'Ekonomide büyük bir çöküntü var, tahribat 90'lardan çok daha büyük olacak'

HDP Eş Genel Başkanı Temelli, savaş ve ekonomi arasındaki diyalektiğe dikkat çekti, halihazırdaki ‘fonlama krizi’nin bugün yaşatacağı tahribatın 90’lardan çok daha büyük olacağını belirtti.

'Ekonomide büyük bir çöküntü var, tahribat 90'lardan çok daha büyük olacak'

Parti Meclisi öncesi gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, ekonomideki gidişata değindi.

Türkiye’yi bekleyen en büyük sıkıntılardan birinin ‘fonlama krizi’ olduğunu vurgulayan Temelli, bu krizin yaşatacağı tahribatın 90’lardan çok daha büyük olacağını belirtti.

Savaş ve ekonomi arasındaki diyalektiğe dikkat çeken Temelli, ekonomideki krizin nedeninin savaş politikaları olduğunu söyledi.

HDP Eş Genel Başkanı’nın değerlendirmesi özetle şöyle:

“Ekonomide büyük bir çöküntü var. Artık iktisadi krizden değil çöküntüden bahsediyoruz. Bugün ülkede topyekûn meşruiyet krizi vardır. Buna rağmen ayakta durmak için ülkenin bütün kaynakları çarçur edilmektedir. ‘7,4 büyüdük’ diye övünenler bundan yaratılan tahribattan bahsetmiyorlar. Her büyüme iyi değildir. Sağlıklı bir büyüme yok. Büyürken de küçülürken de Türkiye’de yaratılan toplumsal tahribat çok büyüktür.

“Doları baskılamak için çeşitli tedbirler alınıyor ama başarısız. Suç işleniyor. Doları aşağıya çekmek için Sermaye Piyasası Kanununu ihlal eden bir bakan var.

“Zaman zaman Çiller’e gönderme yapıyorlar. Onun iktisadi aklına da gönderme yapıyorlar. Ben de size 5 Nisan’ı hatırlatayım. Kur-faiz makasından bihaber olan Çiller, ülkedeki dengeleri o kadar çok bozmuştur ki 5 Nisan kararlarıyla ülkeyi toparlamaya çalışmış fakat 2001’e kadar etkileri sürmüş ve 2001 krizini yaşatmıştır. Cumhuriyet tarihinin en yüksek hazine bonosu faizini vermiş insan olarak tarihe geçmiştir. Yıllık faiz yüzde 406’ya çıkmıştır.

“Şimdi Türkiye’yi bekleyen en büyük sıkıntılardan biri budur: fonlama krizi. Ve bu fonlama krizinin yaşatacağı tahribat 90’lardan çok daha büyük olacaktır. Savaş politikalarının bizi sürüklediği yer budur.

“Savaş ve ekonomi arasındaki diyalektiğe dikkat etmeliyiz. Bunun nasıl bir ilişki olduğu Akkuya’da görüldü. Bunca çöküntünün içinde 20 milyar dolarlık bir ihale ile Akkuyu inşaatı başladı. 20 milyar doların nasıl bulunacağı belirsizliğini koruyor. Bu ihale hava sahasının açılmasının diyetidir. Afrin’de hava sahasının açılması diyeti 20 milyar dolardır. Güneş enerjisi ile 3 cente mal edilecek enerjiyi 13 cente mal edecek kadar bir yola Türkiye girmiştir. Bu enerjinin Türkiye’ye hiçbir yararı olmayacaktır. Tam tersine böyle bir anlaşma Türkiye’nin geleceğini ipotek altına almaktadır. Sadece iktisadi anlamda değil yaşam hakkı anlamında da.

“Savaş bölgeyle sınırlı değil Türkiye’nin her yerini sarmıştır. İşyerlerinde, üniversitelerde. Bir bilim insanı neden silah taşır, neden 4 arkadaşını öldürür. Bu suçu var eden toplumsal ve siyasal ilişkilere bakmak zorundayız. Geçen gün Eskişehir’de izledik. Zanlı ifadesinde ‘ben cumhurbaşkanını dinledim’ dedi, ondan feyz aldığını söyledi. Silahlanmadaki bu artış bu sahnelerin yaşanma riskini artırmaktadır.

“Savaşın bu maliyetine kimler katlanıyor. Şirketler zorda. Çünkü dolardaki artış onların yurt dışı kaynaklı borçlarını ödemekte zorluyor. Önümüzdeki haftalarda daha çok göreceğiz. Diğer tarafında İHA/SİHA pazarlaması yapılıyor. Kaynakların bu sanayiye aktarılması için çaba sarf ediyor.”

(Gazetekarınca)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler