Marksist felsefenin etkilediği en iyi filmler

Karl Marx tüm zamanın en etkili filozofların başında geliyor. Doğal olarak Marx’ın eserleri birçok filmi etkilemektedir.

Marksist felsefenin etkilediği en iyi filmler

Çeviri: Ziya Boran

“Karl Marx tüm zamanın en etkili filozofların başında geliyor. Doğal olarak Marx’ın eserleri birçok filmi etkilemektedir. İzleyiciler proletaryanın koşulları, burjuva egemenliği, gelişen teknoloji ve bunun toplum ve devrimle olan bağı gibi çeşitli Marksist problemlerle karşılaşıyor. Bütün bu problemlerin her biri, dünya üzerindeki nihai adaleti temsil eden komünizm çağının sinyalleridir. Dünyayı derinden etkileyen komünist hareketin temeli budur.

Doğal olarak Marx’tan etkilenen ve bu temel unsurları farklı yönlerden açıklayan başka filozoflar da var. Engels, Kautsky, Bernstein, Rosa Luxemburg, Gyorgy Lukacs, Antonio Gramsci, Ernst Bloch gibi Marx’ın çağdaşı olanlar da bunlardan bazıları.

Bunlardan her biri, özneyle nesnenin son tahlilde birbirlerini tanımladığı proletaryanın adaletine olan inancı paylaşmakta: paylaştıkları ortak fikir, bütün insanlığa gerçek ahlaki değerleri getirecek olan alt sınıfların devrimin “tohumu” olduğu, bunun olabilmesi için de hakim sınıfın alaşağı edilmesi gerektiğidir. Kardeşlik toplumun anahtar kelimesidir ve komünizm, insanlığın kendisini fiziksel ve zihinsel kölelikten kurtardığı nihai toplumdur.

Marx, Gotha Programının Eleştirisi’nde bazı ipuçları sunmanın haricinde “komünist” toplumu tarif etmemiştir. Kapitalizmin, köle olan geniş kitlelerin bir avuç insanlıktan çıkmış burjuvalara hizmet ettiği bir dünya olduğunu söylemiştir. Bu bilindikten sonra, bir filmin Marksist olabilmesi için gerçekliği olabildiğince yakından anlatması gerektiğini anlamak kolay oluyor. Burjuva toplumunun rezilliğini ve işçi sınıfının getireceği onurlu değerleri yansıtması gerekiyor.

Yukarıda ifade edilenler, sanata dair marksist bakış açının (özellikle Lukacs’ın Roman Teorisi bakımından) basitleştirilmiş hali olmasına rağmen bu görüşün temelini ifade ediyor. Öyle ki, Sovyetler döneminde, “kızıl” ülkelerde en yaygın üretilen sinema türü belgesellerdi. Toplumun ve sosyalizmin nasıl işlediğini anlatmak için gerçeğin kendisinden daha iyi ne olabilir?

Sosyalizm tarihi ve sinema tarihi değerlendirildiğinde, Marx’tan etkilenen ve onun fikirlerini farklı açılardan gösteren birçok filmin elde ettiği başarı, Marksist hareketin çok yönlü boyutları olduğunu kanıtlar nitelikte. Öte yandan, Marksizmin insanoğlu için ne anlama geldiğini farklı yönetmenlerin gözünden göstermek mümkün.

1. Novecento (Bernardo Bertolucci, 1976): Faşizme karşı mücadele edebilmek için, komünizmin ne kadar faydalı bir kavram olduğunu 2. Dünya Savaşı sırasında İtalyan toplumunda anlatıyor. Novecento, aynı köyde aynı gün doğan iki adamın hikayesini anlatıyor. Birisi (Robert DeNiro) toprak sahibinin oğlu, diğeri ise (Gerard Depardieu) toprak sahibinin topraklarında çalışan köylünün oğlu. Farklı sosyal altyapılara sahip olmalarına rağmen arkadaş olarak büyüyorlar.

5 saat film aşk, ilişkiler ve günlük problemler gibi farklı problemlerle de ilgileniyor ancak filmin sürmesini sağlayan temel şey siyasal gelişmeler. Yoksul insanlar, yükselen faşist güce karşı savaşabilmek için çok zayıf ve cahillerdir ve ancak savaş İtalya sınırına dayandığında partizan isyan ordularını kurmaya başlayabilirler.

Filmdeki mücadeleyi besleyen gizli kök Marksizmdir, çünkü her gelişme son tahlilde sosyal adaletsizlikten kaynaklanır.

 

Marksist felsefenin etkilediği en iyi filmler

 

2. Modern Times (Charlie Chaplin, 1936): Charlie Chaplin’in kült olan filmlerinden birisi Marksist film midir? Chaplin sosyal problemlere her daim duyarlı olan bir insandır ve İngiltere de sosyalist mücadelelerin beşiği olagelmiştir. Highgate Mezarlığı*, İngiltere’nin Marx’ın hayatında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu kanıtlamaya yeterlidir.

Bu film, endüstriyelleşmeye karşı getirilen sosyal bir suçlama olarak görülebilir. İşçinin yabancılaşmasını anlamak isteyen birisinin izlemesi gereken film bu filmdir. Klişe ve ironik karakterlerle yabancılaşmayı pekala anlatabilen bu film basit bir kavram üzerine kuruludur.

Sürekli olarak özgürlüğü arayan insanlık için, çılgın bir çalışma temposunda çalışan bu toplum insanlık için uygun değildir. Film kapitalist toplumun sadece eleştirisini yapar (yerine bir şey önermez), endüstriyel işçi sınıfının problemlerinin belirli yönlerini yansıtır. Yansıttığı bu problemler çok eski olmasına rağmen, Marx’ın felsefesinin temelini oluşturur ve Marx’ın iddialarını doğrular.

(*) Marx burada gömülüdür.

 

Marksist felsefenin etkilediği en iyi filmler

 

3. Porcile (Pier Paolo Pasolini, 1969): Pasolini, Marksist felsefeyi benimsemiş bir yazardır. Film aynı zamanda Pasolini sinemasının burjuvaziye karşı aşırı-eleştirel tutumunu yansıtır.

Porcile iki bölüme ayrılır: ilk kısmı, evlenmek isteyen ancak hayvanları insanlardan daha fazla seven zengin bir mirasçı hakkındaki hikayeden oluşur. İkinci kısmı ise, yeni avları peşinde koşan bir yamyamın hikayesi etrafında döner. İlk kısmı, sürekli olarak sadece parayı düşünen bir babaya sahip olan ve asla aşk duygusunu hissedemeyen üst sınıflardan bir erkeğin ahlaki yabancılaşmasını sergiler. İkinci kısmında ise, vücudunun başka bir parçasının çıkarları gereği diğer parçalarını yemeye direnemeyen ve sonunda kendi kendini yiyerek tüketen insanlığın sembolik bir anlatımıdır.

 

Marksist felsefenin etkilediği en iyi filmler

 

4. Earth (Alexander Dovzhenko, 1930): Dovzhenko, Rus kurgu tekniğinin* Eisensten, Vertov, Pudovkin ve Kuleshov gibi önde gelen isimlerindendir. Bu film, sosyalist devrimin getirdiği teknolojik değişimin bir göstergesidir.

Filmde farklı düşünceler de yer alır, ancak Marksizmin temel unsur olduğu anlaşılabilir. Yeni Ekonomik Plan’ın 1929’da sona ermesinden sonra, köylerdeki üretimin örgütlenme süreçleri 1930’da sonsuza dek değişti. Kolhozlar(**), komünist toplumun önemli bir dönüm noktasını oluşturur.

Earth film, bazı kararların sonuçlarını anlayabilmek için mükemmel bir örnektir. Doğal olarak ki Dovzhenko’nun amacı sadece Rus reformlarına odaklanmak değil, aynı zamanda muazzam değişimlere de detaylı bir bakış açısı sunmaktı. Kendi sinemasını “sine-şiir” olarak adlandırmıştı. Seyirci Kulakların (***) sona erişini, toprakların zorunlu olarak kolektivizasyonu, Ukrayna’nın bağımsızlığının sona erdirilmesi ve Yeni Ekonomik Politika’nın sonu gibi konular hakkında da fikir sahibi olabilir.

(*) Günümüz Hollywood sinemasının temelini oluşturan “Editing” tekniği.
(**) Kolhozlarla ilgili detaylı bilgiye şuradan ulaşılabilir: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kolhoz
(***) Kulak: Sovyet Devrimi’nden önce Rusya’daki zengin toprak sahiplerine verilen isim

 

Marksist felsefenin etkilediği en iyi filmler

 

5. Three Songs About Lenin (Dziga Vertov, 1934): Three Songs About Lenin, kurmaca bir film değil, Lenin’in Rus kültür ve tarihindeki etkisini anlatan bir belgeseldir. İzleyiciler, devrimin önderliğine karşı duyulan derin çoşkunluğu hissedebilir.”

Bu galeri 19.10.2015'te komunos.org'da yayınlanmıştır

Etiketler: Marksizm, Film, modern times

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler