Savcı, Selahattin Demirtaş'ın tutukluğunun devamını istedi

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu davanın ilk duruşması görülmeye başlandı. Savcılık tutukluluk halinin devamını istedi

Savcı, Selahattin Demirtaş'ın tutukluğunun devamını istedi

Selahattin Demirtaş'ın duruşması, uluslararası katılımcıların, gözlemcilerin, milletvekillerinin güvenlik gerekçesiyle salona alınmamaları kararıyla başladı.

Demirtaş’ın duruşmasını takip etmek üzere çok sayıda yabancı heyet de yine Sincan Cezaevi Kampüsü önüne geldi. Gelen heyetler arasında Birleşik Krallık Lordlar Kamarası, İngiltere İşçi Partisi, Fransa Sol Parti, Fransa Kominist Partisi, İtalyan İlericiler ve Demokratlar Hareketi, İsveç Sosyal Demokrat Parti, Norveç Kızıl Parti, Norveç Sosyal Demokrat Partisi, Yunanistan SRİZA, İngiltere’den İnsan Hakları aktivisti ve avkutlar, Alman Sosyal Demokrat Partisi, Avrupa Parlamentosu Sol Grubu, İrlanda Sinn Fein, İngiltere İşçi Partisi, Britanya Genel Sendikası, Danimarka Kırmızı-Yeşil Birlik Grubu ile Danimarka Liberal Parti üyeleri yer aldı.

Duruşmayı takip etmek üzere gelen yabancı heyetlerin kapı önündeki bekleyişi sürerken, heyetlerin de duruşmaya katılmalarına izin verilmeyeceği öğrenildi.

Yargılamaya başlanması öncesinde ise muhalif basın mensuplarına yönelik engelleme yapıldı. Duruşma salonuna girmek isteyen gazetecilere, duruşmayı takip edebilmeleri için polislerce Sarı Basın Kartı soruldu. Sarı Basın Kartı sahibi olmayan gazetecilerin duruşma salonuna girişleri engellendi.

Duruşmayı takip etmek isteyen MA Muhabirine ise, “Mezopotamya Ajansı kesinlikle girmeyecek, emir var” denilerek, salon önünden uzaklaştırılmak istendi..

Selahattin Demirtaş duruşmasını izlemek isteyen gazetecilerin bilgisayar ve telefonla içeri girmesine izin verilmedi.

Duruşma salonuna getirilmeyen Demirtaş SEGBİS ile bağlanmayı kabul etmeyerek duruşmaya katılmadı. Demirtaş bizzat duruşmaya katılmak için Edirne Cezaevi'nden dilekçe gönderdi. Ayrıca Demirtaş, SEGBİS uygulamasına ilişkin yasanın iptali için mahkemenin AYM'ye başvurmasını ve bu nedenle yargılamada durma kararı verilmesini istedi.

Savcı, 31 fezlelekeden yargılanan Demirtaş'ın tutukluluk halinin devamını istedi

Dışarıda bekleyen yurttaşlarla söyleşi yapıldığını gören polis, Ankara Valiliği'nin basın açıklamasını yasakladığını ve müdahale edeceği yönünde uyarıyor.

Demirtaş’ı bugün duruşmada savunmak için ise bin 250 avukat, mahkemeye yetki belgesi sundu.

Avukatlar savunma yaptı     

Davada avukatlar savunma yaptı. Cumhuriyet'in haberine göre avukatların savunmaları şöyle:

Av Karaman: Demirtaş, daha öncelerde de olduğu gibi SEGBİS sistemi üzerinden duruşmaya katılmayacağını belirtmiştir. Olağan dışı bu yargılama usulü kabul edilemez. Yargılama tarihinde bir ilk olduğu düşüncesiyle belirtiyorum. Sn. Demirtaş birkaç gün öncesine kadar hangi mahkemede yargılanacağını dahi bilmiyordu. Haziran ayından bu yana usulen dahi tutukluluk incelemesi yapılmamıştır.

Demirtaş'ın savunmanlığını üstlenmek adına duruşma salonunda hazır bulunan avukatlara, hakim "Herkesin konuşmak istemesi durumunda avukat kısıtlaması getireceği" uyarısında bulundu.

Av. Ercan Kanar: Eğmeden, bükmeden gerçekleri ortaya koymalıyız. Siyasi öç alma saikiyle süreç yürütülmüştür. İnsanlık yüzlerce yıllık mücadele sonucu hukuki bağışıklıkları teminat altına almıştır. Basite almamak gerekir. Eğer bir soruşturmaya siyasi faktörler dahil olmuşsa o bir zehirdir. Hukuk devleti ilkesinin tarafsızlık ve nesnelliği ortadan kalkmıştır. Siyasi direktiflerle hesaplaşma yolu olarak yargı seçilirse meşruiyet ortadan kalkar. Yargının tavrı devletten, ideolojiden bağımsız olmalıdır. Biz siyasi hesaplaşmalardan uzak, iktidarın kılıcı olunmayacak kararlar vermenizi istiyoruz. Mahkemenizden cesur bir kararla düşme kararı verilmesini talep ediyoruz. Siyasal hesaplaşmaların coğrafyası halk platformlarıdır, ceza mahkemeleri değildir. Bu yaşananlar düşman savaş hukuku uygulamasıdır.

Av. Yıldız İmrek: Müvekkilimizle ilgili fezlekelerin tamamı siyasal anlamdaki düşünce açıklaması, basın açıklamaları niteliğinde beyanlardır.Venedik komisyonu 1999 yılındaki değerlendirmesinde yasama sorumsuzluğunun serbest seçim ilkesinin,halkın egemenlik hakkının korunmasın olduğunu, azınlıkta kalan milletvekillerinin korunması ve demokratik çoğunluğun desteklenmesi olarak nitelendiriyor.

Kaynak: MA Haber

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler