kaynaklandığını öne sürdü. Avukat Yeğit'in tahliyesini talep etti. Diğer sanık polis Murat Maden'in de suçsuz olduğunu kaydeden avukat Maden'in 6 günlük büro amiri olduğunu o yüzden sorumlu olamayacağını dile getirdi.

'Şerefli tür polisi olmak tahliye nedeni değil' 

Sanıkların avukatından sonra konuşan Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, olay yeri krokisinin yanlış hazırlandığını belirterek “Polisin sokakta geri gitmesine gerektirecek bir durum olmadığını kaydetti. Elçi, sanık avukatın "Şerefli Türk polisi olduğu için tahliye edilmeli" konuşmasına tepki gösterdi. 

'Diğer sanık da tutuklanıp diğer yetkililer de ifadeye çağırılmalı' 

11 ton olan zırhlı aracın 7 ton eklenmesine kimin karar verdiğinin tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Özmen, suçun ceza miktarının tahliyeye uygun olmadığını kaydetti. Mevcut 2 polis dışında diğer yetkilerin de dosyaya dahil edilmesini gerektiğini kaydeden Özmen, savcının tahliye talebinin doğru olmadığını belirti. Özmen diğer sanığında tutuklanmasını talep etti.

'Dirensiyondan parmak izi silinmiş'

Avukat Rojhat Dilsiz iddianamenin eksik hazırlandığını belirterek, "Olay yeri inceleme gelmeden araç emniyet müdürü talimatı ile kaldırılması delillerin ortadan kaldırılması demektir. Aracın çekildiği TOKİ konutlarının önünde yapılan incelemede direksiyon üzerinde parmak izi bulunmamış. Bu da delileri karartmaya yöneliktir. Silopi Emniyet Müdürlüğü sorulan soruları manipüle etmiştir. Belge gerekliliği ifade edilmemiştir. Hazırlanan 4 rapor ayrıntılar vardır. Raporda, ‘Eğitim alsaydı bu kaza engellenebilinirdi’ deniliyor. Ve aynı raporda amirlerin de sorumlu olduğu belirtildi. Silopi Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılıp hala belgesiz araç kullanan polislerin olup olmadığını öğrenilmesi gerekir” dedi.

Diğer avukatlarda aracı olay yerinden çeken Hilmi Torun ve Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan'ın da sanık olarak dinlenmesini istedi. 

Avukatlar kazadan hemen sonra merkeze bilgi veren polisin telsizde çoğul kullandığını ve merkezinde kaza yapan polisin yanında başka polisinde olduğu yönünde çoğul eki kullandığına dikkat çekti. 

Mahkeme yapılan savunmalar sonrasında tutuklu polis memuru Ömer Yeğit’in tahliyesine karar verdi.

Tahliye kararının ardından Şırnak Barosu, Diyarbakır Barosu ve Yıldırım kardeşlerin babası Mesut Yıldırım ve anne Nesime Yıldırım Şırnak Barosu'nda bir açıklama yaptı. 

'Bu tür suçlar cezasızlıkla sonuçlanmamalı' 

Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, bu tür suçların cezasızlıkla sonuçlanmaması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Dava sonrasında tek tutuklu sanık tahliye edildi. Daha keşif yapılamamış, deliller toplanmamış.  Bu sebeple tahliye kararının yerinde bir karar olmadığını düşünüyoruz. Bu davayı da sonuna kadar adil bir yargılamanın  yapılması için takip edeceğiz. Çünkü bunun üzerinde hassas bir şekilde durmak lazım. Panzer sürücüsünün herhangi bir sertifika almadığı görülmektedir. Bölgede bu şekilde hayatlarını kaybeden epey çocuk  var. Bu yüzden daha çok hassasiyet gösterilmesi için bu tür davaların cezasızlıkla sonuçlanmaması gerekiyor." 

'Bu olay başka bir yerde yaşanmaz...'

Elçi'nin ardından konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen ise, bugün çok acı bir olayın duruşmasına katıldıklarını belirterek "Bu duruşmada bulunmak çok zordu. Anne ve babanın onsuz acılarıyla karşı karşıya geldik. Türkiye'deki yargının en büyük problemlerinden biri cezasızlık. Bu örneği mahkeme heyetine tüm uyarılarımızla 
defalarca dile getirdik. Bu bir trafik kazası olarak nitelendirilmez. İnsanların çocuklarını en güvenli bir şekilde tuttukları yer evleridir. Bu aracı kullanmaya ehil bir kimse yok. Araç 11 tonluk iken 18 ton oldu. Biri bu aracı görevlendirilmiş durumda. Bu araçları kullanmaya ehil 2 kişinin Cizre de olduğu birinin de araçların başına geçirilmesi çok acı. Biz çocuklarımızın ölmemesi için tüm bölge baroları ve hukukçular olarak mücadelemize devam edeceğiz. Cizre'de de , Silopi'de de çocuk ölümlerinin sıklıkla yaşanması bir tesadüf değil. Bunu herkes bilmeli. Silopi'de bir panzer bir eve girip 2 çocuğu öldürebiliyor. Bu olay Samsun'da,  Denizli'de yaşanmaz."

Baba Yıldırım: Tahliye beklemiyorduk

Muhammet ve Furkan kardeşlerin babası Mesut Yıldırım, davanın ilk duruşmasında tahliye beklemedilerini belirterek: "Bir an önce suçluların cezalandırılmasını istiyoruz. Bundan az da olsa bir ümidimiz vardı" dedi.

Yıldırım kardeşlerin annesi Nesime Yıldırım ise, "Bu karara ilişkin ne söyleyebilirim ki" dedi. 

(EVRENSEL)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler