Kürt kentlerine seyahat ‘şüpheli' olmaya yeterli

Otogar ve havalananından Kürt kentlerine gitmek isteyenler ya da gelenler 'makul şüphe' gerekçesiyle gözaltına alındığı belirtiliyor.

Kürt kentlerine seyahat ‘şüpheli' olmaya yeterli

İzmir’de son zamanlarda, otogar ve havaalanında Kürt kentlerine gitmek isteyenler ya da gelen yurttaşlar, 'makul şüphe' gerekçesiyle gözaltına alındığı belirtiliyor. Otogarlarda Kürt kentlerine yolcu taşıyan araçların durduğu peronlar, polis gözetiminde tutulurken, aynı durum İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda da yaşandığına dikkat çekildi. 

Polis, 'makul şüphe' gerekçesiyle durdurdukları kişileri Genel Bilgi Taraması’na (GBT) tabi tutuyor. Uzun süren GBT işleminin ardından hakkında herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmayan vatandaşlardan sosyal medya hesaplarını açmaları ya da telefonlarını teslim etmeleri isteniyor. Telefonlarını vermeyi reddeden yurttaşları, gözaltına almakla tehdit eden polis, sosyal medya hesaplarını açmayı reddeden yurttaşları da, bilgileri ve fotoğrafları whatsapp uygulaması aracılığıyla karakola göndererek kontrol ettiriyor. 

Sosyal medya paylaşımları tutuklanma gerekçesi

Yapılan kontrol sonrası polis, tuttuğu kişileri sosyal medya hesabında, 'hoşuna gitmeyen' bir paylaşımı tespit etmesi üzerine gözaltı işlemi yapıyor. Gözaltına alınanların önce Olağanüstü Hal (OHAL) gerekçesiyle dosyasına “kısıtlılık kararı” getiriliyor. Ardından sosyal medya hesabı daha detaylı incelenmek üzere kişi hakkında bir haftaya varan gözaltı süresi isteniyor. 
 
'Örgüt propagandası' iddiaları

Gözaltına alınan kişiler çıkarıldıkları savcılık ve hakimlik işlemlerinin ardından, 'örgüt propagandası yapmak' iddiasıyla ya serbest kalıyor ya adli kontrol uygulamasına tabi tutuluyor ya da tutuklanıyor.  Yaşanan vakaların sayısının çok fazla olduğu belirtilirken, Mezopotamya Ajansı’nın (MA) ulaştığı vakalardan birkaçı şöyle:

"23 Şubat’ta çalışmak için geldiği İzmir’den Diyarbakır’a dönmek için Adnan Menderes Havalimanı’na giden inşaat işçileri Nazım Toplu ve Ahmet Polat 'makul şüphe' iddiasıyle durduruldu. Sosyal medya hesapları açılmaları istenen Polat ve Toplu, işlemin hukuksuz olduğunu belirtmeleri üzerine telefonları polislerce zorla alındı. Toplu ve Polat sosyal medya hesaplarına bakıldıktan sonra gözaltına alındı. 4 günlük gözaltı işlemlerinin ardından Polat tutuklanırken, Toplu ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı." 

"H.K. 22 Nisan’da Diyarbakır’dan geldiği İzmir’de yine havalimanında gözaltına alındı. H.K., bir gün sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak, cezaevine gönderildi."

"A.K., 28 Nisan’da İzmir Otogarı’nda Muş’tan gelen yakınlarını almak için gittiği sırada durduruldu. GBT sorgusunda herhangi bir şey çıkmayan A.K., sosyal medya incelemesi sonrası gözaltına alındı. A.K., 4 günlük gözaltı işlemlerinin ardından serbest bırakıldı."
 
"30 Nisan’da Mardin’den İzmir’e iş amacıyla gelen M.Ç. ve beraberinde bir başka yolcu yine, “makul şüphe” gerekçesiyle durduruldu. M.Ç. ve beraberindeki yolcunun yapılan GBT sorgusunda herhangi bir şeye rastlanılmadı. Bir süre bekletilen 2 yolcu, polisin, kendi hesaplarından hesaplarına girip bakması sonucu paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. 2 yolcu 4 günlük gözaltı işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı." 
 
"Y.Y. 5 Mayıs’ta çalışmak için geldiği İzmir’de havalimanında aynı şekilde gözaltına alındı. Y.Y., 7 Mayıs’ta işlemlerinin ardından çıkarıldığı savcılıkça serbest bırakıldı."
 
Avukat Zafer İncin, basına yansıyanların sadece ulaşılabilenler olduğunu belirterek, her gün benzer vakaların yaşandığını söyledi. Özellikle; son 3 ayda sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınanların sayısının arttığını belirten İncin,  bu kapsamda gayri insani operasyonlar yapıldığını söyledi. 
 
Otogar ve havaalanlarında uygulanan sistemin çok yaygınlaştığını dile getiren İncin, özellikle Kürt kentlerinden gelen vatandaşların bu uygulamaya maruz kalmasının ciddi bir mağduriyet yarattığını söyledi. Vatandaşların seyahat edemez hale getirildiğini ifade eden İncin, kimliklerinden dolayı böyle bir uygulamaya maruz kaldığını ifade etti. 

’Seyahat özgürlüğü kısıtlanıyor'
Seyahat özgürlüğünün de kısıtlandığına dikkat çeken İncin, “Bu uygulamanın anti demokratik olduğu veya hukuk dışılığı konusunda söylenecek çok bir şey yok. GBT işlemi sırasında sosyal medya çıkmaz. Yani GBT’si yapılan herkesin sosyal medyasına bakılıyor mu? Ben böyle bir şey olduğuna inanmıyorum. Kişiler kimlikleri veya kayıtlı oldukları iller üzerinden kasıtlı bir muameleye tabi kalıyorlar. Bu uygulamanın yarattığı sıkıntılar her gün yansımaktadır” ifadelerini kullandı. 
 
8 saate varan gbt işlemleri

Kürt kentlerinden İzmir’e gelmenin ya da gitmenin 'şüpheli' görülmek için yeterli bir hale getirildiğini belirten İncin, şöyle devam etti: “Sırf ‘vardır bunun sosyal medyasında bir şey’ denilerek, çok rahat 7-8 saat GBT işleminin yapıldığı yerlerde tutuluyorlar. Absürt uygulamalarla karşı karşıya kalıyorlar. Sanık, maruz kalınan uygulama karşısında kolluğun niyetinin çok da iyi olmadığını söylüyor.” 
 
İncin, müvekkilinin başına gelen bir olayı şu sözlerle anlattı: “Müvekkil ‘makul şüpheli’ olarak görülüyor. GBT’den bir şey çıkmıyor. 7-8 saat aç, susuz ve hatta lavabo ihtiyacı bile giderilmeden bir bekletme süresi yaşanıyor. Sabah 10.00’dan, akşam 17.00’a kadar GBT işleminde bekletiyor. Ta ki; TEM şubeden ‘getirin biz bir şey bulduk’ denilene kadar.  Daha sonra TEM şubeye götürülüp gözaltında tutuluyor.” 
 
Zorlama olursa tutanak tuttursunlar
Uygulamanın hukuksuz olduğunu belirten İncin, yurttaşların keyfi bir şekilde mağdur edildiğini söyledi. İncin, yurttaşlara şu uyarıda bulundu: "OHAL gerekçesiyle polise üst arama yetkisi hukuksuz bir şekilde verilmiş olsa da kolluk kuvvetlerinin yurttaşların telefonlarını alıp karıştırma yetkisi olmadığını bilmeleri gerekiyor. Kesinlikle bunun kanunsuz olduğunu belirtsinler ve zorlama durumunda tutanak tuttursunlar."

(Artı Gerçek)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler