Kimya Mühendisleri Odası’ndan Tuzla’da yayılan koku ile ilgili açıklama

Kimya Mühendisleri Odası, Tuzla’da geniz yakan ve yurttaşların hastaneye kaldırılmasına sebep olan koku ile ilgili bir açıklama yayımladı. Açıklamada İstanbul’da kimyasalların ve kimyasal atıkların denetiminin yetersiz olduğuna değinilerek detektörle tespit edilemeyen kimyasalın sağlığı etkilemeyeceğini iddia eden İBB’ye tepki gösterildi.

Kimya Mühendisleri Odası’ndan Tuzla’da yayılan koku ile ilgili açıklama

Dün gece (25 Aralık)Tuzla’da yaşanan geniz yakan ve çok sayıda kişinin hastaneye kaldırılmasına sebep olan kokuyla ilgili TMMOB’a bağlı Kimya Mühendisleri Odası tarafından bir açıklama yayımlandı.

Açıklamada İstanbul’da kimyasalların ve kimyasal atıkların denetiminin yetersiz olduğuna değinilerek detektörle tespit edilemeyen kimyasalın sağlığı etkilemeyeceği bilgisine İBB’nin nasıl ulaştığını ve halka nasıl böyle bir açıklama yapılabildiği soruldu. KHK’lerle hayatı alt üst eden yetkililerin gerçek tehlikelere karşı duyarsız kaldığı vurgulandı.

Yetkililerce, kimyasal deşarjında ortaya çıkan bir sızıntı bilgisi paylaşıldığına değinilen açıklamada sızıntının hangi firmadan çıktığı, bu firmanın ne ürettiği, atıklarının ne olduğu soruldu, sokak canlılarında can kaybı olup olmadığı,bu kimyasalın doğada ne kadar kalacağı ve doğru sağlık müdahalesi yapılabilmesi için bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiği belirtildi.

Kimya Mühendisleri Odası  İstanbul Şubesi’nin 13 maddelik açıklaması şöyle:

1) Rahatsızlık hisseden vatandaşlarımızın acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını tavsiye ederiz.

2) Kazanın oluş sebebi konusunda hazırlanacak raporunun yetkiler tarafından kamuoyuyla paylaşılması halka karşı sorumluluk gereğidir. Araştırma çalışmalarına uzman desteğimizle katkıda bulunmaya hazır olduğumuzun bilinmesini isteriz.

3) İstanbul`un inşaat odaklı ranta açılması ve buna göre yapılandırılması sürecinde, birçok fabrika ve atölye yerleşim yerleri içerisinde kalmıştır. Birçok sınai işletmenin plansızca kent içerisinde kalması, böyle kazaların daha fazla insanı etkilenmesi ve daha fazla can kaybına yol açması anlamına gelmektedir.

4) Kimya sanayiinin yarattığı risklerin yönetilebilmesi için Organize Kimya Sanayi Bölgelerinin yer seçiminde hassasiyet gösterilmelidir. Bu bölgeler, sanayileşmenin artık şehri yaşanmaz hale getirmeyeceği yerlerde kurulmalıdır. Yer seçimi, risklerin belirlenmesi, denetim ve eğitim konularında KMO daha önce defalarca açıkladığı gibi, bilgi birikimini kamu yararına sunmaya her zaman hazırdır.

5) Tehlikeli kimyasalların bulunduğu iş yerlerine yönelik bir risk haritası hazırlanmalıdır. Bu çalışmalar yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar, başta Kimya Mühendisleri Odası olmak üzere diğer uzmanlık örgütleri ve bu risklere yakın yaşayan halkın etkin katılımıyla gerçekleştirilmelidir. Bu çalışma kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

6) Tehlikeli kimyasal kullanan işyerlerinin ruhsatlandırma sürecine yerel yönetimler, itfaiye ve devlet kurumlarıyla beraber Kimya Mühendisleri Odası da dahil edilmeli, kullanılacak kimyasalların envanterinin tutulması, güvenli kullanım koşullarının sorgulanması gibi konulara denetimlerde daha fazla önem verilmelidir.

7) Pek çok ülkede örneğini gördüğümüz gibi, özerk bir “Kimyasal Kazaları Araştırma Kurumu” kurulmalıdır. Bu kurum, kimyasallardan kaynaklı kazalardan sonra yapacağı araştırmalarla, ulusal kimyasal güvenliği standartlarının geliştirilmesini sağlamalıdır.

8) Kimyasal madde kazalarında müdahale yöntemini belirleyen, karar üretme süreçlerinin bilgi temelli hale dönüştürülmesi ve coğrafi bilgi sistemlerinin bu açıdan geliştirilmesi gerekmektedir.

9) Tehlikeli bir kimyasalın üretiminden son ürününe kadar oluşumu aşamalarında meydana gelecek her türlü emisyon, imisyon ve ortaya çıkacak atık miktarlarının tespitinin yanı sıra olası kazalarda can ve mal güvenliğini önlemeye önemli katkı sağlayacak olması nedeniyle il ve bölge bazında “Tehlikeli Kimyasal Maddeler Envanteri” çıkartılması gerekmektedir. Kent içindeki kimyasalların envanteri tek bir elde toplanmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

10) Kimyasal madde üreten ve kullanan işletmelerde, 15.02.1954 tarih ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanun`a uygun olarak “Sorumlu Müdür” bulundurulması zorunludur. Artık işverenlerin ve yerel yönetimlerin bu zorunluluğun ne kadar önem arz ettiğini anlamaları ve kanunda yazanı hayata geçirmeleri gerekmektedir.

11) Kimyasal atık bertarafının, 2 Nisan 2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliğinde atık bertaraf yöntemlerine uygun şekilde ıslah edilmesi ve denetiminin yapılması zaruridir.

12) Kamu denetiminden sorumlu birimler ve yerel yönetimlerin ilgili müdürlükleri kimya mühendisi istihdam etmeli ve mevcut kimya mühendisi sayısını arttırmalılar.

13) Kimyasalların yönetimine dair gerekli önlemlerin alınması ve gerekli denetimlerin yapılması, İstanbul için ertelenemeyecek bir duruma gelmiştir. Marmara’yı bekleyen deprem, aynı zamanda tehlikeli kimyasallar, doğal gaz ve LPG kullanımı nedeniyle vereceği zararı arttıracaktır. Depreme hazırlık master planlamasının sürekli güncel tutulması ve bölgesel bir eylem planı hazırlanması önem taşımaktadır. Şimdiye dek yapılan çalışmaların derlenmesi, kamuoyuyla paylaşılması ve eksiklerinin tamamlanması için bölgemizin vakit kaybına tahammülü kalmamıştır.

Sendika.Org

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler