Fındıkta tekelleşme: 10 bin üretici 12 şirkete bağımlı – Orhan Kara

Fındıkta tekelleşme: 10 bin üretici 12 şirkete bağımlı – Orhan Kara

“Yeni Fındık Stratejisi” açıklamasının üzerinden tam beş yıl geçti ve hükümetçe  uygulanan bu strateji, yeniden uzatılmazsa, bu yıl sona erecek.

1-    Hükümetçe, alan bazlı gelir desteği politikası uygulaması süresince, fındıkta destekleme alımları yapılmamıştır.

2013 yılı sezon başında durum

2- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındıkta rekolte tahmininin belli olduğunu bildirerek, “Rekolte tahminimiz, geçen yılın yüzde 26 altında. Fındık üretiminin yüzde 99,2’sini karşılayan 14 ilimizde 484 bin 268 ton fındık üretimi bekliyoruz” dedi. (Giresun rekoltesi 89.637 tondur, geçen yıl ise 110 bin 168 tondu.)

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nden (KMFİB) yapılan yazılı açıklamada, İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile KMFİB tarafından heyet oluşturularak, 2013 ürünü tahmini fındık rekoltesinin 661 bin 540 ton olarak gerçekleşeceği açıklanmıştır.

Giresun Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Demirci,” 2013 yılı tahmini Türkiye fındık rekoltesinin 572 bin 385 ton olarak tespit ettiklerini” ifade etmiştir.

Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar; “Şu anda piyasada bir sürü rakam var. Bizim yaptığımız rekolte tahmini de 570-600 bin ton gibi bir rakam var. Ama 570 bin ton civarında diyebiliriz” demiştir.

Elimizde kesin bir veri olmamakla birlikte, bir Alman firmasının yaptığı rekolte tahmininde 675 bin ton civarında olduğunu öğrendik.

Görüldüğü kadarıyla, bu seneki, Ziraat Odaları’nın tahmini fındık rekoltesi ile diğer kurumların tahmini fındık rekolteleri arasında %28’lere kadar varan farklar var. Birilerinin tahmini rekoltede manipülasyon yaptığı çok ortadadır.

Mayıs 2014 sonu itibariyle gerçekleşen miktar

2013 mahsulü ”Müstahsilden Tacire Satış” kabuklu fındık satışları fındık yetiştirilen yörelerdeki borsalarda tescil edilen miktar (KG) (15 Ticaret Borsası Verileriyle); 648.759.941 Kg. Giresun: 100.930.031 Kg.dır.  http://www.ordutb.org.tr/modul-haber-pazara_inen_kabuklu_findik_-detay-209-1.html. Karadeniz ve İstanbul Fındık İhracatçı Birliklerinin oluşturduğu Sektör Kurulunca bu miktar 653.458 tondur. Yılsonuna kadar da bu miktarın 665.000 tona ulaşması beklenmektedir. Kayıt dışı olarak piyasaya giren fındıklar da dikkate alınırsa, rekoltenin bu miktardan daha fazla olduğu gayet açıktır.

2014 yılı itibariyle kurumlarca açıklanan rekolte miktarları

Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar (10.07.2014), AA muhabirine yaptığı açıklamada, her yıl Türkiye’de fındık rekoltesi ve üretimiyle ilgili çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Kendi bünyelerinde çalışan tarım danışmanlarınca her yıl olduğu gibi bu yıl da rekolte tespit çalışmaları yaptıklarını ifade eden Bayraktar, “Yaklaşık 90 tarım danışmanımız bütün bölgeleri  dolaştı çalışma yaptı, bugün itibarıyla 430 bin ton civarında fındık rekoltesi görünüyor. Rekolte bundan sonra yukarı çıkmaz, aşağı da inebilir. Fındıkla ilgili, fındığın üretim ve toplanması gibi epey bir süreç var” dedi.

Bir süre sonra yeni bir açıklama yapan Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar (22.07.2014), piyasa da spekülasyon oluşturmak amacıyla değil gerçek rekolteyi tahmin edebilmek amacıyla rekoltelerin açıklanması gerektiğini ifade eden Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Başkanı Lütfü Bayraktar, kendi tahminlerini savundu. FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar “Amacımız azı çok, çoğu az göstermek değildir. Amacımız oluşacak arz talep dengesini tahmin edebilmektir. Buna göre bizim tahminlerimiz 450 bin ton civarında bir rekolte beklentisidir. Ancak daha önce ifade ettiğimiz gibi asıl sorun rekoltelerin değişik rakamlar olması değildir. Asıl sorun dünyada tekel olduğu bir üründe Türkiye’nin stoksuz yakalanmasıdır” şeklinde konuştu.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındıkta rekolte tahmininin belli olduğunu bildirerek, “Rekolte, meydana gelen don zararı ve fırtına nedeniyle dökülmeler sonucunda bu yıl da düşük çıkacak. Fındık üretiminin yüzde 98,8’ini karşılayan 14 ilimizde 371 bin 185 ton fındık üretimi bekliyoruz.” dedi.

Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı açıklamasında; “Fındık Rekolte Tahmin Komisyonları tarafından çotanak sayımına göre gerçekleştirilen rekolte tespit çalışması tamamlanmış olup, 2014 yılı rekoltesinin Mart ayında yaşanan don zararının etkisi nedeniyle 2013 yılına göre yüzde 25 azalma ile 411.647 ton olarak gerçekleşeceği ön görülmektedir” denmiştir.

Karadeniz ve İstanbul Fındık İhracatçı Birliklerinin oluşturduğu Sektör Kurulunca açıklanması kararlaştırılan 2014 ürünü rekolte tahmini 514.000 tondur. Kamuoyuna deklare ediyoruz.

Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mehmet  Cirav ise, 2014 yılı tahmini fındık rekoltesinin 600 bin tona yaklaşacağını söylemiştir.

Fındıkta yeni sezona yine rekolte tartışmaları ile giriliyor. Bu tartışma yeni değil. Her sene fındıkla ilgili en az 4 kurumca rekolte tahmini yapılıyor. Ayrıca üretim bölgesindeki oda, dernek, ihracatçı ve üreticiler tarafından farklı rekolte tahminleri yapılır. İhracatçılar rekolteyi yüksek gösterip fiyatın düşük oluşmasını, üretici düşük gösterip, fiyatın yüksek oluşmasını ister. Bunun yanında 1 kg fındığın maliyetinin hesaplanmasında; en önemli veri olarak birim alandaki (dekar) üretim dikkate alındığından, rekoltenin hesaplanmasının doğru yapılması, çok önemlidir.

3- Türkiye, dünya fındık üretiminin yüzde 75’ini tek başına karşılıyor. Son 10 yılın iç fındık ihracat ortalaması 238 bin tondur. Bunun karşılığı (%50 randıman) 480 bin ton kabuklu fındık demektir. Yıllık ortalama 100-120 bin ton kabuklu fındık iç piyasada tüketiliyor. İhracat ve iç tüketim dahil, en az 600 bin ton kabuklu fındığa ihtiyaç vardır.

4- Türkiye, 2012-2013 fındık ihraç sezonunda 301.193  ton iç fındık ihraç etmiştir. Dünya fındık üretim ve ihracatının büyük bölümünü elinde bulunduran Türkiye, ihraç ettiği bu fındık karşılığında 1 milyar 750 milyon 439 bin 804 dolar gelir elde etmiştir. Bu sezon ise, (2013-2014) 10 aylık dönemde 232.382 ton iç fındık ihraç ederek, karşılığında 1 milyar 690 milyon 602 bin 548 dolar gelir elde etmiştir. Geçen sezon ile bu sezonun ihraç rakamları karşılaştırıldığında (10 aylık); elde edilen toplam gelir ile ihraç miktarları arasındaki fark ortadır.

5- Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, fındık rekoltesine göre oluşacak fındık fiyatı, hangi şartlarda piyasada olacaklarını ve kurumun bugün içerisinde bulunduğu durumla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Fiskobirlik’in çok zorlu süreçlerden geçtiğini ancak bugün yeniden fındıkta söz sahibi olacak duruma geldiğini ifade eden FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, borçlarının yüzde 93’ünü ödediklerini söyledi.

Alacaklı üreticilere paralar Ekim ayında 

Bayraktar: “FİSKOBİRLİK’in geçmiş sürecini değerlendirmek istemiyorum. Ancak bugünkü şartlarına bakacak olursak çok önemli bir mesafe kat etti. Her şeyden önce önemli bir borç yükünün altından kalktı. Sadece 2006 yılından kalan üreticiye 14 milyon borcu kaldı. Bu rakam toplam borcumuzun sadece yüzde 7’sini oluşturmaktadır. Dolayısıyla borcumuzun yüzde 93’ü ödenmiş durumdadır. Üreticiye olan borcumuzu da Ekim ayı gibi kapatmayı planlıyoruz. FİSKOBİRLİK çok değil kısa zaman sonra fındıkta yeniden söz sahibi bir kurum olacak ve söyledikleri dikkate alınacak aşamaya gelecektir.”

“FİSKOBİRLİK’in geçen yıl olduğu gibi bu yıl da piyasada peşin parayla olacağını ifade eden Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanayiciye, tüccara ve serbest piyasaya mahkum edilen üreticiye  geçen yıl alternatif oluşturan FİSKOBİRLİK katkı sağlamaktadır. Bu yılda piyasada fiyatları sürekli belirli bir fiyatın üzerinde takip edeceğiz. Geçen sezon piyasada peşin parayla yer aldık. Ancak üretici bazı bölgelerde kısmi olarak bize fındık verdi. Parasını da peşin olarak aldı.

“Bu sezon üreticimizin daha fazla destek vermesini bekliyoruz. Biz üç aşamalı olarak piyasa da yer alacağız. Bunlardan birisi piyasa şartlarının bir kısım üzerinde peşin olarak fındık almak olacak. Üreticinin fındığını gidip peşin para ile harmandan alacağız. Diğer  bir  yöntemimiz ise bir miktar daha yüksek fiyattan zirai girdi alımı ile  fındık alımı gerçekleştireceğiz. Diğer üçüncü yöntemimiz ise emanete fındık almak olacaktır. Geçen sezon FİSKOBİRLİK dışında emanete fındık veren üreticiler mağdur oldu. Çünkü zirai don dolayısıyla piyasada yükselen fiyatlar emanete fındık veren üreticilere yansımadı. Oysa FİSKOBİRLİK üreticileri bu durumdan karlı çıkmıştır.”

Bu yıl oluşacak fındık rekoltesi ve fiyatlarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bayraktar; “Bu aşamada fındık rekoltesini tahmin etmek çok zordur. Çünkü hasat dönemine kadar fındık daima bir risk altındadır. Zirai dondan kurtulan fındık sıcakla yanma riski de taşımaktadır. Fakat bugünkü şartlara göre 450 bin ton bir rekolte beklemekteyiz. Ancak  fındıkta bundan sonraki süreçte çok önemli. Fiyat konusuna gelecek olursak bugünkü piyasa fiyatlarından çok daha yüksek olacağını düşünmüyorum. Fakat fiyatlara üreticinin fındığını pazara azar azar indirmesi de etki edecektir. Üretici direnir ihtiyacı kadar pazara fındık indirirse fiyatlar üretici lehine olumlu olacaktır” dedi.

Zirai dondan dolayı fındık fiyatındaki yükselişten, kurumun (Fiskobirlik) gelir elde etmesi durumunda;  meydana gelen bu gelir ortaklara da yansıyacaktı. Ancak piyasaya satılan fındıklar için böyle bir şey söz konusu değildir.

2007’den sonra fındık piyasasında fazla etkin olamayan Fiskobirlik, mali yapısı nedeniyle zor günler yaşamıştır. Mevcut şartlarla devlet desteği olmadan, fındık piyasalarında etkili ya da yetkili olması beklenemez. Bugünkü imkanlarıyla ve alacağı fındık miktarıyla da, piyasayı etkilemesi mümkün değildir. Öncelikle kurum, 2005 ve 2006 yıllarındaki alımlar sonrası, fındık bedeli ödemelerinden dolayı; ortaklarıyla arasında oluşan “güven” sorununu çözmelidir. Kurumun gerçek sahibi ortaklardır. Bu nedenle de, ortaklarla düzenlenecek toplantılarla, her konuda  ortakların görüş ve düşünceleri alınmalıdır. Kurumun geleceği hakkında da onlar karar vermelidir. Umudumuz ortakların kuruma her türlü desteği vermesi, kurumun da demokratik kooperatifçilik ilkeleriyle yoluna devam etmesidir.

6- 2013 yılında Türkiye 274.657 ton iç fındık ihraç ederek, karşılığında 1.767.276.552 dolar gelir elde etmiştir. İhraç edilen bu fındığın 207.200 tonunu (bedel olarak 1.350.000.000 dolar) yalnızca 12 firma gerçekleştirmiştir. Bu miktarlarda, oransal olarak % 76’lara denk gelmektedir.

7- Bir tarafta çok sayıda ve güçsüz (çoğunluğu 1 ton ve altında fındık üreten) 400 bin dolayında fındık üreticisi; diğer tarafta az sayıda ve güçlü olarak; üretilen fındığın yüzde %50’sini 5 firmanın, % 76’sını ise 12 firmanın alıp-ihraç ettiği bir piyasanın adı, “ Serbest Piyasa” olamaz. İktisat dilinde buna tekelci piyasa denir. Artık serbest piyasa söylemi “komedisine” son verilmelidir.

8- 29-30-31 Mart 2014 tarihlerinde yaşanan zirai don sonrası, Bulancak İlçesi Ziraat Odası Başkanlığı Toplantı Salonu’nda yapılan İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı sonrası bir açıklama yapan Giresun Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Tirebolu Ziraat Odası Başkanı Erim Yaman; “Toplantımızın amacı 29-30-31 Mart tarihleri arasında oluşan don sebebi ile fındıkların yanması ile alakalı olarak ilçe ziraat odaları başkanları ile bir araya geldik. Odalarımızın yaptığı çalışmalar sonucunda belirlenen oranları kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Oluşan don sonucunda 0-100 rakım arası yüzde 25-30 hasarımız mevcut olup, 100-150 rakım arasında yüzde 30-40 arasında, 150-200 rakım arasında yüzde 40-60, 200-250 rakım arasında yüzde 70-90 arasında ve 250 üzeri rakımlarda da yüzde yüz fındıklarımızın yanmış olduğu yapılan incelemeler sonucunda bu karara varmış durumdayız.

9- Bölgede yaşanan don afeti neticesinde fındık üreticimiz oldukça büyük miktarda ürün kaybı yaşamıştır.  Giresun, Ordu ve Trabzon’da kıyı kesimlerde yüzde 10’lardan başlayarak rakıma göre yükselen oranlarda don zararı olduğu ifade edilmektedir. Bu illerde geçimi büyük ölçüde fındık tarımına bağlı olan çiftçilerimiz; bu afet karşısında zararlarını giderme ve tekrar üretim yapabilme gücüne ekonomik olarak sahip değildir. Bu illerimizde zararın yüzde 80’lere ulaştığı ifade edilmektedir.

Don hasarı tespitleri tamamlandı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker;”29-30-31 Mart 2014 tarihlerinde yaşanan don afeti neticesinde, zararın olduğu illerde ve ilçelerde İl-İlçe Hasar Tespit Komisyonları ve tarım sigortaları eksperlerinin hasar tespit çalışmalarını tamamladığını; İl-İlçe Hasar Tespit Komisyonlarınca Bakanlığa bildirilen Ön Afet Bildirim Formlarına göre; dondan etkilenen fındıklıklardaki toplam zarar miktarının alan bazında: 4.251.813 dekar olduğunu, illere göre zararın ise;  Artvin’de 107.800 da, Düzce’de 100.000 da, Giresun’da 1.045.387 da, Gümüşhane’de 7.551 da, Kastamonu’da 14.974 da, Ordu’da 2.238.841 da, Rize’de 3.000 da, Sakarya’da 706 da, Samsun’da 292.616 da, Tokat’ta 5.000 da, Trabzon’da 435.938 da olarak tespit edildiğini” ifade etmiştir.  Ayrıca Bakan Eker; ”Fındıktaki rekolte kaybı, kesin hasar tespit çalışmalarından sonra belli olacak” demiştir.

Bakanlıkça yapılan en son açıklamada; Doğu Karadeniz‘de 29-31 Mart tarihleri arasında soğuk havanın oluşturduğu don olayında TrabzonOrdu ve Giresun illerinde ilk etapta toplam 287 bin 187 üreticiye ait tarım alanlarının zarar gördüğü belirlendi.

Söz konusu 3 ilde yapılan ön tespit çalışmaları tamamlanırken, hasar tespit komisyonlarının çalışmaları ise sürüyor. Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı uzmanları tarafından yapılan incelemeler neticesinde Trabzon‘da 596 köyde 91 bin 193 çiftçiye ait 435 bin 938 dekar fındık, kivi ve çay üretim alanı, Ordu‘da 635 köyde 117 bin 229 çiftçiye ait 2 milyon 53 bin 245 dekar fındık ve kivi üretim alanı, Giresun‘da ise 674 köyde 78 bin 763 çiftçinin 965 bin 785 dekar fındık, çay ve kivi üretim alanının olumsuz etkilendiği tespit edildi.

10- Yukarıdaki duruma göre; Don afeti meydana gelen toplam alanın  % 87’sinin üç ilde (Ordu, Giresun ve Trabzon=3.720.166 da) olduğu görülür. Don afetinin meydana geldiği toplam alanı; Türkiye genelindeki toplam fındık dikim alanlarıyla kıyasladığımızda; %60’a denk geldiği görürüz.

11-2013 mahsulü fındık fiyatlarına bakıldığında, bu yıl fiyatlar Giresun kalite % 50 randımanlı tombul fındık ortalama net 6.32 TL başlamış, sezon içinde 7.00 TL’ye kadar yükselmiştir. Mart 2014 sonunda meydana gelen zirai don afetinden sonra fiyatlar 11.00 TL’ye kadar çıkmış, günümüze gelindiğinde (13.06.2014) ortalama fiyat 9.30 TL. olmuştur.

Fındık piyasasının yarısı yabancıların tekelinde

12- Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2013 yılı verilerinden derlenen bilgilere göre; bundan sonra fındık ihracatının yarısı yabancı şirketlerin kontrolünde olacak. Oltan Gıda’nın satışı ile en fazla ihracat yapan ilk iki firma yabancı sermeyeli oldu. İtalyan Ferrero tarafından satın alınan Oltan Gıda 2013 yılında 76.500  ton iç fındık ihraç ederek 505 milyon 014 bin dolar gelir sağladı. Oltan Gıda, 12 yıldan beri Türkiye’nin aynı zamanda dünyanın en büyük fındık ihracatçısı konumunda. 1984 yılından bu yana faaliyet gösteren Oltan Gıda bundan sonra İtalyan Ferrero sahipliğinde faaliyetlerini sürdürecek.

Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci firması Progıda ise, Türk-Alman ortaklığı ile 1988 yılında kuruldu. Uzun yıllar İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanlığı yapan Ufuk Özongun ile Alman Pisani Rickertsen ortaklığıyla kurulan Progıda, 2011 yılında Singapur merkezli Olam Grubu’na satıldı. Progıda’nın Türkiye’de fındık ihracatı yapan iki şirketi var. Progıda Tarım 2013 yılında 16 bin 937 ton fındık ihracatı yaparak 117 milyon 384 bin dolar gelir elde etti. Progıda Pazarlama şirketi ise aynı dönemde 13 bin 369 ton fındık ihracatı ile 78 milyon dolar gelir sağladı. Singapur sermayeli Progıda’nın toplam ihracatı 30 bin 306 ton fındık ihracatı karşılığı 195 milyon dolar oldu.

Bir başka yabancı sermayeli İtalyan Stelliferi Fındık Gıda Sanayi A.Ş. ise, 2013 yılında 11 bin 141 ton fındık ve 68 milyon 464 bin dolar değerinde ihracat yaptı. İtalyan Ferrero tarafından daha önce satın alındığı ifade edilen Stelliferi de en çok fındık ihraç eden ilk 10 firma arasındadır. Yabancı sermayeli Noor Fındık ise, yabancı sermayeli firmalar arasında en az ihracat yapan firmadır. Sosyal sorumluluk projeleri, sözleşmeli üretim ve kaliteli fındık projeleri ile piyasada yer almaya çalışan Noor Fındık’ın 2013 fındık ihracatı 2 bin 083 ton ve 12 milyon 232 bin dolar değerindedir.

Bu 4 firmanın 2013 yılında ihraç ettiği fındık miktarı 120 bin ton civarındadır.  Toplam ihraç edilen fındığa oranlandığımızda, %43 gibi bir rakama ulaşılmaktadır. Bu firmaların iç piyasaya satışlarını da dikkate alırsak, piyasa paylarının %50’yi geçtiğini rahatça söyleyebiliriz.

13-03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa göre;  Asgari tarımsal arazi büyüklüğü;  dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar iken, bu kanunda 30.04.2014 tarih ve 6537 sayılı kanunla yapılan değişiklikle, asgari tarımsal arazi büyüklüğü; dikili tarım arazilerinde 1 hektara çıkarılmıştır.

 

 

Burada da açıkça görüldüğü gibi, Giresun Merkez İlçedeki fındık bahçelerinin %57,34’ü bir hektarın  (10 da) altındadır. Önümüzdeki süreçte, küçük toprak sahiplerinin büyük bölümü mülksüzleştirilecek. Tarımda şirketleşme yaygınlaşacak. Tarım toprağı belli ellerde toplanacaktır.

TÜİK verilerine göre, Türkiye genelinde 1.088.258 Giresunlu yaşamaktadır. Bunların 383.425 Giresun’da, 704.833 ise il dışında ikamet etmektedir. İl dışında olanların 487.115 İstanbul, 53.407’i Kocaeli’nde ve geriye kalan 164.311 kişide diğer illerde bulunmaktadır. Bu durumda açıkça göstermektedir ki, bu insanlar Giresun’u geçinemediklerinden dolayı, terk etmek zorunda kalmışlardır. Giresun’da “Gurbetçi Üretici “ diye bir kavram vardır. Bunların çoğu kendilerine miras hukuku yoluyla geçen küçük arazi sahipleridir.  Yıllık izinlerini-tatillerini Giresun’da geçirirler, hem de fındıklarını toplarlar. Bir ton ve altında fındık üreten  bu üreticiler ürünlerini bekletmezler. Ağustos-Eylül ayı içinde fındığını  satarak,  esas işlerine ya da yaşadıkları illere geri dönerler. Bu nedenle de,  her iki ayda  piyasaya fazla fındık girdiğinden, fiyatlar olumsuz etkilenir.

14- a)2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Kanun değiştirilerek,  don afetinden zarar gören tüm üreticilerin zararları karşılanmalıdır.

b) Don afetinden zarar gördüğü tespit edilen üreticilerin Bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan ödenmemiş borçları bir yıl süreyle faizsiz olarak ertelenmeli, ayrıca yeniden bir yıl süreyle faizsiz kredi verilmelidir.

c)Eski bahçelerin yenilenmesi ve soğuk hava şartlarına uyum sağlayabilecek, (Fındık Araştırma İstasyonu tarafından geliştirilen Okay28, Giresun Melez vb) tombul fındık kalitesinde ve 20 gün daha geç uyanan fındık çeşitleri teşvik edilmelidir.

d)Günümüzde fındık fiyatlarını “Serbest Piyasa” denen bir avuç tüccar-ihracatçı belirlemektedir. Her şey onların  insafına bırakılmış durumdadır. Üreticiler örgütsüz olduğu için de, ürününe sahip çıkamamaktadır. Bu nedenle de piyasaya müdahale etmeleri çok zordur.

e) Her zaman söylediğimiz gibi bu yılda üreticilere uyarımız, ihtiyaçları kadar fındığı pazara              indirmeleri ve kesinlikle emanete fındık vermemelidirler.

Tüm-Köy-Sen Giresun Temsilciliği adına Orhan Kara

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler