SAMER raporu: ‘İhraç edilenler sendikalı, iş bulamıyorlar, kadınlar eve kapatılmak isteniyor’

SAMER, OHAL kapsamında yayımlanan KHK’ler ile gerçekleştirilen ihraçlar ve kurum kapatmalarının Kürt kentleri üzerindeki etkisine dair hazırladığı raporu açıkladı. Bugüne dek bölgede 16 bin 413 kişinin kamudan ihraç edildiğinin belirtildiği raporda, ihraç ve kapatmaların toplumsal, ekonomik ve psikolojik sorunlara yol açtığına dikkat çekiliyor.

SAMER raporu: ‘İhraç edilenler sendikalı, iş bulamıyorlar, kadınlar eve kapatılmak isteniyor’

Sosyal ve Siyasal Araştırma Merkezi (SAMER), Olağanüstü Hal (OHAL) sonrası yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kapatılan kurum ve ihraçlara ilişkin hazırladığı bir yıllık raporu açıkladı.

Gazete Karınca’da yer alan habere göre, “İhraçlar ve İhraçla Yaşama Deneyimleri: Diyarbakır Örneği” başlıklı raporda bugüne kadar 28 tane KHK’nin yayımlandığı, bunlar ile toplam 142 bin 648 kişinin kamudan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edildiği, toplam 1500 derneğin kapatıldığı bunlardan 175’inin sonrasında geri açıldığı belirtildi.

Ayrıca beş haber ajansı, 16 televizyon, 24 radyo, 62 gazete, 19 dergi ve 29 yayınevinin faaliyetlerine de ilgili KHK’ler ile son verildiği ve toplam 2614 kurumun kapatıldığı kaydedildi.

Bölgede 16 bin 413 kişi ihraç edildi

SAMER raporunda KHK uygulamalarından etkilenen bölgelerin başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun geldiği ifade edilirken, şu veriler aktarıldı:

Toplamda 16 bin 413 kişi kamudan ihraç edilmiş, 463 dernek, 11 sağlık kurumu, 139 okul, 26 öğrenci yurdu, 27 vakıf, 20 gazete, 2 üniversite, 3 TV kanalı, 1 Radyo kanalı, 3 haber ajansı kapatılmıştır.

Bununla birlikte farklı KHK’lerle ihraç edilen kamu personellerinin 269’u iade edilmiş olup; kapatılan okulların 12’si, derneklerin 49’u, vakıfların 4’ü ve gazetelerin 7’si yeniden faaliyete girmiştir.

İhraç edilenlerin ortak özelliği: Hepsi sendika üyesi

Raporda, çalışma kapsamında yapılan görüşmelerin sonucunda, katılımcılardan elde edilen verilere göre ortaya çıkan ortak özellikler şöyle sıralanmış:

  • Hepsi çalışma dallarıyla ilişkili birer sendikaya üyeler
  • Niçin ihraç edildiklerini bilmiyorlar, ihraç sonrasında herhangi bir sebep bildirimi ve tebligat almamışlar
  • İhraçların sebebi olarak muhalif duruşlarını görmekteler ve sendikal örgütlülüklerinin hedef alındığını düşünmekteler
  • İhraçları hak gaspı olarak tanımlamaktalar
  • İhraç sonrası hukuki mücadelelerini sendika çatısı altında sürdürmekteler
  • İhraç sonrası sosyo-ekonomik problemler yaşadıklarını ifade etmekteler
  • İhraçla mağduriyetin salt kendilerini değil bakmakla yükümlü olduklarını kişileri de kapsadığını belirtmekteler

Kadınlar eve kapatılıyor, geleneksel rollere zorlanıyor

SAMER raporunda dikkat çekilen noktalardan biri ise ihraçların kadınlar üzerindeki etkisi.

Raporda, ihraç edilen kadınların ekonomik özgürlüklerini yitirmelerine neden olan ihraçlarla ‘eve kapatılma, geleneksel rollere dönme sorunuyla yüz yüze kaldıklarını beyan ettikleri’ belirtiliyor.

Örneğin, konuyla ilgili mülakat yapılan kadınlardan 45 yaşında, evli ve 3 çocuk annesi S.Z.’nin, 17 yıllık belediye personeli iken 692 sayılı KHK ile ihraç edildiği kaydediliyor ve onun şu sözlerine yer veriliyor: “Ekonomik özgürlüğümüz elimizdeyken, birden eşlerimize, erkeğe bağımlı olduk bu çok zor geliyor bana”.

Raporda, “İhracın ilk etkisi; nispeten yaşadığı ekonomik özgürlüğü elinden alınan kadını eve dönmeye mecbur bırakmasıdır. Kadınların büyük kısmı; erkeğe bağımlı bir yaşama ve çalışırken sahip olabildiği sosyal yaşam aktivitelerinden uzaklaşmaya zorlandığını düşünmektedir” deniliyor.

İhraç olanlar iş bulamıyor ya da kuramıyor

Yine raporda ağırlıklı bir kesimin yaşamını idame ettirecek yeni bir iş kurma girişimi için herhangi bir sermayelerinin olmadığı bilgisi yer alıyor.

40 görüşmeciden 12’sinin yeni bir iş bulabildiği ya da kurabildiği, ancak bunların sadece 4’ünün kendi alanlarında iş yapabildiği belirtiliyor.

Ayrıca, iş kuracak sermayeye veya iş bulma olanağına kadınların erkeklere nazaran çok daha sınırlı erişme şansına sahip oldukları gözlemi de raporda aktarılıyor.

Kurumlarına geri dönmek istiyorlar

Raporda son olarak, açıklanan ilk KHK’den sonra yayımlanan tüm KHK’lerde çoğu kamu personelinin açıklanan listeleri ‘ciddi bir kaygı ile beklediği’, ihraç edilmeyenlerin de ‘bir sonraki KHK ne zaman yayımlanacak’ diye bir tedirginlik yaşadığı ifade ediliyor.

Henüz ihraç edilmemiş çoğu kamu personelinin “kendi sırasını beklediğinin” kaydedildiği raporda, görüşmecilerin ihraçların “hizaya çekme sopası olarak kullanıldığını” ifade ettikleri, yine ihraçların “açlıkla terbiye etme yöntemi olarak kullanıldığına” inandıklarını belirttikleri aktarılıyor.

Raporda, “İhraç edildiğiniz kuruma dönmek ister misiniz ya da dönme amacınız var mı?” sorusuna görüşmecilerin büyük çoğunluğunun olumlu yanıt verdiği de belirtiliyor:

Sahip oldukları mesleklerini elde edebilmek için yıllarca çaba harcayıp mücadele ettiklerini ve kendi kazanımları olan haklarının gasp edildiğini düşünüyorlar. Bu noktada yıllarca emek vererek elde ettikleri mesleklerine geri dönmeyi isterken, araya uzun süre girmesi halinde yaptıkları meslekle aralarında oluşan bağın bir daha yakalanamamasından kaygı duyduklarını ifade ediyorlar.

Raporun tamamına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler