'HDP'ye seçim sandığı engeli'

AK Parti ile MHP’nin ortak imzasıyla Meclis’e sunulan kanun teklifi, siyasi partilerin ittifak yapmasına yasal zemin sağlamanın yanı sıra seçim sandıklarıyla ilgili muhalefet partilerinin aleyhine önemli düzenlemeler içeriyor.

'HDP'ye seçim sandığı engeli'

Nergis Demirkaya’nın Gazete Duvar'da yayımlanan haberine göre, AK Parti-MHP ittifak teklifinde bazı düzenlemeler sandık güvenliği tartışmasına yol açtı. HDP’nin YSK Temsilcisi Avukat Mehmet Tiryaki, güvenlik gerekçe gösterilerek sandıkların taşınarak birleştirilmesinin doğrudan HDP’yi hedef aldığını söyledi. CHP’nin YSK’daki Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu ise değişikliklerin AK Parti’nin son 4 seçimde YSK’dan istediği hususlar olduğuna dikkat çekerek “Bütün bunların anlamı sandıkların başına güvenlik güçlerini getirip siyasi partileri uzaklaştırmak” dedi.

AK Parti ile MHP’nin ortak imzasıyla Meclis’e sunulan kanun teklifi, siyasi partilerin ittifak yapmasına yasal zemin sağlamanın yanı sıra seçim sandıklarıyla ilgili de önemli düzenlemeler içeriyor. Sandıkların birleştirilerek taşınması, mühürsüz zarfların geçerli sayılması, sandık başkanlarının sadece kamu görevlileri arasından seçilmesi ve sandık başkanı ve üyelerine ait olan güvenlik görevlisi çağırma yetkisinin seçmene de verilmesi tartışma konusu.

‘Sandık taşıma doğrudan HDP’yi hedef alıyor’

HDP’nin YSK Temsilcisi Avukat Mehmet Tiryaki’ye göre sandıkların taşınarak birleştirilmesi HDP’nin yüksek oy aldığı bölgelerle ilgili. Seçim dönemlerinde YSK’ya güvenlik gerekçe gösterilerek getirilen sandık taşıma taleplerinin tamamına yakınının doğu ve güneydoğu bölgesindeki seçim sandıklarıyla ilgili olduğuna dikkat çeken Tiryaki, “Bu düzenleme, YSK’nın sandık taşımayla ilgili yerleşik kararlarını ortadan kaldırmak için getirilen bir düzenleme. Doğrudan HDP’yi hedef aldığını düşünüyoruz” dedi.

Sandık kurulu başkanı rahatsızlığı!

Teklifte tartışma konusu olan bir madde de sandık kurulu başkanlarının nasıl belirleneceğiyle ilgili. Mevcut uygulamada kamu görevlileri ve siyasi partilerin önerileri arasından kura çekilerek sandık kurulu başkanı belirleniyordu. Teklifle siyasi partilerin elinden bu hak alınıyor, sandık başkanlarının sadece kamu görevlileri arasından belirlenmesi getiriliyor. İlk kez 2016 yılında YSK’da yer alan HDP’nin, 1 Kasım seçimi ve 16 Nisan referandumunda sandık kurulları için isim bildirmeye başladığını hatırlatan Tiryaki, bu durumdan rahatsızlık duyulduğunu, düzenlemenin de bunu engellemek için bir girişim olduğunu söyledi.

‘Silahlar altında seçim güvenilirliği olmaz’

Teklifte tartışma yaratan bir başka madde ise sandık başına güvenlik güçlerinin çağrılması. Sandık kurulu başkanı veya üyesine verilen bu hakkı artık bir seçmen de kullanabilecek. HDP’nin YSK temsilcisi Tiryaki, sandık başında oy kullanmaya engel bir durum varsa güvenlik çağırmanın sorun olmadığını ama bu hakkın sandık kurulu dışında birine verilmesinin keyfi kullanıma yol açıp sandıkların güvenlik görevlilerince işgaline yol açabileceğini söyledi. Tiryaki şöyle devam etti:

“Askeri tesis içine sandık kurulmuyor. Bu güvenlikten dolayı değil. Çünkü bu seçimin güvenilirliği ile ilgili bir konu. Silahlar altında, polis, askerin gözetiminde oy kullanılıyorsa o seçimin güvenilirliği yoktur. O nedenle askeri tesisin içine, karakola sandık kurulamayacağı yasada düzenlenmiştir. Sandık başına güvenlik güçlerinin çağrılmasıyla ilgili genişletilen yetki kötüye kullanılabilecek bir yetkidir.”

Polis geliyor, partiler sandıktan uzaklaştırılıyor

Seçimle ilgili düzenlemelere itiraz bunlarla sınırlı değil. CHP’nin YSK’daki temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, seçim kanununda yapılan değişikliklerin tamamının AK Parti’nin son 4 seçimde YSK’dan istediği hususlar olduğuna dikkat çekti. Bir kısmı yerine getirilen, bir kısmı geri çevrilen bu konuların şimdi kanunlaştırılacağını belirten Yakupoğlu, “Bütün bunların anlamı, sandıkların başına güvenlik güçlerini getirip siyasi partileri uzaklaştırmaktır. Amaç, devleti ve devlet imkanlarını sandığa olabildiğince yaklaştırıp siyasi partileri ve seçmeni uzaklaştırmak” dedi. Yakupoğlu’nun getirilen teklifteki düzenlemelere itirazları şöyle:

Taşıma kriteri yok, keyfilik yaratır: 1 Kasım ve 16 Nisan öncesi İçişleri Bakanlığı kanalıyla bir dizi sandık taşıma talebi geldi. YSK 50 seçmenin altı, taşınacak yerin uzaklığının 5 km altında olması gibi kriterler üzerinden çok az sayıda sandık için birleştirme kararı verdi. Getirilen düzenlemede ise hiçbir şart yok. Bu durumda gelen taleplerin hepsi kabul edilecek. Siyasi partilerin söz söyleme hakkı kalmayacak. Bu da keyfiliğe yol açacak. İktidar devlet gücünü kullanarak sandıkları istediği yerde toplayacak.

16 Nisan’a meşruiyet: Bu 16 Nisan referandumunda YSK’nın aldığı karara meşruiyet kazandırma çabasıdır. Mühür meselesi kullanılmayan oy pusulalarını denetlemek içindir. Mühür kaldırıldığında seçim gerçek anlamda denetlenemez.

Güvenlik güçleri sandık başından ayrılmaz: Bu seçmenin iradesine bağlı kılındığına göre güvenlik güçleri oy verme saatinden bitimine kadar sandık başında kalabilir. Bu düzenleme kimi bölgelerde seçmende oy kullanırken tereddüt yaratabilir.

Sabit sandık seçimin sigortasıdır: Avrupa örneği ile savunuluyor. Bu uygulama seçmen sayısı 2.5 milyon olan bir ülke için olur ama 53 milyon seçmeni olan Türkiye’de sıkıntı yaratır. Bizdeki seçim sisteminin güvenliğinde en önemli sigorta sandığın kımıldamamasıdır. Evet seçmene oy kullandırmak önemli ama seçim güvenliği seçmen iradesinden daha üstün bir haktır. Buna hakların yarışması diyoruz. Seçmene oy kullandırmak için sandığı mobil hale getirmek, sandıkların taşınarak birleştirilmesi seçim güvenliğini tehlikeye atar.

(Duvar)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler