Sabahın bir sahibi var: Sosyalist ozan Ruhi Su, 32 yıl önce aramızdan ayrıldı!

32 yıl önce, 12 Eylül cuntasının lideri Kenan Evren ile dönemin başbakanı Turgut Özal'ın engellemeleri yüzünden yurtdışında tedavi olamayan sosyalist halk ozanı Ruhi Su 20 Eylül 1985’te yaşamını yitirdi.

Sabahın bir sahibi var: Sosyalist ozan Ruhi Su, 32 yıl önce aramızdan ayrıldı!

Mehmet Ruhi Su, 1912 yılında Van'da doğdu. Memur olarak çalışan babasının tayini nedeniyle çocukluğunun büyük bir bölümünü burada geçirdi. Ailesini, henüz 3 yaşında minicik bir çocukken, 1915 Ermeni Soykırımı sırasında kaybettiği rivayet edilir. Nitekim yıllar sonra oğlu Ilgın Su, “Babamın 1912'de Van’da doğması, öksüzler yurdundan gelmesi, bugüne kadar hiçbir akrabasının çıkmaması düşünüldüğünde Ermeni olma ihtimali hayli yüksek” demiştir.

Gençlik yıllarını yanlarına verildiği yoksul bir aile ve daha sonra da öksüzler yurdunda geçirdi. Bir ara İstanbul'da askeri okullarda okudu, ancak müzik sevgisi onu yeni arayışlara itti.

Yaşamını müziğe adadı

Adana Öğretmen Okulu'nda okurken, Ankara'ya Müzik Öğretmen Okulu'na (Musiki Muallim Mektebi) girmeyi başardı.1942`de Ankara Devlet Konservatuarını`nın Şan bölümünü bitirdi. Aynı yıllarda sırasıyla Ankara Cebeci İkinci Ortaokulu`nda sonra Hasanoğlan Köy Enstitüsü`nde müzik öğretmenliği yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Orkestrası’na seçildi, konservatuarın opera bölümünde de okudu ve daha sonra da Devlet Operası'nda çalıştı. Devlet Operası sanatçısı olarak, Bastien Bastienne, Satılmış Nişanlı, Madame Butterfly, Fidelio, Tosca, Yarasa, Aşk iksiri, Rigoletto, Figaro'nun Düğünü, Maskeli Balo ve Konsolos gibi operalarda rol aldı. 

Ankara Radyosu`nda 15 günde bir yayınlanan türkü programları düzenledi; Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi`nde büyük bir koro oluşturdu. Aldığı klasik batı müziği eğitimi türkülerinin yorum ve icrasına yaklaşımının kurumsal temelini oluşturdu.

Ruhi Su, sosyalist dünya görüşü nedeniyle 1951 TKP tutuklamaları sırasında tutuklanır ve 1952-1958 yılları arasında hapis yatar. Eşi Sıdıka Hanım’la hapishanede evlenir. Nikah şahitleri ise Behice Boran ve eşidir. 1960'ta İstanbul'da Taksim Belediye Gazinosu'nda sahneye çıkan Ruhi Su, bir yandan da halk türkülerini kaydedip arşivleme görevini üstlenir. İstanbul’da As Kulüp, Çatı, Kent, Kafkas, Kartiyer, 66, Reis Merhaba, Ankara’da Kalem gibi küçük lokallerde büyük bir ciddiyetle türküler söylemesi, gece hayatının sıra dışı olaylarındandır.

Ruhi Su'nun 1977'de BBC'ye verdiği demeç hala tazeliğini korumakta.

“Nesini söyleyim” türküsü nedeniyle işine son verilir

Bu arada radyoda “Basbariton Ruhi Su Türküler Söylüyor” anonsuyla sunulan bir radyo programı yapar. Bu programlardan birinde söylediği “Serdari halimiz böyle nolacak / Kısa çöp uzundan hakkın alacak” türküsü nedeniyle radyodaki işine son verilir.

Söylediği türkülerdeki siyasi vurgular yüzünden aleyhinde kampanyalar başlatılan ve işini kaybeden sanatçı, türküleri derleyip, yeniden yorumlama işine kendi başına devam etti. 1975'te Dostlar Korosu’nu kurdu. 1978'den sonra ürettiği kasetlerle halk müziğinin, yaygınlaşmasına büyük katkıda bulundu.

Özal hükümeti pasaport vermedi

1978’de romatizma şikâyetiyle gittiği hastanede kemik iliği kanseri başlangıcında olduğunu öğrenir. 12 Eylül 1980’de Türkiye ve Türkiye sol/sosyalist hareketi. Darbeyle sarsılır. Askeri yönetimi uzun süre Ruhi Su’ya pasaport vermez ancak tedavi için yurt dışına çıkmak zorundadır. Sonunda bir defaya mahsus olmak üzere pasaport çıkarılır. Almanya'ya gittiğinde Dr. Seyfi Önder tarafından yapılan tedavi sonuç vermez. 1983’te bacaklarında aşırı his kaybı olduğu için hastaneye yatırılır.

1985’te yine yurt dışına tedavi için çıkması gerekmektedir. İktidarda Turgut Özal ve ANAP hükümeti vardır. Ruhi Su’ya pasaport verilmez. Yurt dışına çıkamaz ve tedavisi tamamlanamaz. 17 Eylül 1985’te eşi Sıdıka Su'ya vasiyetnamesini yazdırır. 20 Eylül 1985 günü derin bir sinir krizi geçirdi. Akşam saatlerine doğru sinir krizi beyin kanamasına dönüştü. Dört saatlik uzun bir uğraşıya rağmen akşam saat 21.09'da hayatını kaybetti.

Cenazesi gösteriye dönüştü: 163 kişi gözaltına alındı

Ölümünden 22 gün sonra cenazesi İstanbul'a götürülür. Ruhi Su'nun cenaze törenine binlerce kişi katılır ve cenaze 12 Eylül döneminin ilk büyük kitle gösterisi haline dönüşür. Cenazesi Şişli Cami'nden itibaren kitlenin omuzlarına alınarak, türküler ve sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçilir. Kitlenin önü İETT garajı önünde o dönemin Terörle Mücadele Şube Müdürü ve Asayişten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar yönetimindeki polisler tarafından kesilir. Kitle, uyarıları dinlemeyip zayıf polis barikatını aşarak yürüyüşüne devam eder. Kalabalık, Mecidiyeköy'den katılımlarla birlikte on binlere ulaşır. Cenazede gözaltına alınan 163 kişi İstanbul siyasi şubede 15 gün gözaltında tutulur.

Ruhi Su, Alevi deyişlerini okumuş, Pir Sultan'ın, Hatayi'nin ve diğer ozanların deyişlerini yorumlamıştır. Nazım Hikmet'in şiirlerini ilk besteleyenlerdendir. 1957'de hapisteyken söylediği Mahsus mahal adlı türküsüyle ünlenir.

Ruhi Su'nun sesini korumadaki hassasiyeti hakkında pek çok anlatı vardır. Bunlara göre Ruhi Su, sesine zarar vermemek için kuruyemiş ve çamaşır suyundan uzak dururmuş. Sorulduğunda, sesini korumadaki bu hassasiyetinin sanata ve dinleyenlere saygısından kaynaklandığını ifade edermiş.

16 plak, 11 uzunçalar

Ruhi Su, ölümüne kadar 16 tane 45'lik plak, 11 uzunçalar çıkarır. Ölümünden sonra kurulan Ruhi Su Kültür ve Sanat Vakfı aracılığıyla eşi Sıdıka Su (ö. 18 Ekim 2006) ve oğlu Ilgın Su, özel arşivlerdeki ses kayıtlarından yararlanarak plak, kaset ve CD üretimini sürdürdüler. 

Albümleri

Halen satışta olan albümleri şöyledir:

Seferberlik Türküleri ve Kuvayi Milliye Destanı, Yunus Emre, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Şiirler-Türküler, Köroğlu, El Kapıları (Sümeyra Çakır ile birlikte), Sabahın Sahibi Var (Sümeyra Çakır ile birlikte), Semahlar, Çocuklar Göçler Balıklar, Zeybekler, Pir Sultan'dan Levni'ye, Ezgili Yürek, Ekin İdim Oldum Harman, Kadıköy Tiyatrosu Konseri, Beydağı'nın Başı, Dadaloğlu ve Çevresi, Huma Kuşu ve Taşlamalar, Sultan Suyu, Dostlar Tiyatrosu Konseri (Sümeyra Çakır ile birlikte), Ankara'nın Taşına Bak, Uyur İken Uyardılar, Barabar, Aman Of.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler