Diyarbakır'da gözaltına alınan 13 kişi tutuklandı

Diyarbakır merkezli 9 kentte yapılan operasyonlar sonucu gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 13 kişi tutuklandı.

Diyarbakır'da gözaltına alınan 13 kişi tutuklandı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 Ekim sabah saatlerinde gazeteci ve siyasetçilere yönelik düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınanlardan 35'i serbest bırakılırken 13 kişi tutuklandı. Hâlâ gözaltında olanlar ise emniyet işlemleri tamamlandıktan sonra savcılığa sevk edildi.

Gözaltına alınan 13 kişi tutuklandı

Gözaltına alınanlardan 23 kişi emniyet işlemlerinden sonra serbest bırakılmıştı. Daha sonra gözaltına alınanlardan 25 kişi adliyeye sevk edildi. Savcılıktan ifadesi alınan Pınar Tekin serbest bırakılırken, savcılıkta ifadesi alınan Gazeteci Kibriye Evren ile birlikte Behçet İne, Celal Yoldaş, Eda Bazancir, Hülya Biçen, Hasret Alp, Sercan Doğan, Aliye Tok, Elif Harra, Nevriye Çul, Kumru Tokay, Rıfat Roni, Mehmet Temizyüz “örgüt üyesi” suçlamasıyla tutuklandı.

Mahkeme; Abbas Çelik, Emrullah Kaplan, Derya Aslan, Didar Çeşme, Dilnaz Ekmekçi, Seher Tümer, Pınar Sakık Tekin, Selma Metin, Eylem Ceylan, Türki Gültekin, Kadriye Özcanlı, Mehmet Ay’ın olduğu 12 kişinin ise serbest bırakılmasına karar verdi.

Öte yandan Demokratik Modernite’nin eski editörü Servet Öner, önceki gün İstanbul’da polisler tarafından gözaltına alındı. Öner, önce Taksim Polis Karakolu’na, ardından da Vatan’da bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Öner’in Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındığı belirtildi. Öner’in Diyarbakır’a götürüleceği belirtildi.

Gözaltında kalp krizi geçiren Aydoğdu müşahede altında

Gözaltında kalp krizi geçirdikten sonra hastaneye kaldırılan DTK Eş Başkanlık Divanı Üyesi Hilmi Aydoğdu, yoğun bakım ünitesinde müşahede altında tutuluyor.

9 Ekim günü gözaltına alınan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanlık Divanı Üyesi Hilmi Aydoğdu, önceki gün geçirdiği kalp krizi sonucu hastaneye kaldırılmıştı. Götürüldüğü hastanede anjiyo ameliyatı geçiren Aydoğdu, dünden bu yana müşahede altında tutuluyor.

Aydoğdu’nun doktorlarından edinilen bilgilere göre, hastaneye geç götürülmesine rağmen kalpte hasar meydana gelmediğini, Aydoğdu’nun yaşamsal bulgularının iyiye doğru gittiğini belirtti. Ayrıca Aydoğdu’nun kalp krizi geçirme riski olduğundan dolayı müşahede altında tutulmaya devam edileceği bilgisi verildi.

Gözaltında kalp krizi Soylu'ya soruldu

Öte yandan HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, Aydoğdu hakkında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya soru önergesi verdi.

Dağ, Soylu'ya şu soruları yöneltti:

-Gözaltında kalp krizi geçiren Hilmi Aydoğdu’nun hastaneye 1,5 saat geç götürüldüğü doğru mudur?

-Hilmi Aydoğdu gözaltına alındıktan sonra rutin sağlık kontrolü yapılmış mıdır? Sağlık kontrolü yapılmış ise kolluk kuvvetlerine verilen sağlık raporunda kişinin yaşı, sağlık sorunu ve kalp rahatsızlığıyla ilgili sorunlardan bahsedilmiş midir?

-Hilmi Aydoğdu’nun hastaneye 1 buçuk saat geç götürüldüğü doğru ise buna neden olan kolluk kuvvetleri hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamış ise nedeni nedir? Başlatılmış ise ne aşamadadır?

Tanrıkulu: Kürtler hukuk dışı operasyonlara sandıkta cevap verecek

Gözaltılara tepki gösteren CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Kürtler, mutlaka ama mutlaka bu hukuk dışı, siyasi amaçlı operasyonlara sandıkta cevap vereceklerdir” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, operasyonun yerel seçimlerle ilgili olduğuna işaret ederek, HDP’nin yerel seçim çalışmalarının engellenmek istendiğini belirtti. Tanrıkulu, “Her seçim öncesi siyaset yapacak kadroların etkisiz hale getirilmesi için yargı maalesef bir şekilde kullanılıyor. Geçtiğimiz 10 yıla bakarsak, her seçim öncesi maalesef bu kadrolara karşı böyle bir yöntem uygulanıyor. Ve yargı da bu konuda baskı aracı olarak kullanılıyor” dedi. HDP’nin milletvekillerinin, belediye başkanları ile binlerce yönetici ve çalışanın tutuklu olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, “Geride kalan kadrolara bu şekilde yöneliyorlar. Bu operasyonla baskı ortamı oluşturarak, insanları yıldırmak, umutsuz etmek ve seçeneksiz bırakmak amaçlanıyor.  Sonuçta Kürtler, son derece politiktirler. Kürtler, mutlaka ama mutlaka bu hukuk dışı, siyasi amaçlı operasyonlara sandıkta cevap vereceklerdir. Seçimlere girmiş, halktan onay almış bir siyasi partiyi sürekli kriminalize etmek Türkiye’nin barışına ve bütünlüğüne hizmet etmez” diye konuştu.

(Evrensel)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler