OHAL Kabullenilemez!

Faşizmin kurumsallaştırılıp kalıcılaştırılmasına hizmet edecek olan OHAL (Olağanüstü Hal) hiçbir şekilde kabullenilmemelidir.

OHAL Kabullenilemez!

TUNCAY YILMAZ

OHAL'in kabullenilip normalleştirilmesi faşizmin kurumsallaşması yolunda psikolojik bir eşiktir.

“Zaten olağan üstü haldeydik”, “Erdoğan fiiliyatta uyguladığının kanununu çıkardı”, “Kürt illerinde zaten OHAL vardı” vb. gibi basitleştirmeler karşı karşıya olduğumuz durumu algılayamamamıza yol açacak, reflekslerimizi köreltecek ve bizi atıllaştıracaktır.

Hiçbir şekilde, mecrada, düzeyde bu OHAL ilanını kabul etmemeli, bu reddedişi demokrasiye inanan tüm insanlarımızın “kırmızıçizgisi” haline getirmeliyiz.

OHAL’i kabullenmemeyi ve ona binbir yaratıcı yolla direnmeyi yeni sıçrayışımızın birikim alanı olarak görmeliyiz.

Sokaklar, duvarlar, soysa medya, tribünler, işyerleri, otobüsler, metrolar, okullar, gazeteler, dergiler, televizyonlar, radyolar, parklar, gökyüzü, her yer ama her yer OHAL’e direnişimizin mekanı haline gelmeli.

OHAL’i kabullenmenin, ona her türlü zora ve baskıya rağmen direnmemenin ayıp sayılacağı bir hayat anlayışını açıktan ya da gizliden, tek tek ya da toplu olarak yaygınlaştırmalı ve hakim kılmalıyız.

Bu reddedişimiz naif bir serzeniş olarak kalmamalı, direnişin her türlü imkanlarını kullanacak birikim, yetenek, donanım ve örgütlülüğe ulaşmalıyız.

Herkes, hepimiz, her an, her yerde OHAL’e karşı ne yaptığımızı sorgulamalı, akşam yatarken kendimizle hesaplaşmalı ve ertesi gün ne yapacağımızı planlamalıyız.

Ve elbette bütün bu tavır alışlarımızı alabildiğince, açık ya da gizli olarak örgütlü hale getirmeli, toplumun her kesimine nüfus eden bir direniş örmeliyiz.

OHAL’i kabullenmek demek, faşizmin kurumsallaşmasını kabullenmek demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, iktidarın karşında olan herkesin “terörist” ilan edilerek hedef haline getirilmesi demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, FETÖ’yle mücadele ediyoruz diyerek emek, demokrasi, barış ve özgürlük isteyenlere saldırılması demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, yeni faili meçhullar, gözaltılar, tutuklamalar, işkenceler, mahpusluklar demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, tıpkı “Topçu Kışlası” meselesinde olduğu gibi gözlerine kestirdikleri her toprak parçasının talanında sınırsızlaşmaları demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, Sünni Müslüman ve Türk olanların dışındakilerin bu topraklardaki kadim varlıklarının daha da eğretileştirilmesi, kutuplaşmanın ve nefret suçlarının artması demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, sınavlarında şike, eğitimde bilim dışılık, cinsiyetçilik ve şovenizm demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, kafalarındaki “kadın” anlayışını hayatın her alanında dayatmaları, kadının toplumsal yaşamdaki yerinin geriletilmesi, kadın cinayetlerinin, kadına yönelik şiddetin artması demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, LGBTİ+’ler için hali hazırda var olan kâbusun koyulaşması demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, Kürt halkına yönelik sürdürülen katliamcı pratiğin katmerlendirilmesi demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, yoksul köylünün, acımasız tüccarın, gıda tekellerinin, bankaların eline rehin bırakılması demektir. 

OHAL’i kabullenmek demek, işçi sınıfının haklarının budanması, işsizliğin artması, sermayenin daha da semirmesi demektir.

OHAL’i kabullenmek demek, yangın yerine döndürdükleri Ortadoğu’da daha da fazla savaş demektir.

Zafer de yenilgi de vereceğimiz bu kararla şekillenecektir.

Kabul etmeyelim! Direnelim! Değiştirelim!

21.07.2016

 

Etiketler: OHAL, Darbe, AKP, Tuncay Yılmaz, fetö

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler