• Felsefe

    NEJLA KURUL Türkiye’nin politik ve ekonomik koşulları giderek kötüleşirken OHAL koşulları katı biçimde “suskunluğu” örgütlüyor. Korku iktidarın en eski aracı olarak işlevini sürdürüyor. Ne var ki ne kadar “Susun! Konuşmayın!” denilirse denilsin, insanlar sonsuza kadar sessiz kalmıyorlar. Tüm kötücül koşullara karşın felsefe arzusu korunabiliyor. Yani Türkiye insanları felsefenin ve felse...

    Devamını oku
  • Boğaziçi Felsefe ve Psikoloji öğrencileri: Haksızlığa ve baskıya birlikte direnelim!

    TSK ve cihatçı çetelerin Afrin’i ele geçirmesinin ardından lokum dağıtmak isteyenleri “İşgalin, katliamın lokumu olmaz” diyerek protesto eden ve devamında Tayyip Erdoğan tarafından “komünist terörist” ifadeleriyle hedef gösterilen, Boğaziçi Üniversitesi’ne ve "Okuma hakkı vermeyeceğiz" denilerek tehdit edilen ve gözaltına alınan öğrencilere destek açıklamaları peş peşe ge...

    Devamını oku
  • Zygmunt Bauman hayatını kaybetti

    Modernizm, totalitarizm ve postmodernizm üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen 91 yaşındaki Polonyalı düşünür Bauman, 1998 yılında Theodor Adorno Ödülü’nü almıştı. Buman, ‘Postmodern Etik,’ ‘Sosyolojik Düşünmek,’ ‘Küreselleşme,’ ‘Modernlik ve Müphemlik’ ve ‘Bireyselleşmiş Toplum’ kitaplarıyla tanınıyor. Zygmunt Bauman kimdir? Zygmunt Bauman, 19 Ekim 1925...

    Devamını oku
  • 21. yy’da Marksist felsefe ve bilimsel gelişmeler

    ALİ RIZA KUBİLAYGeçtiğimiz yüzyılda bilimsel ve teknolojik olarak olağanüstü gelişmelere tanık olduk. Köklerini 19. yy’da Marx-Engels ikilisinin şekillendirdiği Marksist felsefenin savunucuları ve yeniden yaratıcıları, 20. yy’da onca bilimsel ve teknolojik gelişmeye rağmen tıpkı bir mirasyedi gibi, ya da mirası kötü yatırımlarla kısa zamanda yok edenler gibi bu felsefeyi ve yöntemi olan diyalektiği hızla tükettiler. Bu süreçte yaşananlar hiçbir zaman kişi yada grupların kötü veya iyi niyeti ile ...

    Devamını oku
  • Sandık demokrasisi ve totaliter rejimler tarihi…

    GÖKTUĞ HALİSTürkiye için totaliter bir rejim korkusu, herkesin bildiği tarihsel örneklerden besleniyor. Tüm insanlık tarihinin en karanlık “rejimlerinin” sahne aldığı, XX. Yüzyılın ikinci çeyreğinde yaşananlardan… Arkasına seçim desteğini alan, diktatörlerin yükseliş öykülerinden…Almanya’ya bakalım; Adolf Hitler’in Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi, 14 Eylül 1930 yılında yapılan seçimlerde %18’in biraz üzerinde oy alarak, ülkenin en çok oy alan ikinci partisi konumuna yükselmişti.(Birinci pa...

    Devamını oku
  • Batı merkezci tarih algısı ve ekonomizm perspektifinden ilkel kültür sorunu

    GÖKTUĞ HALİS ‘Yerlilerin reisi Hatuey elindeki altın ve değerli taşlarla dolu sepeti havaya kaldırarak şöyle dedi: “İşte onların Tanrıları, Hıristiyanların Tanrısı bu işte…” (Bortolomeo de las Casas)Çarpık bir toplumsal aydınlanma yorumuXXI. yüzyılda toplumsal aydınlanma denen kavram haksız biçimde aidiyet yüklüdür. Batı’ya aittir…Avrupa’nın ve diğer gelişmiş birkaç ülkenin insanı, kurumları ve hayatı organize ediş tarzına kolayca adapte edilebilir. Dünyanın geri kalan kısmı ise, Batı’nın bu yaş...

    Devamını oku
  • Devrimci Marx ve felsefi akıl – Karaşınlar

    Manifesto’dan başlayıp Marx’ın “bütüncül eseri”nin 19. yüzyıla ait olduğu söylemi, 20. yüzyılın son çeyreğinden başlayan ve artık 21. yüzyılda iyice statü kazanan bir görüş haline geldi. Dile getirilen bu truizmde [basmakalıpçılık] “şike” kokan bir şeyler yok mu?Antik dönemin düşünürlerinden tutunda aydınlanmanın filozoflarına kadar ve günümüz “düşünce akımlarına” , bilimden, politikaya, oradan felsefeye ve teolojiye ve hatta “kutsal kitapların” ayetlerine aynı soru ve sorgulama, aynı basmakalıp...

    Devamını oku
  • Nietzche felsefesinin günümüzdeki bazı yansımaları – İbrahim Okçuoğlu

    Geçen yüzyılın ‘90’lı yıllarından bu yana Nietzsche’nin yazıları popüler yapılmaya başlandı. Burjuva felsefe kaybedilmiş evladını yeniden bulma sevinci içinde insanlığa geleceğinizi Nieztsche’de arayın demeye başladı. Nietzsche’ye geri dönüş, toplumsal sorunların çözümünde çıkış yolu olarak sunuldu. Öyle ki, onu okuyan herkes, onun görüşlerinden bağımsız olarak kendi içinde bir Nietzsche, kendi Nietzsche’sini keşfetmeye başladı. Proletaryanın davasından, işçi sınıfının mücadelesinden, sosyalizmd...

    Devamını oku
  • Yaratıcı adalet – Ozan Çılgın

    Yıllar önceki bir İstanbul Bienali’nin başlığı ‘Poetic Justice’ yani ‘Şiirsel Adalet’ idi. Poetic sözcüğü köken olarak Grekçedir ve ποιέώ fiilinden gelir. Ποιέώnun başlıca anlamları ise yapmak, oluşturmak, kurmak, yaratmak, doğurmaktır. Yani poetik olan aslında yaratılmış, ortaya çıkarılmış olan şeyle ilgilidir. Sözcüğün isim anlamları da eser, şiir, yaratı, şair anlamlarına sahiptir zaten sözcüğün batı dillerinde şiir, şair olarak yer edindiğini biliyoruz. Şiirin bir yaratım, yapma (belki de Ed...

    Devamını oku
Popüler Haberler