HDK'nin Kapital ve Ekim Devrimi sempozyumu başladı

HDK'nın düzenlediği 'Kapital'den Ekim Devrimi'ne, Ekim Devrimi'nden Devrimlere' sempozyumu bugün başladı. Üç gün sürecek sempozyumda ilk gün "Üretim tarzlarının teorisi" ve "Devrimin teorisi" konuşuldu.

HDK'nin Kapital ve Ekim Devrimi sempozyumu başladı

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) ‘Kapital’den Ekim Devrimi’ne, Ekim Devrimi’nden Devrimlere’ sempozyumunun ilk günü başlandı.

HDK Eşsözcüsü Onur Hamzaoğlu, üç aydan beri üzerinde çalıştıkları sempozyumu, “Ekim Devrimi gelecektir. Konuşmacı ve katılımcılarla sosyalist hareketin birikimine bir nebze de olsa katkı sağlamak için bu sempozyumu düzenliyoruz” sözleriyle değerlendirdi. Sempozyuma katılan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, “Ekim Devrimi’nden yüz yıl sonra İstanbul’da Sovyetler’in emanet ettiği sosyalist iktidarı anmak, üzerine konuşmak çok önemli. DİSK Genel Başkanı olarak organizasyonu yapan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Ekim Devrimi, Türkiye ve dünya emek hareketine en büyük armağandı” dedi.

“Üretim tarzlarının teorisi” başlıklı birinci oturumdaki konuşmacıların konu başlıkları ve satır başları şöyle:

Kapital’in kavramları – Özgür Öztürk

– Kapital’i tek bir cümleyle anlatmak gerekirse “sömürü ve artı değerin kanıtı” diyebiliriz. Çünkü sömürü açık değil. Marx ‘gördüğünüze inanmayın’ diyor. Marx analize metadan başlıyor. Bu bir tesadüf değil. Nasıl ki biyolojide konuya hücreden başlanıyorsa Marx için de ‘meta’ sermayenin standart bir hücresiydi. Bu edebi bir benzetme değildi, Marx sermayeyi bir canlı olarak görüyordu.

– Mübadele ilişkilerinde ‘paranın’ ortaya çıkması, yeni çelişkileri beraberinde getirdi. Metanın baştaki değeriyle satılacağı zaman biçilen değer arasındaki fark: Artı değer.

– Sermaye birikimi güçlendikçe, işçiler mülksüzleşecek ancak sermayenin sonu da buradan gelecek.

– Kapital’de ‘ne zaman devrim olacak’ sorusunun cevabı yoktur. Tarihte Ekim Devrimi gibi atılımlar olsa da gerilemeler de olacaktır, 30-40 yıldır böyle bir dönemdeyiz. Ancak krizler, önümüzdeki yıllarda komünist fikirlerin yükseleceğini gösteriyor.

Kapital’in Marksizm’deki yeri – Erkin Özalp

– Kapital, Marksizmin bilimsel temelini oluşturuyor. Marx’ın derdi işçi sınıfının eline bir ‘silah’ vermekti.

– Eğer sermaye varsa, siz istediğiniz reformu yapın yine aynı noktaya gelirsiniz. Sermaye varsa sermaye birikimi de oluşur ve zamanla sermaye sahiplerinin sayısı dahi azalır. Orta sınıf daralmaya başlar. İşçi sınıfına göre görece iyi ücret alan orta sınıf giderek proleterleşir. Wall Street işgali, Yunanistan’daki kemer sıkma politikalarına karşı ayaklanma bunun göstergesi. Latin Amerika’da bu daha önce başladı, sol dünyada eşit paylaşım diyerek ve kemer sıkmaya karşı durarak iktidara geldi.

– Örneğin Venezuela petrol konusunda ulusallaşma, eğitim ve sağlık gibi alanlarda eksikleri gidermeye çalıştı ancak üretim araçlarını kamulaştırmada eksik kaldı. Hatta devrimi destekleyen bir ‘burjuvazi’ olduğu bile düşünüldü. Ekim Devrimi üretim araçlarının özel mülkiyetine son vermesi açısından önemliydi. Özel mülkiyet meselesinin ikinci plana atılması büyük bir hatadır.

Kapital’e giden yolda Marx’ın kaynakları – Melda Yaman

– Kapital sınıf mücadelesinin yanı sıra kapitalizmle mücadelenin önünü açıyor. Biz bunalım gelmesi için bekleyemeyiz. Kapitalizm kendini yeniden üretiyor.

– Kapital’in üç kaynağı var: Alman felsefesi, ekonomi politik ve Fransız sosyalistleri. Ancak Marx aynı zamanda Aristotales’ten faydalanıyor.

Kapital’den Ekim Devrimi’ne – Haluk Yurtsever

– Marx Kapital’de ekonomi politiğin en önemli eleştirisini ve kapitalizmin otopsisini yaptı. Marx’a göre olgular görüldüğü gibi olsaydı bilime gerek kalmazdı… Ancak Marksizmin bilimselliği kimseye ‘kahinlik hakkı’ vermiyor.

– Kapital’in ilk çevirisi Rusça’ya olmuştur. Çarlık sansürü o dönem ‘kimse anlamaz’ diye yasağı gerekli görmemiş ancak kitap Rusya’da Almanya’dan daha fazla satılmıştır.

– Ekim Devrimi henüz komünizme geçiş için hazır olmayan bir toplumda gerçekleşti. Ancak bu bal gibi proleter bir devrimdir. Tek ülkede sosyalizmle karşılaşıldı ve emperyalist okyanus içinde sanayileşmeye çalışıldı. Ekim Devrimi amacına varamadan çözülmüştür ama tarihe pek çok sınıfsal girdisi olmuştur

– İnternet ve elektronik alanlarının gelişmesiyle sermayenin bu alanda fiyat ve değer belirleme kuralı burada işlemiyor.

“Devrimin teorisi” başlığı altında yapılan ikinci oturumda konuşmacıların sözlerinden satır başları ise şöyle:

Marksizmin sınanması olarak Ekim Devrimi – Metin Kayaoğlu

– Geçen yüzyılda hakim olan bir deneyim üzerindeyiz. Ancak gerçekçi olalım ki yenildik. Sosyalist yönetimlerin yıkılmalarında temel sorun üretim güçlerini geliştirmede kapitalizmle yarışamamalarıdır. Marx bence böyle diyordu. Bu anlamda yumurtada kabuğuna sığmayan bir civcivin ince kabuğuna son fiskeyi vurmasıdır devrim.

Kapital’den Ekim Devrimi’ne: Enternasyonalizm, ulusal kurtuluş ve doğu halkları – Sungur Savran

– Bolşeviklerin 8 aylık çabaları 80 yılı etkilemiştir. Yazılmayı bekleyen bir kitaba henüz yeni başlıyoruz.

– Ekim Devrimi işçi, köylü ve ezilen ulusların ittifakıyla kazanılmıştır. Lenin ve parti Müslüman halklara karşı çok esnek davranmıştır. Bu Müslüman halklar bir yüzyıl boyunca sosyalizm için mücadele etmiştir. Federalizm ilkesi Stalin döneminde bile kaldırılmamıştır. Sadece kendi kimliği etrafında mücadele edenler iyi düşünsünler. Ekim Devrimi’nde tüm özgürleşmeler bir aradadır.

100’üncü yılında teorik ve siyasal-felsefi geri planıyla Ekim Devrimi – Metin Çulhaoğlu

– Marksist teori; bilim, felsefe, siyasal pratik ve teorik alan arasında kalın bir çizgi çizemez, reçete sunamaz. Hareketlilik sunar.

– 1917 devrimi nevi şahsına münhasır bir Asyatik devrim değildir, evrensel konumdadır.

Sempozyum, cumartesi ve pazar günleri de devam edecek.

Kaynak: Gazeteduvar

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler