HDP Antalya İl Örgütü: Nusaybin’de yeni bir Cizre yaşanıyor

HDP Antalya İl Örgütü, Mardin Nusaybin’in Kuruköy köyünde gerçekleşen operasyonları, işkence ve ölümleri protesto etmek için bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Vicdan sahibi olan herkesi, tüm sivil toplum örgütlerini ‘Nusaybin’de ne oluyor’ diye sormaya çağırıyoruz” denildi.

HDP Antalya İl Örgütü: Nusaybin’de yeni bir Cizre yaşanıyor

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya İl Örgütü binasında gerçekleşen ve birçok sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı basın toplantısında HDP Antalya İl Eş Başkanı İhsan Nergis bir konuşma yaptı. Nergis, son günlerde HDP’ye ve Kürt halkına yönelik saldırıların yoğunlaştığını, köylerin basıldığını ve köylülerin işkenceden geçirilerek katledildiğini söyledi. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürülmesini provokasyon olarak niteleyen Nergis, 90’lı yıllarda uygulanan katliam politikalarının Kuruköy’de kendini tekrar gösterdiğini ve ülkenin Nazizm süreci yaşadığını belirtti.

Nergis’in ardından HDP İl Eş Başkanı Songül Şavklı tarafından okunan basın açıklamasında Nusaybin’den hastaneye ulaşabilenlerin vücutlarında işkence izlerine rastlandığını ve Nusaybin’de yeni bir Cizre yaşandığı belirtildi.

Kamuoyunun ‘Nusaybin’de neler oluyor’ sorusunu sormaya davet edildiği açıklamada, “AKP böyle bir süreçte referanduma gitmek istiyor ama referandumdan ‘hayır’ da çıksa evet de çıksa gidicisiniz. Bu toplumun feraseti ve vicdanı güçlüdür. 16 Nisan’da hepimiz şahitlik edeceğiz ki, hem de anlamlı bir farkla ‘hayır’ çıkacak” denildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

90’lı yılları aratmayan, hatta bazı yerlerde 90’lı yıllara rahmet okutan OHAL uygulamaları ve zulüm politikalarıyla kaşı karşıyayız. Nusaybin’den hastaneye ulaşabilenlerin vücudunda ağır işkence izlerine rastlanmaktadır. Okuma yazma bilmeyen kadınlara, ne olduğunu bilmedikleri belgeler imzalatılmaktadır. Milli Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanına soruyoruz, köyden çıkmak isteyenlere neden izin verilmemektedir. Çıkışı kabul edilmeyenlere imzalattırılmak istenen kağıtların içeriği nedir? Unutulmamalıdır ki Cizre toplumun belleğine kazınmıştır. Nusaybin’de yeni bir Cizre yaşanıyor.

Cizre’de sokağa çıkma yasağı sona erdikten 3 ay sonra yasalaşan bir paketle Cizre olaylarının sorumlularına dokunulmazlık zırhı getirildi. Hukuktan kopmuş, insanlık dışı uygulamalara imza atmış komuta kademesine askerlere dokunulmazlık getirerek 15 Temmuz’un alt yapısını oluşturdunuz. O gün haziran ayının başında Cizre’yi Nusaybin’i, Sur’u bu hale getiren askeri personele dokunulmazlık getirerek iktidar darbenin zeminini hazırladı. Askere dokunulmazlık getirenler, ondan 10 gün önce de HDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldırmakla meşguldü.

AKP böyle bir süreçte referanduma gitmek istiyor ama referandumdan ‘hayır’ da çıksa evet de çıksa gidicisiniz. Bu toplumun feraseti ve vicdanı güçlüdür. 16 Nisan’da hepimiz şahitlik edeceğiz ki, hem de anlamlı bir farkla ‘hayır’ çıkacak.

Aynı geçen yıl Cizre, Sur, Silopi gibi olayların bir kara delik olduğunu başta da bu olayların çatışmaların sorumlularını yutacağını bir an olsun Başbakan aklından çıkarmamalıdır.

Mardin’in AKP’li milletvekilleri var. Seçim bölgenizde bir köyde işkence uygulanıyor. Bundan haberiniz var mı? Varsa neden susuyorsunuz? Bu zulüm de bu katliamda sorumluluğunuz nedir? Mensubu olduğunuz iktidar seçim bölgenizde seçmenlerinizi kurşunluyor ve siz çıt çıkarmıyorsunuz?

Vicdan sahibi olan herkesi, tüm sivil toplum örgütlerini ‘Nusaybin’de ne oluyor’ diye sormaya çağırıyoruz. Her eve neden ayrı ayrı gidilerek işkence yapılıyor? Bütün köyün bütün yetişkin erkekleri neden gözaltında? Kadınlar çocuklarını neden doyuramıyor? Köydeki 5 bin hayvan neden telef olmakla yüz yüze? 2017 Türkiye’sinde oluyor bunlar.

Bu şiddet sarmalı 1 Kasım seçimleri öncesi yaratılmak istenen korku iklimi ile başlamış ve giderek dozu arttırılmıştır. Buna dur demek bu coğrafya da yaşayan tüm halkaların insani sorumluluğudur.

Siyaset alanında da muhalefet herkese saldıran, kutuplaşmayı derinleştiren ve körükleyen AKP iktidarı demokratik siyasete saldırmaya devam ediyor. Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliği alelacele düşürülüyor. Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş’a 5 ay hapis cezası veriliyor. Amed Milletvekilimiz İdris Baluken hastaneden taburcu olur olmaz hemen tekrar tutuklanıyor.

Figen Yüksekdağ partimizin eş genel başkanıdır, irademizdir. Vekilliği ancak halk düşürür, siz siyasi mahkeme kararlarıyla düşüremezsiniz. Bu karar kadın iradesine ve kadınların siyasette eşit temsiliyetine de yapılmış bir saldırıdır.

Tüm kamuoyuna çağrımızdır.

Kürtlerin yaşadığı kentlerde toplu katliamlar yaşanabilir. İnsani duyarlılığımızı yitirmeden yaşam kakının kutsallığı temelinde ses çıkarmalıyız. Tekçi zihniyet ülkenin tamamını tehlikeye sürüklemesine fırsat vermeyelim.

Demokratik Cumhuriyet, Ortak Vatan İçin HAYIR Diyoruz.                                                                                                  

 

 

 

 

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler