Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı: Kürtler, İnce'yi doğru anladı

Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya toplumun Kürt sorununa kapalı kesimlerince de kabul gören Muharrem İnce'nin CHP ile HDP tabanını birbirine yaklaştırdığını söyledi.

Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı: Kürtler, İnce'yi doğru anladı

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin Diyarbakır mitingi gündemdeki yerini koruyor. Erdoğan'ın 'İstihbarattan bilgi aldım, meydandakiler HDP'liydi' açıklaması üzerine başlayan tartışmalar sürerken, miting kentte de konuşulmaya devam ediliyor. 

Remzi Budancir'in Artı Gerçek'te yer alan haberine göre Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret ederek Kürt seçmene olumlu mesaj veren İnce'nin Diyarbakır mitingine katılım oldukça yüksekti. CHP bayraklarının yanı sıra alandaki HDP bayrakları da dikkat çekiciydi. İnce konuşmasında "Kürt sorunu vardır" dedi, anadilde eğitimden söz etti, "Hemen barışacağız" mesajları verdi. Bu söylemler kitlede karşılık buldu. Aynı saatlerde eşi Ülkü İnce'nin Başak Demirtaş'ı evinde ziyaret etmesi de kentte olumlu karşılandı.

İnce’nin Kürtlere verdiği mesaj adresine ulaşabiliyor mu? Kürtlerden oy alabilecek mi? Bu soruları ve 24 Haziran seçimlerini Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya'ya sorduk.

"İnce ikinci tur için oy istedi"

- Muharrem İnce’nin Diyarbakır mitingini izlediniz. Kürt sorunu başta olmak üzere bir çok konuda mesajlar verdi. İnce’nin bu söylemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Verdiği mesajlar karşılık buldu mu? 

Muharrem İnce’nin Diyarbakır’da her ne kadar etrafında dolansa da Kürt sorunu, anadilde eğitim gibi açıklamalar yapması önemli adımlardı. Sanki CHP tabanında ve tavanında ‘CHP Kürt sorunu konusunda bu söylemi söylemezse iktidar olamaz’ inancı oluştu. Bunu sadece Diyarbakır mitingi ile değerlendirmemek lazım. Selahattin Demirtaş’ın ziyaretinden tutalım, birçok yerde kullandığı cümlelere kadar… Bu genel politika anlamında önemli bir adım. 

Diyarbakır mitinginde verdiği mesaja baktığımız zaman aslında birinci turda oy isteyen bir Muharrem İnce yoktu. Tamamen ikinci turu garantilemiş, ikinci turda Kürt oylarını hedefe koyan bir Muharrem İnce profili çizdi. Diyarbakırlılar da ona bu desteği verdiler. Miting alanında ‘Selo’ya özgürlük’ ifadelerinin kullanılması doğru anladıklarının işaretiydi. Aslında bu HDP tabanı demek değildir. Burada HDP tabanı diye ifade edilen, Kürt hassasiyeti olan toplumun yüzde doksanıdır. Dönem dönem HDP’ye, olumlu adım attığında dönem dönem AK Parti’ye veya dönem dönem başka partiye oy verdi. Bu kitle sahiplendi Muharrem İnce’nin bu duruşunu. Birinci turdansa ikinci tura oy isteyen, bu oyu isterken de CHP’nin dönüşümüne, Kürt sorunun çözümüne katkı koyan 3-5 başlık verdi. 

“Bu ifadeler CHP'nin söylemlerini aşıyor"

- Muharrem İnce’nin verdiği mesajlar ne anlama geliyor?


"Kürtleri onore etmeliyiz, Kürtleri ürkütmeyecek bir yol almalıyız" dedi. Yani "Kürtlerin aidiyetleri güçlenmeli" ifadesini bir başka şekilde söyledi. Bu önemli bir söylem. "Barışı sağlayacağız, hemen sağlayacağız". Hemen barışı nasıl sağlayacaksın? Hemen barışı sağlamanın yöntemi bellidir. Elinde silah olanı ikna edeceksin bir şekilde. Bunun güvenlik politikası ile yapılamadığını herkes biliyor. Türkiye’de hiçbir iktidar partisi yapamadı bunu. Hemen sağlayacaksan bu bir diyalog sürecidir aynı zamanda. "Kürt sorunu vardır, Meclis'te çözülmelidir" diyor. Bence bugün HDP’nin de savunduğu bir çözüm önerisidir. 

Bunları üst üste koyduğumuz zaman iki şeyi görüyorum: Bu CHP’nin söylemini aşan bir söylem. Evet cumhurbaşkanlığı ittifakı yaratılıyor. Kürtlerle özellikle batının sol kesimi diyebileceğimiz, liberal kesimi diyebileceğimiz kesim arasında Muharrem İnce üzerinden bir ittifak yaratılıyor, bir birliktelik yaratılıyor. Bu önemli. Çünkü öyle görünüyor ki cumhurbaşkanlığı seçimine giderken Meclis'te iki kesimli bir yapı oluşacak. Sağ ve sol diye ifade edebileceğimiz bir sisteme doğru gidilecek. HDP’nin de kendine göre bir tavır, bir yön belirlemesi lazım. 


"İnce, AKP ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden kürtlere mesaj verdi"

Sonuçta HDP’nin lideri, kadroları içerde. Toplumda heyecan yaratacak bir aktörleri yok. Çalışma yapacak bir ekipleri yok. İnce biraz bu boşluğu, AK Parti ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden kullanıyor, Kürtlerin de sahaya çıkabileceği bir alan yaratıyor. Birinci tura değil de ikinci tura çalışması tam da bunlarla örtüşen bir durum.

CHP’nin bu tavrı 1990’lardan farklı. Sonuçta 1990’lı yıllarda adım atan CHP’nin kadroları değildi, CHP içindeki Kürtlerdi. Gerçi son dönemde Kemal Kılıçdaroğlu bazı açıklamalar yaptı ama Muharrem İnce’yi çok farklı bir yerde görmek lazım. İnce dönüp baktığımız zaman Türkiye’nin batısından, Trakya’sından, Ege’sinden büyük destekler alan, ulusalcı, Kemalist dediğimiz tabanın çok büyük kabulü ile karşılaşan bir aktör. Ve bu aktör "Kürt sorunu vardır" diyor. Bu aktör "Kürt sorunu barış içinde çözülmeli" diyor. Bu önemli. Bunları cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi söylenen cümlelere bağlamamak lazım. 

”Muhalefet yan yana durmayı başarmalı"

- CHP, Muharem İnce’nin adaylığı ile yeni bir çıkış mı yapıyor? 1970’li yıllarda olduğu gibi CHP, Kürtlerden tekrar destek görebilecek mi?

Şu an çok erken. Ne HDP hemen bu dönüşümü yapabilir ne de Türkiye CHP-HDP ittifak dönüşümüne bir kredi verir. Böyle bir olasılığın gerçekleşme imkanı yok açıkçası. Öncelikle yan yana durmayı becerebilmek gerekir. Bu seçim döneminde özellikle… Hem seçim öncesi cumhurbaşkanlığı ittifakı hem de seçim sonrası eğer Meclis'te çoğunluk yakalanırsa, yakalanan çoğunluğu 7 Haziran gibi heba etmeden yan yana duruşu sağlamak gerekir. Bu CHP, Saadet ve HDP ekseninde olabilecek bir şey. İYİ Parti buna girer mi girmez mi bu ayrı bir sorun, ben girmesine pek ihtimal vermiyorum doğrusu. Şu aşamada birlikte değil de yan yana durmayı becerirlerse en iyi duruş bu olur. 

"CHP tabanı dönüşüyor"

- CHP ve HDP yönetimsel olarak yan yana gelmese de seçmenleri yan yana görebiliyoruz. CHP mitingine HDP seçmeni katılabiliyor, HDP’nin barajı aşması için bir çok CHP seçmeni oy vereceğini söylüyor. Tabandan gelen bu baskı, yönetimi bir arada durmaya zorlar mı sizce?

 
Aslında tam da bunu söylüyorum. Siz tabanı bu konuda ikna etmezseniz, sadece liderler arasında yapılacak protokollerle CHP ve HDP’yi Türkiye’de ortak duruşa getiremezsiniz. Muharrem İnce’nin avantajı ve etkisi tam da buradan kaynaklanıyor. Muharrem İnce ne Kürt ne Alevi. Dünyaya sosyal demokrat pencereden bakan bir duruşu vardı bugüne kadar. Tam tersi, Türkiye’de beyaz Türk dediğimiz, ulusalcı Kemalistleri, Karadeniz’deki bazı milliyetçi yapıları temsil eden bir duruşu vardı bugüne kadar. Bunu sahiplenmesinin tabanda yaratacağı dönüşüm önemli. Bunu görüyoruz bugün. Yaptığı açıklamalara yönelik tabanda karşı duruş yok. Net destek açıklanmasa bile bir karşı duruş da açıklanmıyor parti içinde, tabanda bununla ilgili. O da cesaretle bu adımları sıklaştırıyor. Demirtaş'ı ziyareti, eşinin Başak Demirtaş'ı ziyaret etmesi, gelip Diyarbakır’da bunları anlatması, CHP tabanını dönüştürüyor Kürt sorunu anlamında. Bunu Muharrem İnce üzerinden yapıyorlar ki bence doğru bir tercih.

CHP bence bunu değerlendirmeli. Kılıçdaroğlu bu kadar zorlamasına, emek vermesine rağmen bunu yapamadı. Bir türlü oluşturamadı. Belki kimliğinden kaynaklıydı. Ama Muharrem İnce bu duruşu ile tabandaki bu dönüşümle, evet bugün yan yana duruştur, belki seçim sonra bir ittifaktır, daha ileriye giderse şiddeti sonlandıracak ortak formüllerdir... Bu ille hükümet ile olmak zorunda değil. Sonuçta CHP bu ülkenin kurucu partisi. Hükümetsiz de HDP ile yapacağı bir barış çağrısı, silahsızlanma çağrısı barışı sağlayabilir. Bu süreç içerisinde cesaretli adımlar atarsa, bu iki parti birlikteliğe de dönüşebilirler, tek partiye de dönüşebilir. Türkiye’nin de tam buna ihtiyacı var. 

"HDP kendine yön çizmek zorunda"

Şöyle de bakmak lazım. HDP ne kadar HDP olarak kalacak bu ülkede? Evet alabileceği maksimum oy yüzde 15. Türkiye partisi olma olasılığı imkansız. Çünkü istese bile, kendisinden bağımsız güçlerin provokasyonu ile bunun mümkün olamadığını 7 Haziran bize gösterdi. Artık HDP’nin de bu konuda kendisine bir yol haritası çizmesi gerekiyor. Türkiye’de ikili bir parti sistemine geçilirse HDP nerede duracak? O da kendine yön çizmek zorunda. 24 Haziran seçiminden sonra çıkacak tablo belki o dediğin toplumsal baskı, siyasetin şekillenmesine dönüşecek. 

"Muharrem İnce halk dilini tercih etti"

- Muharrem İnce’nin mitinglerini görüyoruz. Bu mitinglere de baktığımız zaman, sizce İnce’nin Erdoğan karşısında şansı var mı? Nasıl bir hava var?  

Muharrem İnce iki şeyi çok iyi yaptı. Bir; bu güne kadar CHP’de olmayan bir halk dilini hakim kıldı. Üstten bakan, devletin sahibinden çok, devletin nasıl olması gerektiğini sokak diliyle, vatandaşın diliyle anlatan bir lider profili çizdi. Bu önemliydi, karşılık gördü bir anda. Aslında Erdoğan’ın bıraktığı bir boşluktu bu. Erdoğan da tam bu dille iktidara geldi ama iktidara geldikten sonra bu dili bırakıp üstten bakmaya başladı ve biraz da çekişmeli dil seçti. Şimdi İnce tam da bunun boşalttığı alanı doldurunca, o alandaki talebi, o alandaki kitleyi kendisine bağladı. Bunu çok net görebiliyoruz. Gençler içerisinde, kadınlar içerisinde, yaşlılar içerisinde bunu görebiliyoruz. 

"Bir tarafta yükselen İnce, diğer tarafta kürtleri kaybeden Erdoğan"

İnce ikinci turda Kürtlerin, HDP’ye oy veren Kürtlerin yüzde 90’ına yakınının oyunu alabilir pozisyonuna büründü. Kürtler, Muharrem İnce’nin geçmişini, CHP’nin geçmişini tartışmıyor, bugüne bakıyor, bugünde de oy verilebilir olarak görüyor onu. Üçüncüsü, muhafazakar ve milliyetçi kesim diyebileceğimiz Saadet ve İYİ Parti ile birlikte de uyum içerisinde yol izliyor.

Dönüp 'Cumhur' cephesi diye ifade edilen tarafa baktığımız zaman, Büyük Birlik Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi, Erdoğan’a Kürt oylarını kaybettirdi. Tabi Erdoğan’ın dili de bunda etken. Sonuçta 16 yıldır yıpranan bir iktidar, yarattığı koalisyonun, 1+1’in 3 etmediği bir cephe. Şimdi bunları karşı karşıya koyduğumuz zaman ben ilk defa Erdoğan’a karşı seçim kazanabilecek bir gücün oluştuğuna inanıyorum. 

"HDP ve CHP tabanda birlik sağlıyor"

Hem Kürtler arasında hem Türkler arasında şu çok yüksek sesle, çok cesaretle söyleniyor. Evet üzülerek de olsa Kürtler, birinci turda Selahattin Demirtaş’a oy vermenin sorunu çözmediğini, Muharrem İnce’ye verilecek oyların yüzde 30-35 bandını geçtiği takdirde, ikinci turda daha da büyük bir güçle açığı kapatacağını düşünüyor. Bu da Kürtler arasında bile birinci turda bir çok kişinin İnce'ye oy vermesine sebep olacak. Bu aynı zamanda karşıda neyi yaratıyor? HDP’nin de barajı geçmesi gerektiğini söyleyen kitlenin artmasını. Tabanda sözünü ettiğimiz birlik bu çerçevede oluşuyor zaten. Bir tarafta yükselen grafiği ile Muharrem İnce, diğer tarafta ise yanlış koalisyon oluşturan ve Kürtlerin oylarını almak için hiçbir çaba sarf etmeyen Erdoğan.

- Kazanabilir mi Muharrem İnce? 

Evet bu grafiği bu şekilde devam ederse, farklı bir provokasyon gelişmezse, birinci turda olmasa bile ikinci turda Muharrem İnce’nin kazanma şansı var.

(Artı Gerçek)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler