Dr. Osman Küçükosmanoğlu: “Toplumun sağlığı da hekimlerin sorumluluk alanındadır”

İstanbul Tabip Odası’nda seçimlere EDTTB adına katılan Demokratik Katılım Grubu’ndan Dr. Osman Küçükosmanoğlu: “Siyasi iktidarın hukuksuz uygulamalarına karşı çıkmak meslek örgütü olarak görevimizdir. Yanlışlık demokratik siyasetin önünün kapatılması nedeniyle bizim normal yasal faaliyetlerimizin ‘siyasi’ olarak görülmesidir.”

Dr. Osman Küçükosmanoğlu: “Toplumun sağlığı da hekimlerin sorumluluk alanındadır”

Önümüzdeki haftasonlarında Tabip Odaları’nda seçimler yapılacak. SiyasiHaber olarak biz de Ankara, İstanbul ve İzmir Tabip Odalarında Etkin Demokratik TTB (EDTTB) adına yönetimlere aday olan hekimlere sorular sorduk. Bu çerçevede İstanbul Tabip Odası’na Demokratik Katılım Grubu’ndan aday olan Dr. Osman Küçükosmanoğlu ile yaptığımız röportajı yayımlıyoruz. 

Savaş, ekolojik tahribat, işsizlik, yoksulluk, GDO, vb. liste uzatılabilir. ‘TTB bu sorunları dile getiriyor, hekimlik sorunları ile ilgilenmiyor, insan hakları örgütü gibi çalışıyor’ deniliyor. Hatta hükümet yetkilileri ‘parti kurup seçimlere girsinler’ diyor. Etkin Demokratik TTB (EDTTB) olarak bu konuya nasıl yaklaşıyorsunuz? Meslek örgütü ile bu sorunların ilişkisini nasıl kuruyorsunuz?

Hekimlik mesleğinin özünde tüm insanlara ayırım gözetmeden sağlık hizmeti vermek vardır. Hasta bireylere sağlık hizmeti sunmak yanında toplumun sağlığı da hekimlerin sorumluluk alanındadır. Bunun yanında, Anayasa’da kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olarak tanımlanan TTB’nin kuruluşuna dayanak sağlayan yasada  (1953 yılında çıkan 6023 sayılı yasa) TTB’nin asli görevleri arasında halk sağlığının korunması öncelikle yer almaktadır.

İşsizlik, yoksulluk, ekolojik tahribat, savaş, eğitimsizlik halk sağlığını direkt olarak etkileyen faktörlerdir, dolayısıyla bu konularda söz söylemek TTB ve Tabip Odalarının asli görevidir. Son aylardaki gündemde sıkça yer alan aşı karşıtlığı, bilim dışı alternatif tıp uygulamaları (hacamat, sülük vs), nükleer santral kurulması, savaş, göç, GDO’lu bitkilerden elde edilen nişasta bazlı şeker kullanımı ve şeker fabrikalarının satılması konularının sağlık ile ilgisi olmadığını söylemek mümkün değildir. KHK ile çalışma hakları gasp edilen sağlık emekçilerinin, güvenlik soruşturması bahanesi ile göreve başlatılmayan yeni mezun hekimlerin haklarını savunmak siyasi iktidarın hukuksuz uygulamalarına karşı çıkmak meslek örgütü olarak görevimizdir. Burada yanlış bir şey yoktur. Yanlışlık demokratik siyasetin önünün kapatılması nedeniyle bizim normal yasal faaliyetlerimizin “siyasi” olarak görülmesidir.

Sağlık ortamında şiddet gündemde. Hekimlerde tükenme ve intiharlar artıyor. Bu sorunların kaynakları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunları azaltmaya yönelik TTB-TO hangi girişimlerde bulunuyor ya da bulunması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Hekimlerin çalışma koşulları uzun çalışma saatleri ve nöbetler, nöbet sonrası izin kullanamama, mecburi hizmet, eş durumu tayinlerinde zorluklar gibi mesleğe özgü zorluklar içeriyor. Bunun yanında toplumsal dayanışmanın azalması, ekonomik nedenler, yöneticilerin duyarsızlığı gibi genel nedenlerle hekimlerde tükenme ve intiharlarda bir artış söz konusu. Bu sorun TTB’nin ve İstanbul TO'nun gündeminde yer alıyor. Bu yıl 14 Mart Tıp Haftası’nda konu ile ilgili çalışmalar/tartışmalar yapıldı.

Döner sermaye ve performans hekimler için önemli bir gelir kaynağı? Bu gelir kaynağına EDTTB olarak itirazınız söz konusu. İtiraz gerekçeleriniz neler?

Döner sermaye ve performans hekimler için önemli bir gelir kaynağı haline geldi. Ancak temel ücretlerde azalma nedeniyle toplam gelirde bir artış söz konusu değildir. Bu gelir kaynağına itiraz ediyoruz. Çünkü emekliliğe yansımıyor (emekli olan bir uzman hekim, emekli savcı-hakimin emekli maaşının yarısı kadar maaş alabiliyor), yıllık izinler ve hastalık izinleri süresince gelirimiz yarı yarıya azalıyor, bu uygulama çalışma barışını bozuyor. Bizim talebimiz emekliliğe yansıyan insanca yaşamaya yetecek bir ücretlendirmedir.

Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP) ile Türkiye tüm dünyaya örnek gösteriliyor? EDTTB bu konuya da itiraz ediyor? Vatandaşlar ve sağlık çalışanları için SDP ne tür sorunlara yol açma potansiyeli taşıyor? Yine sahi EDTTB olarak SDP öncesi sağlık hizmetlerinden memnun muydunuz?

SDP'yi örnek gösteren Dünya Bankası ve onun yan örgütleridir. SDP, sağlığın kamu hizmeti olmaktan çıkarılıp, “paran kadar sağlık” anlayışının egemen olduğu bir sağlık sistemi kurulmasıdır. Cicim yılları bitmiş gibi görünmektedir. Vatandaşın ödediği (ödeyemediği) sağlık primleri sağlık bütçesini karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Katkı/katılım payları, ilave ücretler katlanarak artmaktadır. Kurulmakta olan şehir hastanelerinin devasa giderleri muhtemelen genel bütçeden karşılanacaktır.

SDP öncesi yıllarda sağlık hizmetleri bilinçli olarak yetersiz/kalitesiz bırakıldı. Yapılması gereken iyileştirmeler, yatırımlar yapılmadı. Biraz da propaganda ile vatandaşlar “bundan daha kötüsü olmaz” kıvamına bilinçli olarak getirildi.

Meslek örgütü olarak Hükümetle diyalog kurmadığınız söyleniyor. Sorunların çözümünde diyalog sizce ne kadar etkili, çözüm için yeterli mi?

Meslek örgütü olarak hükümet ile diyalog kurmak elbette gereklidir. Ancak bu kanalları büyük ölçüde kapalı tutan, kendinden olmayanı yok sayan bir iktidar ile karşı karşıyayız.

Hekim örgütü olarak üyelerimizin karar alma süreçlerine katılmalarını sağlayan mekanizmalarınız var mı? (Komisyon, çalışma grubu, işyeri meclisleri vb.) Bunları etkin çalıştırabiliyor musunuz?

Tabip Odaları yöneticileri en fazla 2 dönem (4 yıl) görev yapar, gönüllük esasına göre çalışır ve herhangi bir ücret almazlar. Oda’nın yönetiminde en üst organ her yıl yapılan genel kuruldur. Ayrıca işyerlerinden seçilen temsilerden oluşan temsilciler kurulu, gönüllü hekimlerden oluşan komisyonlar odanın politikalarını belirlemede etkilidir.

Son olarak seçime katılacak üyelerinize ne söylemek istersiniz? Seçime giderken sloganınız nedir?

Seçime katılımın yüksek olmasını diliyoruz. Hekimlerin tercihi bakanlık bürosu değil meslek örgütü olacaktır. Temel sloganımız “Çağdaş, laik, demokratik bir ülkede aklın ve bilimin ışığında hekimlik”.

14-15 Nisan’da yapılacak olan İstanbul Tabip Odası Genel Kurulu’nda seçime katılacak olan Demokratik Katılım Grubu’nun Yönetim Kurulu Aday Listesi şöyle:

  • Dr. Pınar Saip
  • Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu
  • Dr. Murat Ekmez
  • Dr. Güray Kılıç
  • Dr. Recep Koç
  • Dr. Osman Küçükosmanoğlu
  • Dr. Osman Öztürk

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler