Yazılar
  • Başkanlık teklifi: Politik istikrar mı yoksa kaos mu?
    Başkanlık teklifi: Politik istikrar mı yoksa kaos mu?

    SEÇTİKLERİMİZ- Dr. Mustafa Peköz'ün Sendika.org'taki yazısı: Başkanlık sistemiyle iktidar gücünün tek kişide merkezileştirilmesi hiçbir şekilde istikrarı sağlayamaz. Bölgede kaybeden bir Türkiye’nin içte demokratikleşme hamlelerini sağlamadan istikrarı sağlaması mümkün değildir.

  • Diyarbakır Sur’da duvarlar neyi örtüyor?
    Diyarbakır Sur’da duvarlar neyi örtüyor?

    BAHATTİN DEMİR yazdı - “Asıl amaç Sur’a “yeni ve kalıcı” bir kimlik, “Türk-İslam kimliği vermektir”. Yeni Sur hem yaşayan nesillerin bir kimlik erozyonuna tabi tutulduğu hem de gelecek nesillerin Türk İslam kimliği etrafında şekillendirilebileceği bir mekan olarak planlanıyor.

  • Aklımızı çaldılar ve oynatmaya az kaldı!
    Aklımızı çaldılar ve oynatmaya az kaldı!

    Şenol Morgül yazdı: Aklımızı çaldılar ve oynatmaya az kaldı! "Sanki doğru zamanda ve doğru yere yapılacak küçük bir dokunuş, bir yerlerden sızıp gelecek birikmiş tüm özgürleşme taleplerinin de kıvılcımı olabilecek gibi. Bu kıvılcımın nereden ve ne zaman çıkacağı belli olmaz. Belki bir slogan yeter."

  • Bu gidişatı durdurabiliriz
    Bu gidişatı durdurabiliriz

    TÜLAY HATİMOĞULLARI yazdı - “Henüz hiçbir şey bitmiş değil. Bu ölümcül gidişatı durdurup tersine çevirmek mümkün. Yakın zamanda Gezi’yi ve 6-7 Ekim’i yaşamış, tanıklık etmiş kitleler doğru kanallar açıldıkça akan su gibi yatağını bulacaktır. Hatta bizzat o kanalların açılması sürecinin parçası olacaktır.”

  • Hem gelir hem de servet bölüşümünde adaletsizlik artıyor
    Hem gelir hem de servet bölüşümünde adaletsizlik artıyor

    Mustafa Durmuş'un yeni yazısı: Hem gelir hem de servet bölüşümünde adaletsizlik artıyor "Bu bağlamda, gelir dağılımı adaletsizliğini gösteren bir katsayı olan ve 2014’te 0,391 olan Gini Katsayısı 2015’te 0.397 oldu. Bu haliyle Türkiye, Şili ve Meksika’dan sonra 34 OECD ülkesi içinde geliri en adaletsiz bölüştüren ülke konumunu korudu."

  • Alevler içinde kalan çocukluk…
    Alevler içinde kalan çocukluk…

    Büşra Özçelik yazdı: Alevler içinde kalan çocukluk… " Kadının toplumda güç kazanmasından korkan bir erkek egemen toplumun yaratımı olan bu sözde yurt olan hapishanelerde kız çocuklarımız bu despot siyasanın hastalıklı zihnine mecbur ediliyorlar."

  • Ekonomiyi soğutmanın yolu siyaseti demokratikleştirmekten geçiyor
    Ekonomiyi soğutmanın yolu siyaseti demokratikleştirmekten geçiyor

    Mustafa Durmuş yazdı: Ekonomide, darbe girişimi ve OHAL sonrası ortaya çıkan alarm verici gelişmeler sadece muhalifler tarafından dillendirilmiyor, Hükümet de dâhil olmak üzere diğer kesimlerden de artık ekonominin durumu ve uygulanan politikalarla ilgili yakınmalar giderek artmaya başladı.

  • Onuncu Erkek Kuralı
    Onuncu Erkek Kuralı

    Alper Ard yazdı: Kuralım şu: Karşımdaki kadının bana bireysel olmayan bir tepki verdiği her durumda onun karşısına çıkan onuncu erkek olduğumu hatırlamam gerekiyor.

  • Bir yarayı başka bir yaraya gölge yapmak (Kimseye etmem şikayet)
    Bir yarayı başka bir yaraya gölge yapmak (Kimseye etmem şikayet)

    Şenol Morgül yazdı: “Bu şarkının çok hüzünlü bir hikayesi var” derler, doğrudur, ama benim hikayem başka; ben yıllardır bu şarkıyı, ülkesini terketmek zorunda kalmış bir bestakarın kendisini, ailesini ve halkını bekleyen karanlık geleceğe dair duygularla bestelediği bir şarkı olduğunu hissederek çalıp söylüyorum. Öyle hissediyorum çünkü!

  • Tepedeki sır fısıltı, Sevgi Soysal
    Tepedeki sır fısıltı, Sevgi Soysal

    Nilgün Yılmaz, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü için yazdı: Düş kurmanın gizini kadınlığa hapseden Sevgi, gerçeğe nispet edercesine sancılı düşlerinden bahseder. Yitip giden, tıkanmış bir ruhun dolambaçlı yollarının haritasını çizer ve sizi bu yolda yürüyüşe heveslendirir.

  • Küresel kriz ve Ortadoğu
    Küresel kriz ve Ortadoğu

    TÜLAY HATİMOĞULLARI yazdı… “AKP/Saray Kürt kartını ve iç/dış siyasette savaş politikasını iç siyaseti dizayn etmek için de kullanıyor. Kurmakta olduğu faşist rejime geniş bir kitle desteği sağlayabilmek için “düşman” üretiyor. Milliyetçiliği yükseltip siyasal İslam ile destekleyerek kitle tabanını konsolide etmek istiyor.”

  • Trump (2): Faşist mi, ırkçı bir popülist mi?
    Trump (2): Faşist mi, ırkçı bir popülist mi?

    Mustafa Durmuş'un yazısı: Trump (2) Faşist mi, ırkçı bir popülist mi? "Klasik Avrupa faşizminin ortaya çıkışından, yükselişinden ve yaptıklarından büyük ölçüde Hitler ve Mussolini’yi sorumlu tutarken, bu karakterleri ‘faydalı bir araç’ olarak ortaya çıkartan sosyo ekonomik koşulları göz ardı etmektir."

  • Trump kurtarıcı mı, manipülatör mü?
    Trump kurtarıcı mı, manipülatör mü?

    Mustafa Durmuş'un yazısı: Trump kurtarıcı mı, manipülatör mü? "O halde Amerikan halkı, “şarlatan”, “işe yaramaz”,” ırkçı”,”militarist”, “zorba-faşist”, “kadın düşmanı”, “yabancı / göçmen düşmanı”, “İslamofobik”,” “cahil” ve “yalancı” olarak nitelenen birini niye seçti?"

  • Tuz koktu
    Tuz koktu

    Tuncay Yılmaz yazdı: Böyle bir süreci örgütleyebilecek, yönetebilecek tek güç “Birleşik Direniş Cephesi”dir. Tüm dağınıklığımıza rağmen bu güne kadar gösterdiğimiz kararlılık ve direniş bu tarihsel görevi yerine getirebileceğimizin en büyük işaretidir. Şayet bunu beceremezsek hiç birimiz tarih önünde hesap vermekten kaçamayız.

  • Osmanlı Ocakları, camilere gençlik kolu, AK silahlanma: Kürt halkına karşı iç savaş hazırlığıdır
    Osmanlı Ocakları, camilere gençlik kolu, AK silahlanma: Kürt halkına karşı iç savaş hazırlığıdır

    Ahmet Saymadi yazdı: Otuz yıldır Türkiye’nin en önemli sorunu olan Kürt sorununda; maalesef ‘‘her türlü şiddet aracının devreye gireceği’’ bir süreç başladı. Osmanlı Ocaklarının kurulması, Camilere gençlik kolu, AKP üyelerine silah ruhsatı verilmesi, Kürt hareketini Çöktürme Planının sivil ayağını kurma, kontgerilla yapısını hazırlama çabasıdır.

  • Demokrasi Cephesi hayal mi?
    Demokrasi Cephesi hayal mi?

    Kadir Akın yazdı: Güçlü gibi görünen AKP-Saray iktidarının aslında en zayıf döneminde olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Onu güçlü gibi gösteren karşısında örgütlenmiş bir toplumsal muhalefetin olmayışıdır. Gelecek yılları kazanmak, zifiri bir karanlığa teslim olmamak ancak yan yana gelmekle mümkün.

Popüler Haberler