Dışsal Günlük

KORKUT AKIN yazdı: “Michel Tournier, “Dışsal Günlük”te yaşamın her anını, her alanını irdeliyor. Ona katılırsanız, siz de o yoldan kendi yaşamınızı irdelersiniz. İyi olacağı kesin. Denemesi bedava!”

Dışsal Günlük

KORKUT AKIN

İlginç: “Tanımadığım biri
yazdıklarını yolladı bana.
Açıklamış: ‘Yazıyorum
çünkü konuştuğumda
kimse dinlemiyor.’
Kim okuyacak peki?”

Geçen yıl, yaşamı bizlere bırakan Michel Tournier, tam da bizdeki gibi mahrem günlükler yerine dışsal günlükler tutmuş. Neden “bizdeki gibi” dedim, biliyor musunuz? Doğu toplumlarının hemen tümünde görülen özgüvensizlikle doğrudan bağlantılı gizlenme, ortaya çıkmama, ‘afişe olmama’ durumuna karşı neyi varsa, ne yaşamış, ne düşlemiş, ne süzmüşse onları yazmış. Zaten kendisi de günlüğünü “hesap defteri”ne benzetiyor.

Zavallı sırlar yığını

İki kişinin bildiği sır olmaktan çıkarsa, günlükler, okunduğu andan başlayarak sır olmaktan kurtulmuşturlar, artık bilirsiniz ki, birileri onu bilecek, keşfedecek, sizi/sırlarınızı gün yüzüne çıkaracaktır. Tam da onun için Andre Malraux’un sözündeki gibi zavallıdırlar artık.

Michel Tournier, kendisi için kendince yazmış, ama yazdıklarının hepsi birbirinden çarpıcı ve okurunun yolunu açıyor. Tournier’nin günlüğüne düştüğü bir not, sizinle hemen hiç ilgili değildir büyük olasılıkla, ama siz o cümleyi alıp kendi düşünüzde kendi anılarınızla yoğurarak yorumluyorsunuz. Buna da bağlı olarak sizin yorumunuz ile benim, benimkiyle bir başkasının ve/veya her birimizinki bambaşka konuları öne çıkarıyor.

“Dışsal Günlük”, olağanüstü betimlemelerle yüklü. Gökyüzünden bir karıncanın duyargalarına atlarken, hayatın içinde bunun böyle olabileceğini siz de kabul ediyorsunuz. Sahi, hep öyle olmuyor mu? En olmadık yerde en olmadık kişi veya şey çıkmıyor mu karşınıza; kiminde korkuyor, kiminde merak ediyor, kiminde sorguluyorsunuz. Küçük bir ipucu: Hepsi birden deneyim oluyor. Ancak her seferinde yepyeni bir kurgu ile yepyeni bir dramatik durum ekleniyor dağarcığınıza. Georges Polti, toplamda 36 “dramatik durum” saptamış 1916’da, bugün de hala geçerli bu “durum”lar sinemada da televizyonda da.

Ölümcül mutluluk

“Dışsal Günlük”te, her ayın bir bölümü var. Michel Tournier, en ünlü yazarlardan tutun, en sıradan yaşama kadar o süreçte gördüğü her şeyi aktarmış sayfalarına. Kimi mitolojik, kimi kendi kurguladığı, kimiyse gerçekten yaşanmış öyküler aktarıyor, bazen bir cümleyle. Zaten kitabın beni çeken yanı da o oldu. Kendi dünyanıza giriyor, yelken açıyorsunuz sonsuzca.

Bir ayna öyküsü var; bizde de anlatılan… Kültür farkını koyuyor ortaya. Sahi, her toplumun kendincedir birikimi, her insanın da. Yukarıda değindiğim gibi, birbiriyle asla çarpışmaz. İnanmaya hazır olmaktan söz ediyor bir yerde de… İnancın ancak şüpheci, akılcı, ihtiyatlı, gerçek ile yanlışın arasındaki fark konusunda takıntılı bir manevi ortamda doğup büyüdüğünü söylüyor. Bununla beraber, masallara da inanmalı, mitolojiye de, şairlerin sözcük oyunlarına, ressamların renk cümbüşlerine de…

Karar sizin…

Michel Tournier, “Dışsal Günlük”te yaşamın her anını, her alanını irdeliyor. “Bir eseri değerlendirmede hiç kimse eser sahibinden daha az yetkin değildir. Bir eserin değerinin -ne olursa olsun- sıfırla sonsuz arasında bir yerde olduğu kesindir. Oysa eser sahibi öyle görmez. Onun için bazen sıfırdadır, bazen sonsuzda.” (s. 118)

Ona katılırsanız, siz de o yoldan kendi yaşamınızı irdelersiniz. İyi olacağı kesin. Denemesi bedava!

Dışsal Günlük, Michel Tournier, Deneme, Yapı Kredi Yayınları, Aralık 2017, 135 s.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler