İnsan Hakları İzleme Örgütü: Afrin’de yağmacılık çığrından çıktı

İnsan Hakları İzleme Örgütü Yetkilisi Fakih: Silahlı gruplar Afrin’de çığrından çıkmış durumdaki yağmacılığa son vermeli.

İnsan Hakları İzleme Örgütü: Afrin’de yağmacılık çığrından çıktı

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) yaptığı açıklamada, Afrin’de Türkiye’nin öncülüğünü yaptığı askeri operasyonlardan kaçan bazı sivillerin Suriye hükümeti kontrolündeki  bölgelere girişinin hükümet güçleri tarafından engellendiğini belirtti. Rapora göre siviller yiyeceğin, temiz suyun ve tıbbi malzemelerin yetersiz olduğu bölgelerde sıkışmış durumdalar. Örgütten yapılan açıklamada, “Suriye hükümeti yetkilileri bu durumdan etkilenen sivillerin özgürce hareket etmelerine ve yardıma erişmelerine olanak tanımalıdır” denildi.

‘ÖSO yağması durdurulsun' çağrısı yapıldı

Açıklamada ayrıca, Türkiye güçleri ile birlikte hareket eden silahlı ÖSO gruplarının Afrin kentinde ve civarındaki köylerde yağmacılık yaparak ve sivillerin mülklerini tahrip ederek, bu bölgelerdeki sivillerin durumlarını daha da kötüleştirdiğini belgelediği belirtild. İnsan Hakları İzleme Örgütü, “Afrin’in kontrolünü elinde bulunduran Türkiye güçleri ve hükümet-dışı silahlı gruplar yağmacılığı durdurmalı ve verilen hasarın sorumlularından hesap sormalıdır” dedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Ortadoğu Direktör Yardımcısı Lama Fakih de, “Türkiye güçleri ve hükümet karşıtı silahlı gruplar Afrin’de çığrından çıkmış durumdaki yağmacılığa ve sivillerin mal mülklerini  tahrip etmeye son vermeli, hükümet güçleri ise kaçmaya çalışanları engellemekten vazgeçmeli” dedi.

Yiyecek ve su az, elektrik yok

Rapora göre sağlık görevlileri ve kaçmayı başaran Afrinliler, İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne hükümet kontrolü altındaki bölgelerdeki ve Afrin’in Türkiye ve Türkiye’nin müttefiki olan silahlı grupların kontrolü altında bulunan bazı köylerindeki durumun vehametini anlattılar.
Bazıları herhangi bir barınağın bulunmadığı tarlalarda, açık havada uyuduklarını, yiyeceksiz kaldıklarını ve temiz suya erişim olanağı bulamadıklarını anlattı.

Civardaki bir köye kaçmış Afrinli bir kadın, kendisinin de, orada bulunan diğer herkesin de çok az yiyeceklerinin olduğunu, suya düzenli erişimlerinin bulunmadığını ve elektrik ve tıbbi yardımın ise hiç olmadığını söyledi. Gerçek adı kendi güvenliği için gizlenen Leyla “Hiç ekmek yok” dedi ve ekledi: “Bulgur yiyoruz, elektrik için jeneratör kullanıyoruz. Hamileyim ama ne ilaç var, ne de gidebileceğim bir hastane.”

Bir doktor ise İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne, diğer meslektaşlarıyla birlikte kentten Tel Rıfat yakınlarındaki Şahba mıntıkasına kaçtıklarını, burada yok denecek kadar az tıbbi malzeme bulunduğunu, ilaçları ve tıbbi ekipmanı geride bırakmak zorunda kaldıklarını anlattı. Yerlerinden edilmiş insanlar için bir saha kliniği kurduklarını ancak ihtiyacı karşılayamadıklarını söyledi. “Bu dağ başında suyumuz yok, yiyeceğimiz yok, kapasitemiz yok” dedi.

Suriye hükümeti de egel oluyor

Raporda, üç farklı kişiden alınan bilgiye göre, binlerce insan başlangıçta hükümet kontrolü altındaki Halep şehri ile Nubul ve Zahra kasabalarına ulaşmaya çalıştıkları ancak Nubul ve Halep’in girişindeki kontrol noktalarını tutan hükümet personeli giriş için 500 bin Suriye Lirası’na (1000 Amerikan Doları) varan miktarlarda para talep edildiği belirtildi.

Raporda, “İnsan Hakları İzleme Örgütü, Savaş hukuku uyarınca çatışmanın tüm taraflarının, sivillerin sürmekte olan çatışmalardan kaçmalarına ve insani yardıma erişmelerine izin vermeleri gerektiğini söyledi” denildi.

‘Evim yağmalandı, hiçbir şey kalmadı’

Raporun öne çıkan diğer noktaları şöyle:

“Afrin’den kaçan insanlar Türkiye güçleri ile birlikte kente giren silahlı grupların, sivillerin mallarına zorla el koyduğunu, bazı vakalarda buralarda yaşayan insanları ölüm veya şiddet uygulamakla tehdit ettiklerini anlattı. Leyla, ‘bir aracı, bir traktörü aldıklarını kendi gözlerimle gördüm’ diyor, ‘bir iş için lazım’ dediler, ama sonra bir daha görmedik... Evim bile tamamen yağmalandı. Mobilyalar, kristaller, hepsi kırıldı, döküldü, para (alındı)... Hiç bir şey kalmadı’ Leyla, bulunduğu bölgedeki yağmalamadan ve sivil mallarının tahribatından sorumlu grupların Ceyş el Şarkiye ve Fetih Ordusu olduğunu belirtti. Bu grupların, isimlerini faaliyette bulundukları bölgelere sprey boya ile yazdıklarını söyledi”

Savaş hukuku yağmalamayı yasaklıyor

“Ceyş El Şarkiye twitter hesabından üyelerinin o dönemde Afrin’de olduğunu teyit etti. İnsan Hakları İzleme Örgütü Fetih Ordusu’nun Afrin’de olup olmadığını teyit edemedi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Afrin’de canlı hayvanların, yiyeceklerin ve araçların silahlı adamlar tarafından yağmalandığını gösteren, internette paylaşılmış videoları ve fotoğrafları inceledi. Söz konusu silahlı adamların üniformaları ve kollarındaki armalar görgü tanıklarının tarifleri ile örtüşüyor.”

“Uluslararası savaş hukuku yağmalamayı veya özel mallara kişisel kullanım amacıyla zorla el konulmasını yasaklar. Bu tür fiiller, bir bölgeye yönelik taaruz bağlamında yapılsa dahi savaş suçu oluşturabilir. Savaş hukukunun ağır bir şekilde ihlal edilmesine engel olmak askeri komuta kademesi için bir zorunluktur. Ayrıca, kişisel ve özel eşyaların alınması ve tahrip edilmesi yerlerinden edilmiş insanların geri dönüşlerine de engel teşkil eder.”

AKP Hükümetinin talimatıyla TSK ve cihatçı gruplardan oluşan ÖSO güçlerinin, Kürt Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) önderliğindeki özerk idarenin yönetimindeki Halep vilayetinin Afrin ilçesinin kontrolünü ele geçirmek amacıyla düzenlediği harekat 20 Ocak 2018 tarihinde başlamıştı.

18 Mart’ta ise Afrin kent merkezinde kontrolün ele geçirildiği duyurulmuştu.
Birleşmiş Milletler rakamlarına göre, yaşanan çatışmalarda en az 137 bin kişi yerlerinden oldu. 50 bin ila 70 bin civarında insan ise Afrin kentinde kaldı.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler