• Korkut Akın

    KORKUT AKIN Daha Dinmiş Değil Fırtına, Fırtınalı Bir Denizdir İçimiz Dinmemiş bir fırtına ile fırtınalı bir deniz, gerçekten de ülkemizi en iyi anlatan tanımlamalar. Gündemin sürekli değiştiği, her an yeni olayların yaşandığı, birinin tam tersi başka biriyle karşı karşıya geldiği başka bir ülke kolayına bulunmaz. Kaynayan kazan Ortadoğu’nun diğer ülkelerinde bile bu denli büyük hareketlilik yoktur. Peki, nedir bu dinmeyen fırtına ve...

    Devamını oku
  • 92. Gün -İnsanlık onuru işkenceyi yenecek-

    KORKUT AKIN “Kendi ismi değil de bir başkasının ismi okununca -ki nihayetinde o bir ‘başkası’ dava arkadaşı olmasına rağmen- gerekirse herhangi bir çatışmada korkmadan omuz omuza çatıştığı/çatışacağı arkadaşı da olsa işkence korkusu ve kendi adı okunmadığındaki rahatlama, insan aklının devre dışı kalıp -çok kısa sürse de- içgüdüleriyle davrandığı, insan olmanın, insan doğasının en yalın, en çıplak yaşandığı, içg...

    Devamını oku
  • Selim Turan: Tez, Antitez, Sentez

    KORKUT AKIN   Anadolu gibi kültürler mozaiği bir coğrafyada, kadim kültürlerin etkisi birbiri üstüne eklenerek gelmiş günümüze. Her ne kadar birçoğunu yok etmeyi başarmışsak(!!!) da Doğu ile Batı kültürlerinin özlerini yorumlayan Selim Turan gibi sanatçılar bu kültürleri “tez, antitez, sentez” ile bugüne taşımış, kaybolmalarına izin vermemişler. Resmin yansıttığı… Selim Tu...

    Devamını oku
  • Pilevneli’nin Dünyası - Umudu üzmüyoruz

    KORKUT AKIN Resim, duyguları özgürleştiren bir sanat dalı… Kuşkusuz tümü aynı hedefi işaret ediyordur, ama resimle daha bir kendi içinizle baş başa kalıyor; kimseye hesap vermek ve/veya sormak zorunluluğu hissetmiyorsunuz. Ne diyorsanız o. 24 Mayıs’ta Galeri FE’de açılan ve 24 Haziran’a dek sürecek olan Mustafa Pilevneli’nin “Pilevneli’nin Dünyası” sergisi, bir renk cümbüşü, bir duyg...

    Devamını oku
  • Deha

    KORKUT AKIN Büyük sorunların çoğu başkasının yerine karar vermekten kaynaklanıyor. “O nasıl olsa böyle düşünür” deyip onun yerine karar veriyoruz. Sormak ihtiyacı bile hissetmeksizin. Kötü niyetle mi? Asla! Bizim ülkemizdeki çözümlenemeyen sorunlar da böyle daha da çetrefilli hale geliyor. Siyasi erk, bizim yerimize karar veriyor. Tabii, evde anne baba ile başlayan, okulda öğretmenle süre...

    Devamını oku
  • 1473

    KORKUT AKIN Beni benden alıp götüren kitapları seviyorum. Kendi dünyamda yazarın kurguladıklarından el alarak yaşamak, müthiş bir coşku veriyor. Kuşkusuz anlatılanları unuttuğum oluyor; dönüp bir daha okuyorum. Bazen de yeni düşler dünyasına kayıyorum... Çok daha keyifli oluyor, hatta karşılaştırma imkânı yakalamanın mutluluğunu da tadıyorum. "Dünyanın geri kalanı eskirken, Otlukbeli her sabah yeniden inşa ediliyordu" (s. ...

    Devamını oku
  • Kaygı

    KORKUT AKIN Toplumsal bellek zayıfladıkça görüş alanı daralır; ne algılayabiliriz ne de yorumlayabiliriz geçmişi de geleceği de… Yaşanmışlıklardan süzeceklerimiz kendimiz için olduğu kadar toplum için de yol gösterici olacaktır. Ceylan Özgün Özçelik’in ilk filmi Kaygı, özellikle toplumsal belleğin yok edilmesine karşı mücadele ediyor. İktidarların bunca yıl toplumu sindiren, susturan ve toplumsal b...

    Devamını oku
  • Gerçeğin İki Yüzü

    KORKUT AKIN Bir yanda açlık ve sefalet, diğer yanda savaşın vahşeti… Galiba “gerçeğin iki yüzü” bu. Bu hafta sinemalarda gösterime giren film, bizde de gündemin önemli maddesi olan mülteciler dolayısıyla bir kez daha önem kazanıyor. İnsanlar niye savaşır? Soruyu daha doğru sormak gerekir: Savaşı kimler çıkarır, kimler vahşice öldürülür, kimler sefalete sürüklenir? Peki, neler yaşanır bu...

    Devamını oku
  • Şimdi Mezarına Gelebilirim

    KORKUT AKIN Yaşananların bileşkesi olduğu söylenir hayatın. Mutluluğu ve hüznü, kıvancı ve sevinci, umutları ve sorunları yaşarız, bazen beklentilerimiz öne geçer bazen keşkelerimiz. Bazen umutsuzluğa kapılırız bazen coşkuyla koşarız ileriye. Aşk da bizim için, ayrılık da… Hepsini bir araya getirdiğinizde adına yaşam dediğimiz şey oluyor. Neyse o? İşte, o “şey” için soluk alıp veriyoruz ya da soluk alıp verdiğimiz için o...

    Devamını oku
  • Ruhi Su, ‘Sen gittin gideli’

    KORKUT AKIN Ölümünün 30. yıldönümünde Ruhi Su’ya mektuplar. Anılar” alt başlığıyla Alâettin Bahçekapılı ve Nabi Belekoğlu tarafından hazırlanan mektuplarla anılar bir başka coşkuyu yaşattı bana; tabii, odamın içine yayılan gümbür gümbür Ruhi Su ezgilerinin eşliğinde. “Çileli ama her zaman onurlu bir yolculuk” olarak tanımlanıyor Ruhi Su’nun yaşamı. Tam da şairin şiirce dillendird...

    Devamını oku
  • Bakışın Senin

    KORKUT AKIN Şiir, taşıyan insanı… Şiir, duyguları da, düşünceleri de, istek ve arzuları da en yoğun biçimde aksettiren… Şiir, belleksizliğe direniş, uzun sözün kısası. Değil mi ki, sözcük eksiltme sanatı diyoruz, değil mi ki bir dizeyle verdiğini bir ansiklopediye sığdıramayız, o zaman şiirsiz yaşanmaz. Bir ülkenin yakın tarihi Ahmet Telli, yeni kitabı “Bakışın Senin”de, “Neredesin! Cehennemin dibindeyim desem C...

    Devamını oku
  • Umut Bahçesi

    KORKUT AKIN “Umut Bahçesi”, dünyanın en kanlı yıllarında, İkinci Dünya Savaşı sürecinde, yüzlerce insanı kendi yaşamları pahasına kurtarmayı başaran insanların gerçek öyküsünden uyarlanmış. Tamam, ilk akla gelen, “yine mi aynı konu, Spielberg ‘Schindler’in Listesi’nde doruğa çıkarmıştı” oluyor, ama bu kez insanlar kadar hayvanlar da söz konusu. Hayvanlar ve diğer tüm canlılara da en az ...

    Devamını oku
  • Kaset

    KORKUT AKIN Bir dönem köy edebiyatı vardı ve hemen herkesin beğenisini kazanmıştı. Kentli olma hevesiyle, özellikle gecekondu ve bağlı olarak işçi konulu edebiyat arttı. Köy edebiyatı giderek azaldı, filmleri çekilmez oldu (yerini ağa ve konaklı filmler aldı). Ama yine de o naif, naif olduğu kadar içten, içten olduğu kadar gerçekçi, gerçekçi olduğu kadar ilgi çekici, ilgi çekici olduğu kadar merak uyandı...

    Devamını oku
  • 'Anan Nerede Ulan'

    KORKUT AKIN Halkların yaşadığı zulüm ve dayatılan baskılar sınır dinlemiyor. Bizde yaşananlarla komşu halkların yaşadıkları arasında hemen hiçbir fark yok. “Affedersiniz Ermeni” olmak nasıl bir küfürse bizim ülkemizde, Kürt olmak da, Rum olmak da, Alevi olmak da… hatta muhalif olmak da aynı. Sınırlar engelleyemiyor bu ayrımcılığı… Savaşla birlikte Yunanistan da iki büyük savaşın acılarını yaşayan bir ülke. Birinci ...

    Devamını oku
  • Günlerden Kırmızı

    KORKUT AKIN “Böylece tersten bakıp dünyaya, yan konmuşum beşiğe. Bu yüzden okumayı tersten sökmüşüm, tersten söylemişim isimleri. “Abab” demişim babama, “Enen” demişim neneme. Anama ne desem deyim, dönüp de bakmamış yüzüme.” Kırmızının, bizim dilimizde altı karşılığı varmış… Ben birkaçını bilebiliyorum sadece: Kırmızı (zaten kendisi), kızıl, al, bir de kiremit. Her bir kırmızı kend...

    Devamını oku
  • Gizli Sayılar

    KORKUT AKIN Soğuk savaşın en rekabetçi döneminde sürdürülen uzay yarışını kim kazanacak? Sayılarla yaşayanlar mı, yoksa filmde ikinci bir anlamı da olan figürler mi? Filmde, saklı figürler, gizli kahramanlar olmasın! Bazı filmler vardır, sinema tarihine sinema dili, görüntünün ilginçliği, oyuncuların gücü, senaryonun niteliği ile geçerler. Bazı filmler de vardır ki, gerçek hayattan aldıklarını tıpkı tok...

    Devamını oku
  • İnziva Diyalogları -Hayat Üzerine Konuşmalar-

    KORKUT AKIN Aklın hızına dil, dilin hızına el, elin hızına kalem/klavye yetişmiyor. Siz de o hıza ayak uydurmak için koşturup duruyorsunuz… iyi de hangi birine yetişeceksiniz? Çok zor. Yetişememek geri kalmak ve/veya düşmekle özdeş olsa yine de anlaşılabilir, kabul edilebilir. Ama punduna geldiğinde sağlığınızı yitiriyorsunuz. Zorluk ister istemez katlanıyor. Cengiz Türüdü, Karadeniz’in küçük bir ilçesinden, Bulanc...

    Devamını oku
  • Hikmet Kıvılcımlı Kitabı

    KORKUT AKIN Bilgi birikimi belirleyicidir. Küçük küçük de olsa sonuçtaki birikim gerçekten görkemli ve doyurucu olabilir. Tabii, ondan da yararlanmak koşuluyla. Yeni bir dönemin başlangıcında -referandum öncesi apar topar hayata geçirilen Varlık Fonu uygulaması, referandumun sonuçları ne olursa olsun, hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağının da göstergesi- birikimler bize yol gösterecektir. &l...

    Devamını oku
  • Bütün Yazılar - İsmet Öztürk

    Türkiye’nin en önemli, en belirleyici yıllarıydı ve kuşkusuz en güzel tabii. Özgürlükçü bir hava esiyordu, iktidarın ve ortaklarının inadına. “Zincirlerinden başka kaybedecekleri olmayan” insanlar, hızla girişmişlerdi çalışmaya. Bir yandan kendi aralarında konuşuyor tartışıyor, bir yandan da kendilerine ‘taban’ oluşturmak için çaba harcıyorlardı. Yetersiz teorik birikimlerini, “devrimin üniver...

    Devamını oku
  • Che ile Pele…

    Her çocuk gibi uykudan önce bana da masal anlatılırdı… Annem, bilinen masalları anlatırken babam uydururdu anlattıklarını. Bizim kuşağın bütün çocukları gibi Pele hayranıydım ben de… Çocuğun beklentisini boşa çıkarmak olmaz; dolayısıyla Pele bir şekilde girerdi o masallara. En sevdiğim (her anlatışta birkaç küçük değişiklik olsa da), Che ile Pele’nin arkadaşlığı öyküsüydü. Che, varsıl bir a...

    Devamını oku
  • Sergilerin içinden…

    KORKUT AKIN “Sanat, savaşı yener” deyip duruyorum ya, gereğini yerine getirmeliyim. Kuşkusuz kitap okuyorum, film izliyorum, konuşup tartışıyorum… Bir de, bizim ülkemizde ucuz ve kolay olmasına rağmen hemen hiç yapılmayan bir şeyi yapıyorum: Sergilere gidiyorum. Salt Galata, Pera Müzesi, Arter ve İstanbul Modern’e gittim geçen hafta. Sosyal, ekonomik, siyasal yapının -bir şekilde üstesinden gelmek zor olduğu için- giderek insanı ...

    Devamını oku
  • Kuzeyde bir yer

    “Kim bizi nasıl bilirse, onun için öyleyiz” diye bir sözümüz vardı; biraz yukarıdan bakan, biraz… hatta birazdan da fazla çokbilmişlik kokan bir betimlemeydi. Özellikle fraksiyonlar arası tartışmalar sonrasında -zaten yenme, yenilme üzerine konuşulurdu en çok da- umursamazlık işaretiydi. Peki, hayat öyle miydi? Pek değil… Birol Çetin Üstündağ’ın özyaşam öyküsü diyebilec...

    Devamını oku
  • Armut Dibine Düşmeyince

    KORKUT AKIN “XXI. Yüzyıl Kitapları” başlığıyla yayımlanan bu tuğla gibi kitap, aslında herkesin elinin altında bulunmalı, hemen her sosyal çatışmada, gelişmede ve ilişkide rehber olarak kabul edilmeli. Sayfaların arasına, belirleyici olarak koyduğum ayraçlarla hangi konuda, neye nasıl davranacağımı bildiren, kimi zaman birbiri arasında geçişle ufkumu açan bu kitabın sadece anne babalar değil, en çok da öğretmenler tarafından okunması...

    Devamını oku
  • İsyan Günleri I-II - Bir Uzun Koşuydu '68

    KORKUT AKIN “Silah ve şarkı / Ben bütün karanlıkları bunlarla yendim” diyor Hasan Hüseyin, o çok bilinen ve sevilen Kızılırmak şiirinde. “On”lar da karanlığı yırtıp aydınlığı getirmeye çalışırken iki güçleri vardı: yürekleri ve inançları. Hüseyin Yavuz’un, hemen baştan altını çizdiği gibi “Bu olayların içinde bir kahraman, hatta bir ‘aziz’ arayanların yanı sıra, ‘vatan...

    Devamını oku
  • On kadın bir hayal

    KORKUT AKIN “Batık Bir Gemi”de, “On kadın seçmişim! ‘On kadın ve bir erkek’ diye bir romana başlamıştım. Öncekiler gibi bu da yarım kalmış. Bu gidişle de kalacak” diyen Oktay Akbal’ın sözünü yerde bırakmamak, ona saygı da içeren içten, sakin ve duyarlı, kendince bir roman yazmış Atilla Birkiye. Yazarlar çapkın olur, güzellikleri bir çırpıda gördükleri ve sahiplenmek istedikleri i...

    Devamını oku
  • Feklavye

    KORKUT AKIN İlk insan derdini mağara duvarlarına çizerek anlatmış. Belki konuşamadığından, belki yazamadığından, belki de tarihe kalmasını sağlayabilmek için çizmiş… Şimdi biz o çocuksu çizgilerden yaşamı kavramaya, o zamanın koşullarını öğrenmeye, geçmişten geleceğe bakmaya çalışıyoruz. Mizah denilen… Mizah sözcüğünün karşılığı olarak “güldüşün”ü önermiş Aziz Nes...

    Devamını oku
  • Yeryüzünün Kızı

    Yeryüzünün Kızı Erkeğin kadını, ilkel bir biçimde, fiziksel bir oluş olarak görmesinin ırkla bir ilgisi olduğu söylenemez; hemen tüm dünyada -erkek egemen toplum bağlamında- kadın ikinci sınıf noktasındadır. Peki, bu aşılmaz bir durum mudur? Asla değildir, tabii ki aşılabilir, aşılıyor da. Feminist düşünce başta kadınlar olmak üzere duyarlı her insana “eşitlik” ve “özgürlük” kapılarını aç...

    Devamını oku
  • Bastille Day (Baskın Günü)

    Duyarlılıklarımız algıda seçicilik yaratabiliyor. Sıkı bir aksiyon filmi olan, soluk soluğa izlenen Bastille Day, gösterim tarihi de dâhil, içeriği nedeniyle bizim ülkemizde yaşananların arka yüzüne de ışık tutuyor. İşte, 1 Mayıs geliyor. İzinli veya izinsiz hiçbir gösteride hiçbir taşkınlık olmuyor eğer polis karışmazsa. Bunu herkes biliyor, görüyor. Ne zaman ki polis giriyor işin içine ortalık kan gölüne d...

    Devamını oku
  • Önce Dans Vardı

    İnsanlığın gelişim eğrisi, bize “bilimin bittiği yerde inanç başlar” sözünün ne denli gerçekçi olduğunu gösteriyor. İnsanlık geliştikçe körü körüne inanmak yerini sorgulamaya, her açılan soru işareti de bizi bilimsel gerçeklere götürüyor. Böylelikle daha iyi kavrıyoruz, daha iyi anlıyor ve anlatıyoruz. Bağlı olarak her geçen günün daha iyiyi aydınlattığını söyle...

    Devamını oku
  • Yitik Kuşlar

    Resmi tarih bazı gerçekleri saklıyor. Her ne kadar kulaktan kulağa yayılıyor, öğreniliyorsa da alabildiğine eksik kalıyor. Bazı gerçekler bu nedenle pek de dillendirilemiyor. Aradan geçen yüz yılda ucundan kıyısından da olsa Ermeni tehciri, kırımı anlatılabiliyor artık. Bu konuda romanlar yazılıyor (Bitti, Bitti Bitmedi, Vedat Türkali), filmler çekiliyor (The Cut/Kesik, Fatih Akın), belgeseller yapılıyor (Dersim’in Kayıp Kızları, Nezahat-Kazım G&u...

    Devamını oku
Popüler Haberler