İş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin yüzde 98’i sendikasız!

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, iş cinayetleri ile ilgili yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, yaşamını yitiren işçilerden yüzde 98'i sendikalı değil.

İş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin yüzde 98’i sendikasız!

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin yüzde 98’inin sendikasız olduğunu bildirdi.

İşçilerin yüzde 98’i sendikalı değil

Evrensel’den Fırat Turgut’un haberine göre; İSİG’den yapılan açıklamada iş cinayetlerinin en çok esnek, kuralsız çalışmanın temel olduğu ve iş güvencesinden mahrum işyerlerinde yaşandığı bildirildi. Bu çalışma koşulları nedeniyle 2017 yılında şu ana kadar 1800’ü aşkın işçinin hayatını kaybettiği dile getirilen açıklamada, “Sadece 38 işçinin sendikalı olduğu bilgisini teyit edebildik. Yani ölen işçilerin yüzde 98’i örgütsüz! Oysa ki; işçi sağlığı iş güvenliği alanı da işyerindeki diğer alanlar gibi etkin müdahale ve mücadelenin ancak toplu sözleşme yoluyla gerçekleşebileceği bir alan” dendi.

En fazla iş cinayeti inşaat ve tarım sektöründe

Sendikanın ve toplu sözleşmenin olmadığı yerde iş kazaları ve iş cinayetlerinin çok sık yaşandığı belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

“En fazla iş cinayetinin yaşandığı inşaat, tarım ve taşımacılık gibi sektörler aynı zamanda sendikal örgütlülüğün de en düşük olduğu sektörlerin başında geliyor. Örneğin sendikalaşmanın en düşük olduğu iş kolu yüzde 2.9 ile inşaat. Bu örgütlülüğün büyük çoğunluğu ise kamuda. Ancak her yıl inşaatlarda yaşanan ölümler bütün iş cinayetlerinin dörtte birini oluşturmakta.”

Eylemlerin sadece yüzde 6’si işçi sağlığı üzerine

Emek Çalışmaları Topluluğunun verilerine göre 2016 yılında gerçekleşen 420 işçi eylemi içinde işçi sağlığı ve iş güvenliği nedeniyle yapılanların oranının yüzde 6 olduğu aktarılan açıklamada şu istatistiklere de yer verildi:

“Bu oran taşeron işçilerinin eylemlerinde daha da artıyor ve eylemlerin yüzde 12’sini oluşturuyor. Buna rağmen işçilerin en temel sorunlardan birisi olan işçi sağlığı ve güvenliği alanı sendikalar açısından etkin bir mücadelenin sürdürüldüğü alan değildir. Ölen işçilerin yüzde 2’sini oluştursa bile sendikalı işçilerin ölmesi, sendikaların bu alanı yeterince önemsemediğini ve sendikalı işyerlerinde dahi işçi sağlığı ve güvenliği kurallarının ve toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sorunlar olduğunu işaret etmektedir.”

Ölen işçilerin büyük bir kısmı taşeron işçi

İş cinayetlerinde net bir oran olmamakla birlikte ölen işçilerin çok büyük bir kısmının taşeron başta olmak üzere güvencesiz istihdam edildiği kaydedilen açıklama şöyle devam etti:

“Bu noktada Bakanlığın önümüzdeki günlerde tamamlanacağını söylediği ve kamudaki taşeron işçilerine ‘kadro’ olarak sunulan ‘özel sözleşmeli personel’ statüsünün soruna çözüm olmayacağı aşikardır. Gerçek anlamda bir istihdam artışı olmayan bu durum dahası, iş gücü piyasasında ucuz ve örgütsüz emeği daha da yaygınlaştırarak iş cinayetlerinin de artmasına neden oluyor.”

‘Sendikal Örgütlenme üzerindeki baskılara son verilmeli’

OHAL döneminde her türlü işçi eyleminin engellenmeye çalışıldığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bu durum işyerlerine de yansıyarak işçilerin baskıcı çalışma koşullarına boyun eğmesi ve haklarını savunamamasını da beraberinde getirdi. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dile getirdiği ‘İşverenlerin önünü açan OHAL uygulaması’ fiilen sendikaları işlevsiz hale getirmeye başladı. Bu baskı ortamı da OHAL ile beraber iş cinayetlerini yüzde 10 artırdı.”

Açıklamada Sendikal örgütlenme özgürlüğü üzerindeki baskılara son verilmesi istendi.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler