Malalai Joya: Savaş ağalarının karşısında tek başına duran kadın

Afganistan’da milletvekillerinin uyuşturucu ticareti ve savaş ağalığı yaptıklarını ifşa ettiği için 2007 yılında milletvekilliğinden atılan, defalarca silahlı ve bombalı saldırıya uğrayan insan hakları savunucusu Malalai Joya “gerçek umut direniştir” diyor. (Çeviri: SiyasiHaber)

Malalai Joya: Savaş ağalarının karşısında tek başına duran kadın

Gazeteci Laura Cesaretti’nin insan hakları aktivisti ve Afgan parlamentosunun eski üyesi Malalai Joya ile yaptığı röportajı sunuyoruz. Joya, daha önce Erdoğan ile yakınlığı ile de gündeme gelen ve Birleşmiş Milletler'in "terör" listesinde bulunan Gülbeddin Hikmetyar’ın Kabil’e dönüşü, Afganistan’ın bugünkü durumu ve geleceği ile ilgili soruları yanıtladı.

Joya Roma’da bütün dünyada insan hakları savunucularının karşı karşıya oldukları tehditler üzerine konuşuyordu. Ancak kendi mücadelesinden neredeyse hiç bahsetmedi, daha çok Afgan halkının ayrımcılığa ve baskıya karşı verdiği mücadele üzerine konuştu.

Joya şunları söyledi: “Avrupa ülkeleri Afganları ülkelerine geri göndermeye başladı. Fakat bu insanların önünde iki seçenek var; uyuşturucu bağımlısı olacaklar veya aylık 600 dolar ödeyen IŞİD’e veya Taliban’a katılacaklar.

“Milyonlarca Afgan güvensizlik, yolsuzluk ve işsizliğin pençesinde. Afganistan’dan ayrılıp Batılı ülkelere gelirken çok büyük tehlikelerle karşı karşıya kalıyorlar, geldiklerine ise bir de ayrımcılıkla baş etmek zorunda kalıyorlar. Fakat ben ABD’nin, NATO’nun ve İtalya’nın Afganistan’daki mevcut ekonomik durumda büyük sorumlulukları olduğunu düşünüyorum."

Afgan halk kahramanı Maiwandlı Malalai’nin ismini taşıyan Joya, bugün de kız çocukları için yeraltı okulları açtığı Taliban rejimi dönemindeki kadar tutkulu ve korkusuz. 

Joya yolsuzluk ve baskıya karşı direnişin küresel bir sembolü oldu ve tüm dünyada kadınlara ilham verdi. Bugün de kendi deyimiyle “savaş ağalığı sistemini” açıkça eleştirmeye devam ediyor ve Batılı ülkeleri Afganistan’da demokrasi ve insan hakları değerlerine ihanet etmekle suçluyor.

"Benim gibi aktivistler için işler daha da kötüleşti. Taliban rejiminde yalnızca bir düşmanımız vardı, şimdi karşımızda Taliban, savaş ağaları, IŞİD, bombalar yağdırmaya devam eden işgalci güçler ve para ve güç karşılığında ödün veren teknokratlar var.”

Laura Cesaretti Roma’da The New Arab için Malalai Joya ile konuştu.

Laura Cesaretti: 2007’de Afgan siyasetindeki savaş ağalığı sistemini ifşa ederek Afgan parlamentosu ile açık bir şekilde karşı karşıya geldin. O günden beri ne değişti?

Malalai Joya: Maalesef durum daha da felaket bir hal aldı. Ülkemiz hala uyuşturucu üretiminde, yolsuzlukta, mutsuz insan sayısında, kadın düşmanlığında ve savaştan etkilenen ülkeler arasında listenin en üst sırasında yer alıyor.


Bunun nedeni 11 Eylül’den sonra ABD ve NATO güçlerinin Taliban rejiminin yerine 1992’den 1996’ya kadar süren iç savaşa neden olan fundamentalist savaş ağalarını getirmesi. Yalnızca Kabil’de 65 bin masum insan öldürüldü, yirmi yaşındaki anneler ve genç kızlar tecavüze uğradı. Onların işledikleri suçların Taliban’ın daha sonra yaptıklarından bir farkı yok.

Yalnızca fiziksel bir değişim oldu, Afgan halkına onların kanlı elleri dayatıldı.

LC: Ünlü savaş ağası Gülbeddin Hikmetyar birkaç gün önce neredeyse yirmi yıllık sürgünün ardından Kabil’e döndü. Bu durum pek çok insanda şok etkisi yaratırken bazıları barışa yönelik bir adım olarak değerlendirip olumlu karşıladı. Sen ne düşünüyorsun?

 MJ: Bu sözde “barışın” sonucunda daha fazla kan dökülecek ve daha fazla insan hakkı ihlali yaşanacak. Biz bunu zaten 15 yıl önce, sözde “savaş ağaları ile barış” sürecinde yaşadık. İnsanların tek isteği adalet. Hikmetyar en azından Afgan halkından özür dilemeli.

Onun yerine Kabil’e geldiği ilk gün basına saldırdı ve anayasamızda ülkede basın özgürlüğü olduğu yazıyor. 

LC: Afganistan bu zorlu geçmişini arkasında bırakarak daha iyi bir geleceğe nasıl ulaşabilir?'

MJ: Sovyet işgalinden bugüne kadar devam eden bir savaş var.  İnsanlar, özellikle en eğitimsiz olanlar, her şeylerini kaybettiler. Fakat tek bir şeyimiz var: politik bilinç. O yüzden dünyanın her yerinde verdiğim mesaj şu oluyor: “Lütfen insanlarımızı eğitimle güçlendirin”.

Fakat sistem yozlaşmış durumda. Evet, özellikle büyük şehirlerde birkaç okul yapıldı. Ancak buradaki amaç işgali meşrulaştırmaktı.

Çeviri: SiyasiHaber

Kaynak: https://www.alaraby.co.uk/english/indepth/2017/5/16/malalai-joya-one-woman-standing-against-warlords

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler