Yazılar
  • Bütün Yazılar - İsmet Öztürk
    Bütün Yazılar - İsmet Öztürk

    Korkut Akın yazdı: Arka kapakta yer alan, “Çörtüğün İsmet'i Hakkın rahmetine kavuşturup, sosyalist olduğumda kurtuluşumu sağladım" cümlesi, yaşamı ellerinde tuttuğunun da göstergesi bir bakıma. Karar vermiş ve uygulamış. Yeni bir İsmet Öztürk ile yürümüş yaşamın geri kalanını…

  • AKP'nin hayalindeki 2023 Türkiye’si, 1930’ların faşist Nazi Almanya’sı!
    AKP'nin hayalindeki 2023 Türkiye’si, 1930’ların faşist Nazi Almanya’sı!

    Ahmet Saymadi yazdı: AKP, Türkiye'yi her geçen gün daha karanlık bir yere doğru sürüklüyor. Her gün, ''Daha ne kadar kötü gidebilir ki?’’ diye soruyoruz. Bugün yaşadıklarımız tarihsel olarak hangi dönemle benzerlik gösteriyor? Apaçık, benzerlik gösterdiği dönem Nazi Almanya’sı. Erdoğan tıpkı Hitler’in ki gibi bir faşist diktatörlük inşa ediyor.

  • Deepwater Horizon - Büyük Felaket
    Deepwater Horizon - Büyük Felaket

    Korkut Akın yazdı: Deepwater Horizon - Büyük Felaket "“Kâr, daha çok kâr için daha büyük sömürü”; yirminci yüzyılla birlikte hayatımıza giren belirleyici bir söz. Gözünü para hırsı bürüyen yöneticiler başka hiçbir şey görmüyor, uyarıları da dinlemiyor."

  • Deutsche Bank’ta neler oluyor?
    Deutsche Bank’ta neler oluyor?

    Ulus devletlerin bir kez daha “kapitalizmi kendinden kurtarmak için devreye girdiği” anlara tanık olacağız gibi görünüyor. Bunun adı “kamulaştırma” değil, olsa olsa sermaye yapısını güçlendirerek zamanı geldiğinde tekrar özel sektöre devretmek amacıyla, şimdilik hisselerinin bir kısmını (%25) satın alma yoluyla “devletleştirme” olabilir.

  • ‘Beyoğlu bitti’ diyorlar: Biten Beyoğlu değil Türkiye!
    ‘Beyoğlu bitti’ diyorlar: Biten Beyoğlu değil Türkiye!

    Ahmet Saymadi yazdı: ‘‘Beyoğlu bitti diyorlar: Biten Beyoğlu değil, Türkiye’’ Kimin bitirdiğini ise biliyoruz: AKP. Ve AKP’nin Beyoğlu’na bu kadar yüklenmesinin iki sebebi var. Birincisi AKP karşıtı sol muhalefetin; siyasal, kültürel ve sanatsal merkezi Beyoğlu idi. İkincisi ise Beyoğlu’nun, İstanbul’un merkezi olmasıydı.

  • Demokrasi Cephesi ama nasıl?
    Demokrasi Cephesi ama nasıl?

    Ali Coşkun yazdı: Türkiye’de muhalif kesim, cephe oluşturma yoluna girmiş, belli bir mesafe kat etmiş, lakin sonunu getirmekte güçlük çekmektedir.

  • Kürt sorunu ve bir sanatçı olarak Tarık Akan
    Kürt sorunu ve bir sanatçı olarak Tarık Akan

    Erdal Kara yazdı: Bir ölü iki yandan ateş altında. Bir yanın sözünü etmeye bile değmez. Emek, özgürlük ve insanlık düşmanı bir cephe o. Koyverin gitsin… Diğer yandaki ateş, bizim mahallenin, hem de en enternasyonalist olanının içinden geliyor. O yüzden sorunumuz olmalı, olması gerekiyor.

  • Kabil’in Gizli Kızları
    Kabil’in Gizli Kızları

    Korkut Akın yazdı - “Pantolonla daha hızlı koşabileceğini keşfeden tüm kızlar için” sunumuyla; çok doğru bir şekilde “XXI. Yüzyıl Kitapları” arasında nitelenen “Kabil’in Gizli Kızları” okunması, okutulması, üzerinde durulması, hayata geçirilmesi gereken bir kitap.

  • Barış için atılan çığlık
    Barış için atılan çığlık

    Ateş Alpar yazdı - Aklımızı kurcalayan sorular, şevkimizi kıran, nefesimizi kursağımızda bırakan kuşkular, kararlığımıza çomak sokan devlet-liderler ve nefesi militarizm kokan insanlara inat mücadele, erdem ve yeniden inşanın verdiği umutla direnişe devam!

  • Peçete üzerine bir çizimden üretilmiş vergi teorisi!
    Peçete üzerine bir çizimden üretilmiş vergi teorisi!

    Mustafa Durmuş'un yazısı: Peçete üzerine bir çizimden üretilmiş vergi teorisi! "Zenginler vergi indirimlerinin, daha fazla yatırım ve istihdam yaratmak için gerekli olduğunu savunsa da, gerçek bu değil. Tam tersine zenginlerin vergilerinin indirilmesi eşitsizliğin artması ya da bütçe açıklarının artmasının ötesinde emekçiler için kötü."

  • İvme kazanan AKP/Saray darbesine karşı demokratik direniş cephesi
    İvme kazanan AKP/Saray darbesine karşı demokratik direniş cephesi

    "AKP/Saray’ın artan faşizan uygulamalarıyla karşıt cephesini genişlettiği aşikâr. En geniş demokrasi cephesinin oluşması için AKP karşıtı bütün dinamiklerin tasfiyesini mi bekleyeceğiz? Yoksa içimizdeki soruları/sorunları açıklıkla konuşarak, belli ilkeler etrafında bir araya gelişi mi zorlayacağız? "

Popüler Haberler