Filistin Solunun siyasi sistemdeki tıkanmaya ilişkin çözüm önerileri

ÇEVİRİ - FHKC Politik Büro üyesi Jamil Mezher ile Gazeteci Rasha Abou Jalal'ın yaptığı röportaj. Mezher: "Biz, bütünleşik bir ulusal strateji geliştirebilecek, diplomatik, hukuki, siyasi, silahlı mücadele ve halk direnişi yöntemlerinin tamamını içeren bütünleşik bir direniş cephesi oluşturulması çağrısı yapıyoruz." Çeviri: SiyasiHaber

Filistin Solunun siyasi sistemdeki tıkanmaya ilişkin çözüm önerileri

Gazeteci ve yazar Rasha Abou Jalal’ın Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Politik Büro üyesi Jamil Mezher ile Gazze'de yaptığı röportajı yayımladı.  İslamcı hareketlerin yükselişi karşısında Arap ve Filistin Solunun düşüşü, Filistin’in İsrail’e karşı uygulaması gereken direniş yöntemleri, Filistin’de bir türlü sağlanamayan iç barış ve yapılamayan seçimler ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) reforme edilmesi gibi pek çok konunun tartışıldığı röportaj Al Monitor'da yayımlandı.

Jamil Mezher: “Filistin’in en büyük Sol partisi FHKC; 1967’deki sınırlarla, Kudüs’ün başkent olduğu bir Filistin devletinin kurulmasını ve Filistinlilerin, İsrail-Filistin çatışmasına ara bir çözüm olarak BM Genel Kurulu’nun aldığı 194 sayılı karar ile 1948'de boşalttığı bölgelere geri dönme hakkını kullanmasını savunuyor. Ancak FHKC, 1948’de işgal edilen Filistin toprakları üzerinde, hiçbir ayrımcılık gözetilmeden bütün vatandaşların eşit olduğu bir Filistin devleti kurulması prensibi üzerine kurulu stratejik çözümden de vazgeçmiş değil.” diyor.

Ropörtajın tamamı şöyle:

Al-Monitor: FHKC 1967’de kuruldu. Hamas ve İslamcı Cihad gibi İslamcı hareketlerden daha eski. Ancak Filistin ve Arap Solunun Arap dünyası üzerindeki etkisi azalırken İslamcı grupların etkisi artıyor. Sizce neden?

Mezher: Bütün dünyada olduğu gibi Arap ve Filistin Solu da objektif nedenlerle bir gerileme içine girdi. Bu da İslamcı hareketlerin Arap dünyasında etki alanını genişletmesine neden oldu. Bu nedenlerin en önemlisi 1991’de Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle dünyada sosyalist sistemin çökmesi. Bu da Filistin’de ve tüm dünyada Solun gücünü ve varlığını olumsuz etkiledi.

Diğer bir neden ABD’nin radikal İslam karşısında Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ılımlı İslamcı ülkeleri desteklemiş olması. Bu da Arap ülkelerinde İslamcı hareketlerin Solcu akımlar karşısında üstünlük sağlamasına neden oldu. Yine de FHKC’nin Filistin halkının değerlerine ve haklarına bağlılığını koruyarak Filistin’de hâlâ merkezi bir güç olarak varlığını sürdürdüğünü düşünüyorum. FHKC’nin popülaritesi ve etkisi Filistin’deki diğer Sol güçlerden çok daha fazla.

Al-Monitor: Filistin’de İsrail-Filistin çatışmasının çözümüne ilişkin farklı yaklaşımlar gösteren iki ayrı grup var. El Fetih bu çatışmayı sonlandırmanın yolunun müzakere ve diplomasi olduğunu savunuyor. Hamas ve diğer İslamcı fraksiyonlar ise silahlı direnişi en doğru seçenek olarak görüyor. Siz bu ikisi arasında nerede duruyorsunuz? Mevcut koşullarda en uygun yöntem size hangisi?

Mezher: Barış müzakerelerinden 23 yıldır hiçbir sonuç alınamadı. Bunda ABD’nin İsrail politikalarını yanlış yönlendirmesinin de etkisi var. Aynı şekilde İsrail-Filistin çatışmasının çözülmesinde silahlı direniş de tek başına başarılı olamadı.

Bu nedenle biz, bütünleşik bir ulusal strateji geliştirebilecek, diplomatik, hukuki, siyasi, silahlı mücadele ve halk direnişi yöntemlerinin tamamını içeren bütünleşik bir direniş cephesi oluşturulması çağrısı yapıyoruz. Bu; İsrail ile uluslararası kuruluşlarda siyasi olarak, uluslararası mahkemelerde hukuki olarak yüzleşerek ve İsrail’in siyasi, ekonomik ve akademik alanlarda boykot edilmesi için yoğun bir şekilde çaba harcayarak yapılabilir. Buna İsrail’in Filistin toprakları üzerindeki işgaline karşı halk direnişi ile ve İsrail’in askeri saldırılarına karşı silahlı direnişle karşı koymak da eklenmelidir. Mücadelede bunların hepsinin ayrı ayrı önemi vardır ve biz bütün mücadele yöntemlerini destekliyoruz. Peki İsrail ile hangi araçlarla mücadele edileceğine nasıl karar verilmeli? Buna, çağrısını yaptığımız ve direniş ve mücadele yöntemlerini ve taktiklerini Filistin halkının çıkarlarına hizmet edecek şekilde yönetme görevini üstlenecek olan birleşik direniş cephesi üzerinden karar verilmelidir. Bu nedenle direniş yöntemlerine tek bir tarafın karar vermesi yerine ulusal birlik ile karar verilmesi çağrısı yapıyoruz.

Al-Monitor: El Fetih ve Hamas arasındaki Filistin uzlaşma görüşmeleri için neler söylemek istersiniz? Uzlaşmanın çift taraflı görüşmelerle sağlanabileceğine inanıyor musunuz? Uzlaşma sağlanamazsa neler olabilir?

Mezher: El Fetih-Hamas görüşmeleri kotalar ve iktidarın ve çıkarların paylaşımı üzerine kurulu. Ciddi ve radikal bir çözüm getirmeyecek. Bu görüşmeler her iki tarafın da kendi istek ve çıkarlarına hizmet etmeyen konulara itiraz etmesini sağladı. Bu nedenle verimsiz toplantılar olarak kaldılar. Biz, bütün Filistinli grupları kapsayan kapsamlı bir ulusal diyalog çağrısı yapıyoruz. Bu şekilde bölünmeyi ortadan kaldırarak belli bir tarafın değil Filistin halkının çıkarlarına hizmet eden ciddi bir anlaşma sağlanabilir.

Bu bağlamda Rusya bizi ve Hamas ve El Fetih de dahil olmak üzere bütün Filistinli grupları Moskova’da bir uzlaşma toplantısı yapmaya davet etti. Ancak biz bunun daha önceki toplantılardan çok da farklı olacağını düşünmüyoruz. Çünkü El Fetih ve Hamas hala bölünmeyi bitirmek için ortaya gerçek bir irade koymuyorlar.

Bütün bunlara rağmen, Filistin’de uzlaşmanın sağlanması ve ortak bir ulusal vizyonun ve ulusal birliği sağlayacak ortak paydaların belirleneceği bir anlaşmaya varılması için başka bir alternatif olmadığını vurguluyoruz. Uzlaşmanın sağlanamaması daha fazla ayrışmayı ve bölünmeyi getirir, iç politikanın ve ekonomik durumun daha da kötüleşmesine yol açar.  Bu da, politik bir sorun olduğunu düşündüğümüz elektrik krizi gibi, günlük hayatı etkileyen krizlerin artması anlamına gelir.

Al-Monitor: 2006’dan beri Filistin halkı demokratik bir genel seçimde oy kullanamadı. 8 Ekim 2016’da Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da yerel meclis seçimlerini yapma girişimi başarısız oldu. Filistin topraklarında genel ve yerel seçimlerin ve başkanlık seçiminin yapılmasının önemi nedir? Neden 2006’dan beri seçim yapılamıyor? Seçim süreçlerinin dondurulması Filistin halkını nasıl etkiliyor?

Mezher: Seçimler Filistin’de siyasi sistemin yenilenmesi ve Filistin liderliğine taze kan getirilmesi için önemli ve gerekli. Seçimler aynı zamanda 2011 Kahire Anlaşması’yla mutabakata varılan konulardan biri. Seçimlerin yapılması insanların kendi temsilcilerini, başkanlarını ve liderlerini seçmelerini sağlayarak mevcut bölünmeyi de sonlandıracaktır. Ancak iç çatışmanın iki tarafının uzlaşamaması nedeniyle bu hayata geçirilemiyor.

Yerel meclis seçimlerinin diğer seçimlerin de yolunu açacağı beklentisi içindeydik ancak maalesef iç çekişmeler nedeniyle akamete uğradı. Sorun, her iki tarafın da ulusal ve demokratik seçimleri kolaylıkla engelleyerek veya akamete uğratarak Filistin halkının demokratik haklarını kullanmalarını engelleyebilmesi. İki taraf arasındaki çekişme Filistin halkını siyasi sistemi yenileme şansından mahrum bırakıyor.

Seçimlerin yapılamaması bölünmenin her anlamda derinleşmesi anlamına geliyor. Aynı zamanda tarafların, kontrolünü ellerinde bulundurdukları coğrafya üzerindeki hakimiyetlerini ve tekellerini güçlendiriyor. Hamas Gazze’de fiilen yönetimdeyken, El Fetih Batı Şeria’yı tek başına yönetiyor.

Al-Monitor: Hamas’ın reform çağrısı yaptığı FKÖ’ye karşı nasıl konumlanıyorsunuz? FKÖ’nün reforme edilmesi için hangi önlemler alınmalı, nasıl bir yol izlenmeli?

Mezher: FKÖ, Filistin halkının tek meşru temsilcisidir. Filistin halkının mücadele aracıdır. Fakat FKÖ’nün yapılanması ile ilgili bazı tereddütlerimiz var. Bunların en önemlileri yolsuzluk ve El Fetih hareketinin örgüt üzerinde tekel oluşturarak Filistin halkının kararlarını tek taraflı olarak kontrol etmesi. FKÖ’nün, Filistin halk güçlerini içeride ve dışarıda temsil etmek üzere; Ulusal Konsey, Merkezi Konsey ve Yürütme Komitesi seçimlerini yaparak reforme edilmesi için çağrı yapıyoruz. Bunun ulusal ortaklık temelinde yapılması gerekiyor.

Al-Monitor: El Fetih’in 29 Kasım-4 Aralık tarihlerinde yapılan Yedinci Genel Kongresinde FKÖ Ulusal Konseyi’nin üç ay içinde toplanması gerektiği vurgusu vardı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizin Ulusal Konsey'in toplanması konusundaki duruşunuz nedir?

Mezher: FKÖ Ulusal Konseyi’nin toplanması yalnızca El Fetih’in sorunu değil, Filistin halkının ulusal meselesidir. Bu nedenle Konsey'in, yeni bir Konsey seçimi düzenlemek ve FKÖ’nün politik programını tartışmak üzere toplanmasını istiyoruz. Bu, ertelenmemesi gereken hayati öneme sahip bir konudur. FKÖ’nün reforme edilmesi yolunda çok önemli bir adım olacaktır.

Ulusal Konsey yeni bir politik program üzerinde anlaşmaya varmalı ve İsrail ile müzakerelere öncelik veren mevcut programı feshetmelidir. Daha önce de belirttiğim gibi, bu programın hiçbir olumlu sonucu olmamıştır. Yeni politik program birleşik bir ulusal stratejiye hizmet etmeli, İsrail devletini uluslararası alanda izole etmeyi hedeflemeli ve yıllardır süren çatışma boyunca Filistin lehine alınan uluslararası kararları uygulamak için tam yetkiye sahip uluslararası bir konferansın toplanması çağrısında bulunmalıdır. Bu kararlar arasında BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail’i 1967'den sonra ele geçirdiği topraklardaki yerleşim faaliyetlerini derhâl ve tamamen durdurmaya çağıran 2334 sayılı kararı da bulunmaktadır. Filistin’in bir atılım yapması için FKÖ’nün yeni politik programının bunları esas alması gerekir.

Çeviri: SiyasiHaber

Kaynak: http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2017/01/palestine-interview-popular-front-jamil-mezher-al-monitor.html#ixzz4W3EjT0ie

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler