İçişleri Bakanlığı: Zeki Acar’ın ölümü hukuka uygun

Cizre’de sokağa çıkma yasakları döneminde öldürülen Zeki Acar’a ilişkin ailenin açtığı davada savunma yapan İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği, “Meşru müdafaa sınırları içerisinde hareket edildi” diyerek ölümün hukuka uygun olduğunu öne sürdü.

İçişleri Bakanlığı: Zeki Acar’ın ölümü hukuka uygun

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 ile 2 Mart 2016 tarihleri arasında ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında, yasaktan 8 gün önce böbrek rahatsızlığından dolayı askerlikten çürük raporu alarak kentteki ailesinin yanına dönen Zeki Acar vurularak yaşamını yitirenlerden birisiydi. 

Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, tarafından hazırlanan soruşturma dosyasında, “örgüt üyesi” olarak gösterilen Acar için, Özgürlükçü Hukukçular Platformu’na (ÖHP) bağlı avukatlar geçtiğimiz yıl Mardin 1’inci İdare Mahkemesi’ne, İçişleri Bakanlığı hakkında dava açılması için başvuruda bulundu. Acar’ın en temel haklarının idarenin sorumluluğunda ihlal edildiğini belirten ve 800 bin TL maddi ve manevi tazminat talep eden avukatlar, olayda kusuru olan ilgili güvenlik güçleri hakkında ise, idari soruşturma başlatılmasını istedi. 

Acar’ın öldürülmesi ‘hukuka uygun’

Soruşturma dosyasında yer alan ifade tutanakları, otopsi raporu ve hastane evraklarının delil olarak gösterildiği başvuruya ilişkin, İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği, davanın reddini talep etti. Tanık ifadeleri gösteren Bakanlık Müşavirliği, Acar’ın “örgüt üyesi” olduğunu ileri sürdü. Kolluk güçlerinin “hukuka uygun” davrandığının belirtildiği savunmada, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan dosyada da yer alan, “meşru müdafaa sınırları içerisinde hareket edildi” öne sürdü. 

‘Evi küsmesi akla uygun gelmemekte’

Yapılan başvurunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunan İçişleri Bakanlığı Müşavirliği, Acar’ın askerlikten çürük raporu alarak eve döndükten sonra kuzeninin yanında çalışmaya başlamasını ise “mantıklı” bulmadı. Bakanlık savunmasında şu ifadelere yer verdi: “(…) Bir hususu daha belirtmek gerekir ki dava dilekçesinde davacı vekili müteveffanın böbrek rahatsızlığından dolayı askeriyeden çürük raporu alarak eve döndüğünü, elektrikçi yanında işe başladığını ve babasından para istediğini ve babasının parası olmadığını söylemesi üzerine küsüp evi terk ettiğini iddia etmiş olması akla ve mantığa pek uygun gelmemektedir.”

‘Evde istirahat etmesi gerekiyor’ 

Çürük raporunun, “çatışmalarda yer almak amacıyla” alındığını ima eden Müşavirlik, savunmasının devamında şunlar öne sürdü: “(…) Şöyle ki müteveffa askerden çürük raporunu her nedense çatışmalı bir sürecin yaşandığı dönemde almış olup bu durumda insanın aklına ister istemez çatışmalarda yer almak amacıyla mı böyle bir yola tevessül etti, şeklinde bir istifham yaratmaktadır. Ayrıca çürük raporu alarak eve dönen birinin istirahat etmesi gerekirken eve döndüğü günden 3 gün sonra işe girmiş olması, böbreklerinin çalışmamasını da göz önünde bulunduracak olursak pek mantıklı gelmediği gibi babasının kendisine para vermemesini ileri sürerek babasına küsüp sırra kadem basması da yaşı göz önünde bulundurulduğunda yaşına uygun olmayan çocukça bir davranış olduğu içindir ki inandırıcı olmaktan çok uzaktır. Bu sebepler müteveffa ile ailesi arasındaki rabıtanın kopmuş olmasının asıl sebebi olarak müteveffanın örgüt adına çatışmalarda yer almak maksadıyla ailesinin yanında ayrılmış olma ihtimalini akla getirmektedir.” 

‘Uzun lafın kısası…’

“Zira bir kişinin idarenin bir fiilinden dolayı gördüğü her zarar idarenin sorumluluğunu doğurmaz” diyen Müşavirlik, tazminata ilişkin verdiği yanıtta ise, şunları savundu: “İdarenin tazminat borcunun doğabilmesi için, zarar gören kişinin bir hakkının veya meşru bir menfaatinin ihlal edilmiş olması gerekir. Zarar, tamamıyla zarar görenin kendi fiili olabilir. İşte ortaya çıkan zarar bakımından illiyet bağı kesilmiştir, böyle bir durumda idarenin sorumluluğu bütünüyle ortadan kalkar. Uzun lafın kısası şayet idari eylem ile zarar arasında kanunun aradığı uygun illiyet rabıtası kurulamıyorsa ortada idareye atfedilecek ve idarenin mesuliyeti sunucu doğuracak bir kusur yoktur.” 

Savunmada ayrıca, vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması talep edilmesi dikkat çekti. 

Mezopotamya Ajansı

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler