HDP ve HDK Kadın Meclisi: '“Kadınların Kazanımları Yok Edilemez!'

HDP ve HDK Kadın Meclisi, müftülüklere nikah yetkisinin verilmesine ilişkin yasa tasarısına tepki göstererek, bütün kadınları yasa tasarısına karşı durmaya çağırdı.

HDP ve HDK Kadın Meclisi: '“Kadınların Kazanımları Yok Edilemez!'

HDP ve HDK’nin ortak açıklamasında, “Nüfus Hizmetleri Değişiklik Yasa Tasarısı kadınların tüm kazanımlarını; binbir emek ve mücadeleyle elde edilen evlilik, miras, boşanma haklarını gasp edecek bir tasarıdır. Kadınları ve çocukları yasalar nezdinde de güvencesiz kılacak bir tasarıdır. Biz HDP’li kadınlar olarak bu tasarıyı kabul etmiyoruz!” denildi.

HDP ve HDK Kadın Meclisi'nin ortak açıklaması şöyle; 

“Kadınların Kazanımları Yok Edilemez!

Müftülere nikâh yetkisi veren, evlilikle Türkiye vatandaşlığına geçenler için “genel ahlak” kriteri getiren ve sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildiriminin sözlü beyanla yapılmasını yeterli bulan Nüfus Hizmetleri Değişiklik Yasa Tasarısı kadınların tüm kazanımlarını; binbir emek ve mücadeleyle elde edilen evlilik, miras, boşanma haklarını gasp edecek bir tasarıdır. Kadınları ve çocukları yasalar nezdinde de güvencesiz kılacak bir tasarıdır. Biz HDP’li kadınlar olarak bu tasarıyı kabul etmiyoruz!

Saray-AKP hükümetinin kadınlara düşman politika üretme ve yasa yapma süreçleri bu tasarının sunulmasıyla başlamadı. 2015’te Anayasa Mahkemesi üyelerinin resmi nikâh kıymadan dini nikâh kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesini ortadan kaldıran kararı, akabinde 2016 yılında çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşının 15’ten 12’ye indirilmesi girişimi ve şimdi dini makamlar olan müftülüklere nikâh yetkisi verilmesi tasarısı, kadınlara yönelik sistematik bir saldırının göstergesidir.

Bu tasarıyla faşist devlet anlayışı; erken yaşta ve zorla evliliklere teşvik etmek, erkek çokeşliliğinin önünü açmak, kadınları boşanma ve miras hukukunun dışına itmek, kız çocuklarının tecavüz sonrası hamileliklerinde istismarcıların korunmasını ve cezasız kalmasını sağlamak, doğumlarda anne ve bebek sağlığını riske atmak ve “genel ahlak” gibi göreceli ve belirsiz kavramlarla kadın bedenini, cinselliğini ve iradesini denetlemek istemektedir. Çağdaş, demokratik ve cinsiyet eşitlikçi hukuk yerine mezhepçi hukuka referansı olan bu erkek devlet zihniyetini teşhir ediyoruz.

Hafızamız buradadır: Bir zaman önce AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın Avrupa kurumlarından siyasi sermaye kazanmak için Brüksel’de Medeni Kanun’la övündüğünü hatırlıyoruz. Erdoğan, daha düne kadar uluslararası kurumlara, laiklik ilkesinin teminatı olarak bu kanunu gösteriyor, İstanbul Sözleşmesi’ni törenlerle, şenliklerle imzalıyordu. Şimdi Saray-AKP hükümeti bu sermayeyi tüketmiş ya da bu sermayeden umudunu kesmiş olmalı ki kadınların direniş ve mücadeleyle elde ettiği Medeni Kanun’la kazandıkları tüm hakları gasp etmeye çalışıyor, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi gibi altında Türkiye’nin imzasının olduğu uluslararası sözleşmeleri tanımıyor, Anayasa’nın eşitlik ve laiklik ilkesini ihlal ediyor.

Oysa kadın örgütleri ‘Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar İle Boşanma Olaylarının Araştırılması Ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun Raporu’na da aynı şerhi düştü, “bu bir komisyon raporu değil bir hükümet programıdır ve kadınların hakları, mücadelesi ve kazanımlarını yok etmeyi amaçlamaktadır” dedi. Niyet okuma dediler, abartı dediler.

 

Öte yandan ana akım medyada kadınların bu yasa tasarısına yönelik itirazlarının duyurulması engelleniyor, tasarı stüdyolarda erkek erkeğe tartışılıyor, bu haklar için yıllardır mücadele den kadınlar, kadın örgütleri susturulmaya çalışılıyor. Bu zihniyeti reddediyoruz!

Gerçekte kadınların özgür ve eşit olmadığı, kadınların her 3 evliliğinden birinin çocuk yaşta gerçekleştiği, erkek aklının devletin tüm kurumlarına sirayet ettiği bir toplumda kadınların kazanımlarına yönelmektir faşizmin erkek egemen yüzü! Kadın kurumlarının ve kadın sığınaklarının devlet eliyle kapatıldığı, belediyelere kayyum atandığı ve kadın çalışmalarının engellendiği bir coğrafyada kadınları güvencesiz bırakan yasaları önermektir faşizmin erkek egemen yüzü. Binlerce nikâh memurunun olduğu, dini nikâh kıymanın önünde hiçbir engel ve kısıtlamanın olmadığı, belirli bir mezhep dışındaki inançların gündelik ve toplumsal yaşamda ağır ayrımcılıklara uğradığı bir ülkede “din ve vicdan özgürlüğü” diyerek alenen söz cambazlığı yapmaktır faşizmin mezhepçi erkek egemen yüzü!

Bu mezhepçi erkek devlet aklına soruyoruz: Komisyon Raporu’nun bir hükümet programı olduğunu görmediğimizi mi sanıyorsunuz? Binbir emek ve özveriyle kazandığımız haklarımızın elimizden alınmasına susacağımızı mı sanıyorsunuz? Çocuk yaşta ve zorla evliliklere göz yumacağımızı mı zannediyorsunuz? Yoksa‘genel ahlak’ın kimin ahlakı olduğunu bilmediğimizi mi düşünüyorsunuz? Doğum ve sonrasında sağlık hakkımızın ihlal edilmesini görmezden geleceğimize mi inanıyorsunuz? Öyleyse şunu iyi bilin: Siz büyük bir yanılgı içindesiniz!

Isıtıp ısıtıp önümüze getirdiğinizin ne olduğunu biliyoruz, binbir çeşit söz cambazlığıyla “yasada değişiklik” adı altında sahtekârlık yaptığınızın da farkındayız. Hakikaten siz kadınlardan daha akıllı olduğunuza mı inanıyorsunuz!

Kadın milletvekilleri tutuklayıp, onların milletvekilliklerini düşürüp Meclis’te hiç utanmadan önerdiğiniz bu yasalarla kadınların kazanımlarını da gasp etmeyi planlıyorsunuz. Ama biz buna izin vermeyeceğiz. Daha büyük bir direngenlikle, tüm kadınları bu “yasa tasarısı”na karşı durmaya çağırıyoruz.

Kadınların Kazanımları Yok Edilemez!"

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler