Fields madalyasını kazanan ilk kadın olan matematikçi Meryem Mirzakhani, yaşamını yitirdi!

2014 yılında “Matematiğin Nobeli” sayılan Fields madalyasını alarak bu ödülü kazanan ilk kadın olan Prof. Dr. Meryem Mirzakhani, 40 yaşında meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

Fields madalyasını kazanan ilk kadın olan matematikçi Meryem Mirzakhani, yaşamını yitirdi!

Matematiğin Nobeli olarak anılan Fields ödülünü kazanan ilk kadın olarak tarihe geçen İranlı matematikçi Meryem Mirzakhani, 40 yaşında meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Kanserin Mirzakhani'nin kemiklerine kadar yayıldığı belirtildi.

ABD'de yaşayan ve çalışan Mirzakhani, çalışmalarında özellikle hiperbolik geometri, ergodik teori, simplektik geometri ve Teichmüller teorisine odaklanıyordu.

İranlı matematikçi Meryem Mirzakhani, matematiğin Nobel’i diye de anılan Fields Madalyasını kazanan ilk kadın oldu. 1936’dan beri dört yılda bir verilen bu ödülü alan bir İranlı da olmamıştı daha önce.

Mirzakhani, küçükken matematikçi olmayı düşünmüyormuş hiç. Kitap okumayı, kendi kendine hikayeler uydurmayı seviyormuş, ve televizyonda ünlü kadınların hayatlarına dair belgeseller seyredip, bir gün büyük bir yazar olma hayali kuruyormuş. Ailesi ise ünü, başarıyı pek dert etmiyormuş ama anlamlı ve kendisini tatmin edecek bir mesleği olmasını diliyormuş. “Çok iyi bir ortamda büyüdüm,” diyor Mirzakhani.

İlkokulu İran-Irak savaşının hemen sonrasında bitirmiş, ve üstün yetenekli kız öğrencileri yetiştirmek için kurulmuş Ferzanegan Ortaokuluna başlamış. Okulun ilk haftasında, kendisi gibi bir kitap kurdu olan Rüya Beheşti ile tanışmışlar, ve iki kafadar, kısa süre içinde etraftaki kitapçıları ziyarete başlamışlar. Satın almadan önce kitapları karıştırmak yasak olduğu için de zaman içinde birçok rastgele kitap alıp okumuşlar birlikte. Bugün hala yakın arkadaşlar; Beheşti de bir matematikçi.

Orta birinci sınıftaki matematik öğretmeni, Mirzakhani’nin matematiğe karşı pek yeteneği olmadığına kanaat getirmiş. “O yaşta başkalarının hakkınızda ne düşündüğü çok belirleyici oluyor”, diyor Mirzakhani. Öğretmeninin tavrı özgüvenini kötü etkilemiş, ve matematiğe ilgisini kaybetmiş o yıl. İkinci sınıftaki öğretmeni ise tersine, kendisini çok teşvik etmiş, ve Beheşti’nin dediğine göre o andan itibaren Mirzakhani okulda bir yıldız haline gelmiş.

Lisedeyken Beheşti ile birlikte Uluslararası Matematik Olimpiyatları’ndan haberdar olmuşlar, ve lise müdürüne gidip İran milli takım seçmelerine hazırlanmak istediklerini söylemişler. Müdür, daha önce takıma girmiş bir tane bile kız öğrenci olmamasına rağmen arkalarında durmuş, ve “Kimse yapmadıysa da ilk siz yaparsınız, ne var?” demiş. “Güçlü bir karakterdi müdürümüz”, diyor Mirzakhani, “ve bu tavrının hayatım üzerinde büyük etkisi oldu.” İkisi de elemeleri geçmiş, ve olimpiyatlarda İran’ı temsil etmişler. Mirzakhani iki yıl üst üste katılmış yarışmaya; ilk yıl altın madalya almış, ikinci yıl ise daha da büyük bir başarı gösterip tüm soruları hatasız çözmüş.

Matematikte başarı garip bir şey; yarışmalarda derece elde etmekle başarılı bir araştırmacı olmak arasında çok bağlantı olmayabiliyor. Bazı cin fikirler kullanarak çözülebilsin diye tasarlanmış sınav sorularıyla boğuşmak bir şey, cevabı olup olmadığı bile belli olmayan araştırma sorularıyla yıllarca azimle uğraşmak, önündeki matematiksel yapılara bakıp kimsenin görmediği bağlantılar görmek, kendi çizdiğin yollara düşüp, belirsizliklere rağmen dirayetle devam edebilmek, bambaşka bir şey. Mirzakhani, üniversiteyi Tahran’da okuduktan sonra doktora için ABD’deki Harvard Üniversitesine gitmiş. Doktora danışmanı (ve kendisi de bir Fields Madalyası sahibi olan) Curtis McMullen, eski öğrencisinin tam da bu açılardan çok güçlü bir araştırmacı olduğunu, teknik becerilerinin yanında “gözüpek bir hayalgücü”ne ve kendi vizyonunu oluşturma becerisine sahip olduğunu söylüyor. Mirzakhani’nin araştırmalarını takip eden başkaları da, yıllarca ilerleme kaydedilememiş problemleri, birbirinden uzak alanlar arasında beklenmedik bağlantılar kurarak çözme becerisinden hayranlıkla bahsediyorlar.

Mirzakhani, uğraştığı problemler üzerine düşünürken ufak taslaklar çiziktirmeyi seviyormuş. Kocası, evde saatlerce yerde oturup kocaman kağıtlara birbirine benzer görünen şeyler çizerek araştırma yaptığını söylüyor. Üç yaşındaki kızı ise annesini elinde kalemle görünce, “Annem yine resim yapıyor!” diyormuş. “Belki de ressam olduğumu düşünüyordur”, diyor Mirzakhani.

Fields Madalyası, sadece 40 yaşından genç araştırmacılara veriliyor ve bu da o yaşlarda çocuk büyütmek için kariyerlerine ara veren kadınlar için büyük bir dezavantaj teşkil ediyor. Ama buna rağmen, önümüzdeki yıllarda daha birçok kadının bu ödülü kazanacağını düşünüyor Mirzakhani. Kendi kariyeri için ise büyük planları ve hayalleri var. Şimdiye kadar yaptığı çalışmaların açtığı yolda karşısına çıkan çok daha zorlu problemlerle uğraşmak istiyor. Kolayca sonuca ulaşabileceğini bildiği konular üzerinde çalışmaktansa, uzun süre uğraşmayı, derin düşünmeyi gerektiren problemleri tercih ettiğini, örneğin on yıldan fazla süredir üzerinde düşündüğü ama hala pek ilerleme kaydedemediği problemler olduğunu söylüyor, ve ekliyor: “Kolay yılan biri değilim.”

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 2014'te matematikçi Meryem Mirzakhani ödül aldığında şöyle bir twit atmıştı:

Congrats to #MaryamMirzakhani on becoming the first ever woman to win the #FieldsMedal, making us Iranians very proud

Fields Madalyası'nı alan ilk kadın olarak biz İranlıları onurlandıran Maryam Mirzakhani'yi kutluyorum.

Fields ödülleri nedir?

"Matematiğin Nobeli" olarak adlandırılan Fields Matematik Ödülleri, her 4 yılda bir yıl Güney Kore'nin başkenti Seul'de düzenleniyor.

Fields ödülleri, 1936 yılında Kanadalı matematikçi John Fields tarafından başlatıldı ve 1950'den bu yana, 4 yılda bir veriliyor. Ödül, 40 yaşın altındaki matematikçileri "gelecek başarıları için cesaretlendirme"yi hedefliyor.

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler