‘Okyanuslar nefes alamıyor’: Oksijen seviyesinin sıfıra ulaştığı ölü alanlar 4 kat arttı

UNESCO’ya bağlı Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu’nun 2016 yılında oluşturduğu uluslararası çalışma ekibi, okyanuslarda azalan oksijen seviyelerine ilişkin bir rapor yayınladı.

‘Okyanuslar nefes alamıyor’: Oksijen seviyesinin sıfıra ulaştığı ölü alanlar 4 kat arttı

Bilim insanları yayınladıkları yeni raporda, okyanuslarda oksijen seviyesinin sıfıra ulaştığı ölü alanların hızla arttığını belirterek, bu durumun uzun dönemde toplu soy tükenmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Uluslararası Oşinografi Komisyonu’ndan Isensee ise okyanuslardaki oksijensizleşmeden insanların sorumlu olduğunu vurgulayarak, bu soruna küresel bir çözüm getirilmesi gerektiğini ifade etti.

UNESCO’ya bağlı Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu’nun 2016 yılında oluşturduğu uluslararası çalışma ekibi, okyanuslarda azalan oksijen seviyelerine ilişkin bir rapor yayınladı.

Okyanuslarda oksijen seviyesinin sıfıra ulaştığı alanların 1950 yılından beri dört katına çıktığının belirtildiği raporda, kıyı yakınlarında oldukça düşük seviyede oksijenin bulunduğu alanların on katına çıktığı aktarıldı.

Toplu soy tükenmesine yol açabilir

Raporda son yıllarda okyanusta oksijen kaybı yaşayan alanların katlanarak arttığına işaret edilirken, bunun deniz ve insan yaşamı için vahim sonuçları olabileceği konusunda uyarıda bulunuldu.

Ayrıca çoğu deniz canlısının bu alanlarda yaşayamayacağının altı çizilerek, uzun dönemde bunun toplu soy tükenmesine yol açabileceği ve denizdeki yaşama bağlı hayat süren yüz milyonlarca insan için vahim sonuçları olabileceği belirtildi.

Guardian’ın haberine göre raporu yazan isimlerden Denise Breitburg, dünya tarihindeki büyük nesil tükenme olaylarının sıcak iklimlerden ve oksijenin yetersiz bulunduğu okyanuslardan kaynaklandığını belirterek, şu uyarıda bulundu:

Şu anki gidişata bakıldığında biz de bu doğrultuda ilerliyoruz. Ancak bu gidişatın aynı şekilde kalmasının insanlar için o kadar çok vahim sonucu var ki; yolun çok ilerisine gidebileceğimizi düşünmek çok zor.

Breitburg son olarak bu sorunların çözülebileceği konusunda umutlu olduğunu ifade etse de, raporu inceleyen isimlerden Prof. Robert Diaz aynı görüşü paylaşmıyor.

Hükümetlerin, kıyılardaki ‘ölü alan’ların artmasını ve okyanustaki oksijen seviyesinin düşmesini birincil sorunu olarak görmediğini savunan Diaz’a göre ne yazık ki, düşük oksijen seviyesinin ciddiyetinin tam olarak anlaşılabilmesi için su ürünlerinin yüksek ve kalıcı ölüm oranlarına ulaşması gerekiyor.

‘Nefes alamıyorsanız, başka hiçbir şeyin önemi yoktur’

Kırmızı noktalar oksijenin olmadığı alanları gösteriyor

Dünya üzerinde yaklaşık 500 milyon insanın gıdasını tedarik ettiği okyanuslar, özellikle de yoksul ülkelerde 350 milyon kişiye iş olanacağı sağlıyor.

Ancak şimdiden 500’ü aşkın kıyı bölgesi ‘ölü alan’ olarak kayıtlara geçmiş durumda. Bu alanların toplam yüzölçümü ise neredeyse Avrupa Birliği’nin topraklarına tekabül ediyor.

Aynı zamanda bilim insanlarına göre dünya üzerindeki okyanus ve denizler ısınarak sadece daha az oksijen tutmakla kalmıyor, aynı zamanda deniz organizmalarının daha çabuk nefes almasına yol açarak oksijeni daha fazla kullanmalarına neden oluyor.

Uluslararası Oşinografi Komisyonu’ndan Kirsten Isensee ise okyanuslardaki oksijensizleşmeden insanların sorumlu olduğunu belirterek, bu soruna küresel bir çözüm getirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Prof. Robert Diaz da acilen harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, durumu en iyi açıklayan sözün, akciğer hastalıklarını engelleme gayesindeki American Lung Association’ın şu sloganıO olduğunu belirtiyor: “Nefes alamıyorsanız, başka hiçbir şeyin önemi yoktur.”

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler