İstismar yasasına yaş eleştirisi: AKP kendi çocuk tanımını yapmış

Çocuk istismarı yasasında ceza artırımına 12 yaş yaş sınırı getirilmesine CHP ve HDP’den itiraz geldi. Dini saiklerle yapıldığını düşünen HDP’li Kerestecioğlu, “12-15 yaş arası için rıza arama gibi uygulamalara neden olabilir” derken CHP’li Usluer de, “AKP kendi çocuk tanımlamasını yapmış ama dünyada böyle bir tanım yoktur” dedi.

İstismar yasasına yaş eleştirisi: AKP kendi çocuk tanımını yapmış

Çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarına ilişkin 6 bakanlığın çalıştığı kanun tasarısı Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Tasarıya göre suçun 12 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı işlenmesi halinde ceza daha da arttırılacak. Cinsel istismardan mahkum olanlara tahliyeden 5 yıla kadar hadım uygulanabilecek. Cinsel istismar suçu mağdurlarıyla ilgili haberlere de yayın yasağı, erişim engeli getirilebilecek.

’12-15 yaş arası rıza aramaya yol açabilir’

Meclis Adalet Komisyonu’nda bu hafta görüşülüp, gelecek hafta Meclis Genel Kurulu’na getirilerek yasalaşması beklenen tasarıya, muhalefet cephesinden eleştiriler geldi.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre, HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, 12 yaşla ilgili kriterin hukukta yeri olmadığını ve dünyada benzer uygulamasının bulunmadığını belirterek, “Dini esaslara göre düzenleme algısıyla yapıldığını düşünüyorum” dedi. Hukuka göre 18 yaş altı çocuksa düzenlemenin de bu şekilde yapılaması gerektiğini belirten Kerestecioğlu, şöyle devam etti:

“15-18 yaş arası için bazı ülkelerde akran, gençlik hukuku gibi uygulamalar var. Ama bu sadece akranlar arası konular için. 12 yaşın hukuki karşılığı yok ama 12 yaş altı için müebbet gibi düzenleme yapmak 12-15 yaş arası için rıza arama gibi uygulamalara neden olabilir. Çocuk yaşta evliliklerin yaygın olduğu ülkemizde ciddi bir tehdit olabilir.”

‘Ceza arttırımı değil önleyici tedbir alınmalı’

30 yıllık avukatlık mesleğinde ceza arttırımının suçu önlediğini görmediğini söyleyen Kerestecioğlu, önleyici tedbirlere ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti.

Cinsel istismar suçlarında müebbet cezası öngörülürken bu suçtan mahkumiyet almış kişilerin sonrasında çocuklarla çalışma yasağının 5 yılla sınırlanmasına anlam vermediğini belirten Kerestecioğlu, “Asıl bunun ömür boyu olması lazım. Çocuğu istismar eden kişi hayat boyu çocukların bulunduğu hiçbir kurumda çalıştırılmamalı” dedi.

Kerestecioğlu, “Çocuğun üstün yararı” denilerek getirilen yayın yasağına da mesafeli yaklaştı.

Bu düzenlemenin başta Ensar Vakfı olmak üzere kayıtlı ve kayıt dışı kimi vakıflarla ilgili yayın yasağı getireceğine dikkat çeken Kerestecioğlu, “Yayın yasağında basın özgürlüğü, bazı kurumların özellikle kayrılması ve araştırılmaması ile çocuğun üstün yararı dengelenmeli” diye konuştu.

‘Hadım popülist bir ceza’

Tasarıdaki en iyi uygulamanın çocukların bir kez ifade vermesi olduğunu belirten Kerestecioğlu, hadımı ise “popülist bir ceza” olarak nitelendirdi. Kerestecioğlu, “Hadi hadım uyguladınız. Hadımla cisim sokmayı engelleyebiliyor musunuz? Hormon dengesi azaltıldığında zihnini tedavi etmiş oluyor musun? Bir de hadımda kişi gönüllü ve istek göstermiyorsa başarılı olma şansı çok az” dedi.

Türkiye Psikiyatri Derneği’nin “Cinsel taciz ve istismara zemin hazırlayan toplumsal değerler, cinsiyet eşitsizliğine müdahale edecek kapsamlı politikalar geliştirilmeli” şeklindeki görüşüne katıldığını belirten Kerestecioğlu, alınması gereken tedbirler için şu önerilerde bulundu:

“Kamu duyarlılığının arttırılması, mağdurun adalete erişimi her şeyden önemli. Çocuğun güçlendirilmesi temel hedef olmalı. Bir düğmeyle çocuğun ulaşabileceği, onun dilinden merkezler olmalı. Eğitim kurumlarında çalışanlar denetlenmeli, güncelleme eğitiminden geçirilmeli. Çocuk doğumdan itibaren çocuk hekimi, eğitim uzmanı tarafından sürekli izlenmeli. Mahalle düzeyinde sosyal hizmet uzmanları takipte olmalı.”

‘Çocuk hakları bakanlığı kurulmalı’

Çocuk Hakları Bakanlığı kurulması için Meclis’e kanun teklifi verdiklerini anımsatan Kerestecioğlu, “Her türlü adli ve idari işlemde çocuğun yararını önceliklendirecek, bütün ilgili kurumların da bu esasla çalışmasını sağlayacak, çocuk haklarını ve çocuğa yönelik hizmetleri bütüncül bir biçimde ele alacak, planlayacak ve çocuk haklarının hayata geçirilmesini sağlayacak bir bakanlık teşkilatına ihtiyaç var. Böylece, hizmetler arasında boşluklar doğması engellenmiş olacaktır” dedi.

‘AKP kendi çocuk tanımlamasını yapmış’

CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer’in de tasarıya dönük ilk itirazı 12 yaş sınırı ile ilgili oldu. Usluer, şunları söyledi:

“Hukuken de tıbben de 18 yaş altı çocuktur. Burada çocuk yaşının 12 altına çekilmesi üzerinde durmak gerek. Taciz ve istismarda en ağır cezaları 12 yaş altı için öngörüyor. Bu demek ki 12-13 yaş arası evlilikler de çocuk evliliği olmayacak. 12 yaş altı diye sınır getirilmesi 12 yaş üstünü erişkine çeviriyor. 18 yaş altında rıza yoktur, kabul yoktur, baskı vardır, korku vardır, şiddet vardır. Buradaki yaş kriteri tehlikeli bir tanımlama. AKP kendi çocuk tanımlamasını yapmış ama dünyada böyle bir tanım yoktur.”

‘Gizlilik kararı çocuk için mi suçlu için mi?’

Cinsel istismar olaylarına getirilen yayın yasağının da açıklanabilir yanı olmadığını söyleyen Usluer, “Aksine bunu yapan insanlar teşhir edilmelidir. Teşhir etme de bir caydırma yoludur, bu da bir cezadır. ‘Çocuğun yüksek yararı’ deniyor ama sınırı ne? Mahkemelerdeki gizlilik kararı çocuk için mi suçlu için mi? Sadece çocuğu saklamıyorsunuz, asıl mahkemeyi yasaklayarak suçluyu saklıyorsunuz” şeklinde konuştu.

Kimyasal hadımın tartışılabileceğini ama bir hekim olarak farklı baktığını söyleyen Usluer, “Islah etmenin yolu cezayı bireyselleştirmek değil. Kimyasal hadımla sorunu, cezayı bireyselleştiriyorsunuz. Halbuki bu toplumsal sorun bunu toplumsal özellikleriyle tartışmamız lazım” dedi.

‘Cambaza bak ile gerçekler kaçırılıyor’

Cezaların arttırılmasına karşı olmadıklarını ama önceliğin önleyici tedbirler olduğunu belirten Usluer, şöyle devam etti:

“Okulların, yurtların tarikatlara devrini sağlayan koşulları tartışmalıyız. Karaman’da çocuklara tecavüz yaşandıysa tarikatların elindeki yurtların devlet kontrolüne girmesini konuşmalıyız. Burada ‘cambaza bak’ olayı var. Cambaza baktırarak gerçekleri toplumun gözünden kaçırmaya çalışıyorlar. Bugün Türkiye’de cinsel istismar, taciz arttıysa, kadınların bedenleri üzerinden söylemler ve şiddet arttıysa bunun nedenleri hükümetin kendisini cemaat ve tarikatlar üzerinden yapılandırmasıdır. Eğitimi çağdaş, bilimsel formata çevirmeliyiz.”

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler