• Korkut Akın

    KORKUT AKIN Bir dönem köy edebiyatı vardı ve hemen herkesin beğenisini kazanmıştı. Kentli olma hevesiyle, özellikle gecekondu ve bağlı olarak işçi konulu edebiyat arttı. Köy edebiyatı giderek azaldı, filmleri çekilmez oldu (yerini ağa ve konaklı filmler aldı). Ama yine de o naif, naif olduğu kadar içten, içten olduğu kadar gerçekçi, gerçekçi olduğu kadar ilgi çekici, ilgi çekici olduğu kadar merak uyandı...

    Devamını oku
  • 'Anan Nerede Ulan'

    KORKUT AKIN Halkların yaşadığı zulüm ve dayatılan baskılar sınır dinlemiyor. Bizde yaşananlarla komşu halkların yaşadıkları arasında hemen hiçbir fark yok. “Affedersiniz Ermeni” olmak nasıl bir küfürse bizim ülkemizde, Kürt olmak da, Rum olmak da, Alevi olmak da… hatta muhalif olmak da aynı. Sınırlar engelleyemiyor bu ayrımcılığı… Savaşla birlikte Yunanistan da iki büyük savaşın acılarını yaşayan bir ülke. Birinci ...

    Devamını oku
  • Günlerden Kırmızı

    KORKUT AKIN “Böylece tersten bakıp dünyaya, yan konmuşum beşiğe. Bu yüzden okumayı tersten sökmüşüm, tersten söylemişim isimleri. “Abab” demişim babama, “Enen” demişim neneme. Anama ne desem deyim, dönüp de bakmamış yüzüme.” Kırmızının, bizim dilimizde altı karşılığı varmış… Ben birkaçını bilebiliyorum sadece: Kırmızı (zaten kendisi), kızıl, al, bir de kiremit. Her bir kırmızı kend...

    Devamını oku
  • Gizli Sayılar

    KORKUT AKIN Soğuk savaşın en rekabetçi döneminde sürdürülen uzay yarışını kim kazanacak? Sayılarla yaşayanlar mı, yoksa filmde ikinci bir anlamı da olan figürler mi? Filmde, saklı figürler, gizli kahramanlar olmasın! Bazı filmler vardır, sinema tarihine sinema dili, görüntünün ilginçliği, oyuncuların gücü, senaryonun niteliği ile geçerler. Bazı filmler de vardır ki, gerçek hayattan aldıklarını tıpkı tok...

    Devamını oku
  • İnziva Diyalogları -Hayat Üzerine Konuşmalar-

    KORKUT AKIN Aklın hızına dil, dilin hızına el, elin hızına kalem/klavye yetişmiyor. Siz de o hıza ayak uydurmak için koşturup duruyorsunuz… iyi de hangi birine yetişeceksiniz? Çok zor. Yetişememek geri kalmak ve/veya düşmekle özdeş olsa yine de anlaşılabilir, kabul edilebilir. Ama punduna geldiğinde sağlığınızı yitiriyorsunuz. Zorluk ister istemez katlanıyor. Cengiz Türüdü, Karadeniz’in küçük bir ilçesinden, Bulanc...

    Devamını oku
  • Hikmet Kıvılcımlı Kitabı

    KORKUT AKIN Bilgi birikimi belirleyicidir. Küçük küçük de olsa sonuçtaki birikim gerçekten görkemli ve doyurucu olabilir. Tabii, ondan da yararlanmak koşuluyla. Yeni bir dönemin başlangıcında -referandum öncesi apar topar hayata geçirilen Varlık Fonu uygulaması, referandumun sonuçları ne olursa olsun, hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağının da göstergesi- birikimler bize yol gösterecektir. &l...

    Devamını oku
  • Bütün Yazılar - İsmet Öztürk

    Türkiye’nin en önemli, en belirleyici yıllarıydı ve kuşkusuz en güzel tabii. Özgürlükçü bir hava esiyordu, iktidarın ve ortaklarının inadına. “Zincirlerinden başka kaybedecekleri olmayan” insanlar, hızla girişmişlerdi çalışmaya. Bir yandan kendi aralarında konuşuyor tartışıyor, bir yandan da kendilerine ‘taban’ oluşturmak için çaba harcıyorlardı. Yetersiz teorik birikimlerini, “devrimin üniver...

    Devamını oku
  • Che ile Pele…

    Her çocuk gibi uykudan önce bana da masal anlatılırdı… Annem, bilinen masalları anlatırken babam uydururdu anlattıklarını. Bizim kuşağın bütün çocukları gibi Pele hayranıydım ben de… Çocuğun beklentisini boşa çıkarmak olmaz; dolayısıyla Pele bir şekilde girerdi o masallara. En sevdiğim (her anlatışta birkaç küçük değişiklik olsa da), Che ile Pele’nin arkadaşlığı öyküsüydü. Che, varsıl bir a...

    Devamını oku
  • Sergilerin içinden…

    KORKUT AKIN “Sanat, savaşı yener” deyip duruyorum ya, gereğini yerine getirmeliyim. Kuşkusuz kitap okuyorum, film izliyorum, konuşup tartışıyorum… Bir de, bizim ülkemizde ucuz ve kolay olmasına rağmen hemen hiç yapılmayan bir şeyi yapıyorum: Sergilere gidiyorum. Salt Galata, Pera Müzesi, Arter ve İstanbul Modern’e gittim geçen hafta. Sosyal, ekonomik, siyasal yapının -bir şekilde üstesinden gelmek zor olduğu için- giderek insanı ...

    Devamını oku
  • Kuzeyde bir yer

    “Kim bizi nasıl bilirse, onun için öyleyiz” diye bir sözümüz vardı; biraz yukarıdan bakan, biraz… hatta birazdan da fazla çokbilmişlik kokan bir betimlemeydi. Özellikle fraksiyonlar arası tartışmalar sonrasında -zaten yenme, yenilme üzerine konuşulurdu en çok da- umursamazlık işaretiydi. Peki, hayat öyle miydi? Pek değil… Birol Çetin Üstündağ’ın özyaşam öyküsü diyebilec...

    Devamını oku
  • Armut Dibine Düşmeyince

    KORKUT AKIN “XXI. Yüzyıl Kitapları” başlığıyla yayımlanan bu tuğla gibi kitap, aslında herkesin elinin altında bulunmalı, hemen her sosyal çatışmada, gelişmede ve ilişkide rehber olarak kabul edilmeli. Sayfaların arasına, belirleyici olarak koyduğum ayraçlarla hangi konuda, neye nasıl davranacağımı bildiren, kimi zaman birbiri arasında geçişle ufkumu açan bu kitabın sadece anne babalar değil, en çok da öğretmenler tarafından okunması...

    Devamını oku
  • İsyan Günleri I-II - Bir Uzun Koşuydu '68

    KORKUT AKIN “Silah ve şarkı / Ben bütün karanlıkları bunlarla yendim” diyor Hasan Hüseyin, o çok bilinen ve sevilen Kızılırmak şiirinde. “On”lar da karanlığı yırtıp aydınlığı getirmeye çalışırken iki güçleri vardı: yürekleri ve inançları. Hüseyin Yavuz’un, hemen baştan altını çizdiği gibi “Bu olayların içinde bir kahraman, hatta bir ‘aziz’ arayanların yanı sıra, ‘vatan...

    Devamını oku
  • On kadın bir hayal

    KORKUT AKIN “Batık Bir Gemi”de, “On kadın seçmişim! ‘On kadın ve bir erkek’ diye bir romana başlamıştım. Öncekiler gibi bu da yarım kalmış. Bu gidişle de kalacak” diyen Oktay Akbal’ın sözünü yerde bırakmamak, ona saygı da içeren içten, sakin ve duyarlı, kendince bir roman yazmış Atilla Birkiye. Yazarlar çapkın olur, güzellikleri bir çırpıda gördükleri ve sahiplenmek istedikleri i...

    Devamını oku
  • Feklavye

    KORKUT AKIN İlk insan derdini mağara duvarlarına çizerek anlatmış. Belki konuşamadığından, belki yazamadığından, belki de tarihe kalmasını sağlayabilmek için çizmiş… Şimdi biz o çocuksu çizgilerden yaşamı kavramaya, o zamanın koşullarını öğrenmeye, geçmişten geleceğe bakmaya çalışıyoruz. Mizah denilen… Mizah sözcüğünün karşılığı olarak “güldüşün”ü önermiş Aziz Nes...

    Devamını oku
  • Yeryüzünün Kızı

    Yeryüzünün Kızı Erkeğin kadını, ilkel bir biçimde, fiziksel bir oluş olarak görmesinin ırkla bir ilgisi olduğu söylenemez; hemen tüm dünyada -erkek egemen toplum bağlamında- kadın ikinci sınıf noktasındadır. Peki, bu aşılmaz bir durum mudur? Asla değildir, tabii ki aşılabilir, aşılıyor da. Feminist düşünce başta kadınlar olmak üzere duyarlı her insana “eşitlik” ve “özgürlük” kapılarını aç...

    Devamını oku
  • Bastille Day (Baskın Günü)

    Duyarlılıklarımız algıda seçicilik yaratabiliyor. Sıkı bir aksiyon filmi olan, soluk soluğa izlenen Bastille Day, gösterim tarihi de dâhil, içeriği nedeniyle bizim ülkemizde yaşananların arka yüzüne de ışık tutuyor. İşte, 1 Mayıs geliyor. İzinli veya izinsiz hiçbir gösteride hiçbir taşkınlık olmuyor eğer polis karışmazsa. Bunu herkes biliyor, görüyor. Ne zaman ki polis giriyor işin içine ortalık kan gölüne d...

    Devamını oku
  • Önce Dans Vardı

    İnsanlığın gelişim eğrisi, bize “bilimin bittiği yerde inanç başlar” sözünün ne denli gerçekçi olduğunu gösteriyor. İnsanlık geliştikçe körü körüne inanmak yerini sorgulamaya, her açılan soru işareti de bizi bilimsel gerçeklere götürüyor. Böylelikle daha iyi kavrıyoruz, daha iyi anlıyor ve anlatıyoruz. Bağlı olarak her geçen günün daha iyiyi aydınlattığını söyle...

    Devamını oku
  • Yitik Kuşlar

    Resmi tarih bazı gerçekleri saklıyor. Her ne kadar kulaktan kulağa yayılıyor, öğreniliyorsa da alabildiğine eksik kalıyor. Bazı gerçekler bu nedenle pek de dillendirilemiyor. Aradan geçen yüz yılda ucundan kıyısından da olsa Ermeni tehciri, kırımı anlatılabiliyor artık. Bu konuda romanlar yazılıyor (Bitti, Bitti Bitmedi, Vedat Türkali), filmler çekiliyor (The Cut/Kesik, Fatih Akın), belgeseller yapılıyor (Dersim’in Kayıp Kızları, Nezahat-Kazım G&u...

    Devamını oku
  • Keşiş'in Torunları

    “Neler çekmiş halkım / Türküler şahit” diyor bir şiirinde İlhan Berk, bir de ağıtlar var şahitlik eden… Asıl ağıtlara kulak vermek gerek. Özellikle de gözlerden ırak tutulmuş, resmi tarihte hiç mi hiç yer almamış, gizlenmiş acıları derleyen ağıtlara… Tarihsel ve toplumsal konularda araştırmacı, yapımcı ve yazar olarak çalışmalarını sürdüren belgeselci Kazım Gündoğan, eşiyle birlikte o gözlerden ırak ...

    Devamını oku
  • "kurutma kağıdı"

    Korkut Akın Sözcük eksiltme sanatı olan şiir, sözcük oyunu değil midir biraz da… Sezai Sarıoğlu, dumanı üstünde, yeni kitabı “kurutma kâğıdı”nda, alabildiğine oynuyor, mana ve muhteviyatınca…  Narın çatlamaya gittiği, Burcu’ya adanmış şiirler, dizelerin kendi içindeki oyunuyla yükselirken günümüzle de harmanlanmış. Akımları vardı şiirin, o akımlar çevresinde toplanmış şairleri&he...

    Devamını oku
  • Bir sivil itaatsizlik öyküsü: Diren!

    Korkut Akın - Diğer Yazıları Çamaşırhanede doğduğunu söyler mahkemede… Herkes şaşkındır. Annesi de orada çalışmıştır, babasını hiç tanımadığını bildirir… Büyüdükçe işi de büyür. Kazancını ne siz sorun, ne ben söyleyeyim, çok az. Ustabaşının tacizleri de cabası. Evlenmiştir, bir oğlu vardır canı kadar sevdiği… Bir gün, “Kadınlara oy hakkı” isteyen kadınların eylemine denk gelir. Yavaş...

    Devamını oku
  • Bülent Uluer anlatıyor

    Korkut Akın - Diğer Yazıları Tarih hem anlaşılır hem de istenir bir şeymiş, eğer anlatılırsa. Geçmişin tekerrür etmemesi için geçmişin hatalarını yinelememek ve hatta yenilememek için gerekli bir şeymiş… Buna da bağlı olarak, kıyısından köşesinden benim de bulaştığım geçmişe yönelik kitapları, “anlatılan benim de hikâyemdir” diye okumaya çalışıyorum. Her nerede ne yaşanmışsa, birbirini tetiklediği ve domino t...

    Devamını oku
  • Yaşanmamış sayılan anılar ve unutulması istenen yıllar

    Korkut Akın - Diğer Yazıları   “Gökyüzünün yavaş yavaş Güney’in kendine özgü renk cümbüşüne bürünmeye başladığı, tarla kuşlarının belli bir yükseklikte, bazen gökyüzünde olduğu yerde durarak insana boşlukta asılı kalmış izlenimini verdiği ve inanılmaz ahenkte, inanılmaz bir hüzünle şakıdığı bir yaz sabahına girerken…” betimlemesini okuyunca daha ilk göz gezdirişte, &...

    Devamını oku
  • Eşik Burcu

    Korkut Akın - Diğer Yazıları Canlılar doğar, yaşar ve ölür. İşte, tek sözcüğe indirebildiğimiz yaşam, geçmişin bilgi birikimi ve deneyimi ile geleceğin umut yüklü düşüncelerini barındırır içinde. Geçmişle geleceği buluşturan ise sanattır. “Daha genel bir çelişki var bir de, doğanın özünden gelen: Her şey zıddını içinde barındırıyor” diyor Şükrü Erbaş, tüm insan ilişkileri içi...

    Devamını oku
  • Dokunsan Kırılan Dokunmasan Kuruyan İnsanlar

    Korkut Akın - Diğer Yazıları Kitap tasarımcısı Peter Mendelsund, kitabı sattıran şeyin kapağı olduğunu iddia ediyor. Bir bakıma haklı, çünkü raflardaki onca kitabın arasında birinin ilginizi çekmesi gerekir ve onu da kapakla çözümlemek en kolayıdır. Eskiden ‘kapaksız’ olarak nitelendirilen, Milli Eğitim Bakanlığının klasikleri ve Varlık Yayınlarının kitaplarını ne yapacağız o zaman?  Adı belirleyici… Kapağının albenisi a...

    Devamını oku
  • Aklım Gezi’de…

    Korkut Akın - Diğer Yazıları Bir kıvılcım çakar, birden coşkuyla çıkarsınız yola ve uğruna baş koyduğunuz düşünceniz, inancınız, umutlarınız ve beklentileriniz için -size yakın, size benzer, sizin gibi insanlarla buluşursunuz. Kaynaşmamanız söz konusu bile değildir. Bir anda, çığ gibi büyüyüp o coşku seliyle sürüklenirsiniz heyecanlı… Umudunuz cümlelerinize, geleceğe bakışınıza yansır, birbirinizden etkilenip daha...

    Devamını oku
  • Bakur

    Korkut Akın - Diğer Yazıları “Mühür kimdeyse, Süleyman odur”. Halkımızın geleneksel kabullenişinin yansıması bu söz, ama bazen -ki burada gerçekten belirleyici- egemen erkin, kendi koyduğu kural ve yasaları bile dinlememesini anlatıyor. “Bakur” filmi, Çayan Demirel ile Ertuğrul Mavioğlu’nun iki yıla dayanan çalışması ile ortaya çıkan bir belgesel. Yapımından çekimine, parasal kaynaklarından -sadece kendi p...

    Devamını oku
  • Ömrümüzü Hayat Yaptığımız Yıllar

    Korkut Akın - Diğer Yazıları “İnsan hiçbir zaman yalnız değildir bu dünyada” diyor Pevase. Hemen ardından da ekliyor: “En kötü durumda… kendisinin eski halini bulur yanında.” Buna da bağlı olarak kendi yaşadıklarından yola çıkarak, yalnızlığını paylaşır yazarlar, çünkü “Hafıza hayal gücüdür” (William Saroyan).  Hayal gücünü yani yaşadığı gerçeklikleri alabild...

    Devamını oku
  • Beni Sorarsan, Gülten Akın

    Korkut Akın - Diğer Yazıları Sadeliğin kendine özgülüğünü bilir misiniz? Hani, ilk kez görüyormuşçasına, duyuyormuşçasına sizi sarıp sarmalayan sadeliği… Peki, sadeliğin mükemmelliğini? Ya sadelikteki mükemmelliği? “Şiir bizim eski suç ortağımız Biz ne işlediysek onunla işledik.” Çok yakın bir süre önce doğanın kucağına yatıya gönderdiğimiz Gülten Akın, sadelikteki m&uum...

    Devamını oku
  • Sıfır

    Korkut Akın - Diğer Yazıları “Yaşamaya cesareti olmalı insanın. Çünkü kaybedecek bir şeyler olduğu düşüncesiyle hayatı erteliyorsan, yaşamıyor, her gün ölüyorsun.” (s. 248) Sahi, şimdi biz, her gün mü ölüyoruz? Bir başka şekilde sorsak: …her gün ölüyor muyuz? Galiba bizim seçimimiz bu. İster bir kez ister her gün ölelim, yaşamak, ağız dolusu kahkahalarla yaşamak en güzeli. Tam...

    Devamını oku
Popüler Haberler