DİSK, KESK, TMMOB ve TTB: Tek adam rejimine, dikta anayasasına hayır!

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB 9 Şubat 2017 tarihinde anayasa referandumuna ilişkin ortak tutumlarını TMMOB Genel Merkezinde düzenledikleri basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB: Tek adam rejimine, dikta anayasasına hayır!

DİSK-KESK-TMMOB-TTB: TEK ADAM REJİMİNE, DİKTA ANAYASASINA HAYIR!!!

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB 9 Şubat 2017 tarihinde anayasa referandumuna ilişkin ortak tutumlarını TMMOB Genel Merkezinde düzenledikleri basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı.

KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Korama, TTB Merkez Konsey II. Başkanı Sinan Adıyaman ve DİSK Genel Başkan Yardımcısı Cafer Konca'ın katıldığı basın toplantısında ortak açıklamayı Emin Koramaz okudu.

Koramaz tarafından okunan açıklamada, Anayasa teklifinin çoğulcu ve katılımcı bir anlayışla hazırlanmadığı ve OHAL koşullarında referanduma sunulduğu, teklifin partili cumhurbaşkanının yasama, yürütme, yargı; devlet, siyaset, toplum ve iktisadi yaşamın bütünü üzerinde otokratik bir hakimiyet kurulmasına hizmet ettiği, kuvvetler arasındaki denge, fren ve denetleme mekanizmalarını yok ettiği ve Meclis’in yasamaya dair tek ve en üst yetkili organ olma özelliği ile bağımsız yargının varlık koşullarını ortadan kaldırmaya çalıştığı vurgulandı.

Açıklamada, “Sadece üyelerimizi değil tüm halkımızı kula kulluk etmeyi kabul etmeyenleri, farklılıklarımızla birlikte eşit, özgür, demokratik ve barışçıl bir ortamda birlikte yaşamı savunan herkesi, her bir bireyi referandumda mevcut değişikliği reddetmeye ve tercihini ‘hayır’dan yana kullanmaya çağırıyoruz” denildi.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından yapılan ortak basın açıklamasının tam metni şöyle:

Ülkemiz zor ve karanlık günlerden geçiyor. Toplumsal yaşam gericilik ve şiddet sarmalında hızla dibe doğru savrulurken, darbe girişimini fırsata çeviren siyasal iktidar bir yandan OHAL Kararnameleri ile toplumu korkutup sindirirken, diğer yandan ülke kaynaklarını sorumsuzca sömürmeye olanak tanıyan yasaları ardı ardına çıkarıyor..

OHAL ve KHK’larla yaşatılanlar, kurulmak istenen düzene, sosyal yaşama ve çalışma yaşamına dair önemli ipuçları içeriyor. Basın-yayın organları, dernekler kapatılıyor, cezaevleri, gazetecisinden belediye başkanına, milletvekilinden laiklik isteyene muhalif kesimle dolduruluyor, kamu çalışanları, akademisyenler işten atılıyor.

686 sayılı son KHK ile bir kez daha görüldüğü üzere ülkemizin beyinlerini, akademik potansiyelini bitirmeye yönelik faşizan yönelim ile üniversiteler fiilen kapatılıyor.  

AKP Hükümetlerinin yanlış politikaları, dili ve mezhepçi hedeflerinin bir sonucu olarak terör saldırılarının halkı da hedef aldığı katliamlar ülkesine dönüştük.

Yurttaşlarımızın kapsamı hakkında dahi sağlıklı bir bilgi edinemediği; demokratik ve bilimsel ortamlarda tartışılmadan, sendikaların, meslek örgütlerinin, anayasa hukukçularının, baroların, üniversitelerin ve en önemlisi de halkın görüşüne sunulmadan hazırlanan Anayasa değişiklik teklifine ilişkin referandum işte tam da bu koşullar altında dayatıldı.

Anayasa hukukunun en temel özelliği olan iktidarların yetkilerinin sınırlandırılması gerekliliğinden yoksun, sistem ve rejim değişimini içeren Anayasa değişikliği teklifi, iktidar olanaklarının Cumhurbaşkanı, Hükümet ve iktidar partisi tarafından sonuna kadar kullanılacağı baskı ve sindirme politikalarının uygulama aracına dönüşen OHAL sürecinde referanduma sunulacak.

Cumhurbaşkanı’nın parti genel başkanı da olabildiği; Cumhurbaşkanına meclisi feshetme yetkisi de dahil olmak üzere, bütçe hazırlama, kararname çıkartma, HSYK ve AYM üyelerinin tamamına yakınını, büyükelçileri, tüm üst düzey kamu yöneticilerini atama, milli güvenlik politikalarını belirleme yetkileri tanıyan Anayasa değişiklik teklifi bu haliyle ne başkanlık sistemi, ne de Cumhurbaşkanlığı sistemi olarak adlandırılamaz. Teklif olsa olsa “tek adam diktatörlüğü” olarak adlandırılabilir.

Anayasa değişikliği ile 60’lı yıllardan beri adım adım kurgulanan piyasacı, emek ve doğa düşmanı, laiklik karşıtı düzen kalıcılaştırılmak, fiili olarak uygulanan dikta rejimine yasal statü kazandırılmak istenmektedir.

Bu teklif, yaşamakta olduğumuz sorunlara çözüm üretmekten uzak olup, tam tersine, çatışmaları derinleştiren ve yeni çatışma alanları üreten niteliktedir.

Türkiye ekonomik bir krizin eşiğindeyken; tarım, sanayi ve turizm can çekişmekteyken;  Türk Lirası hızla değer kaybederken; işsizlik ve enflasyon tırmanırken; işçiler, emekçiler açlık sınırının altında ücretle çalışmaya zorlanırken; terör ve şiddet her geçen gün artarken; ülkemizin ihtiyacı TBMM'nin fiilen yok edilmesi değil aksine çoğulculuk temelinde güçlendirilmesi ve ülkenin sorunlarına çözüm aramasıdır.

Karşı karşıya bulunduğumuz acil sorunların çözümü tek adama, tek partiye dayalı bir dikta rejiminde değil; çoğulcu, katılımcı parlamenter rejimde, demokratik bir anayasada, temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesinde, farklı inanç ve düşüncelerin, farklı yaşam tarzlarının herhangi bir kaygı ve korkuya kapılmadan eşit ve özgürce bir arada yaşayabilmesinde, emekçilerin hak ve çıkarlarının önündeki engellerin kaldırılmasında içte ve dışta savaş konseptinde değil barışçıl politikalardadır.

Bunun dışındaki tüm girişimler ve çabalar ülkemizin geleceği ile oynamaktan öte bir anlam ifade etmemektedir.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB :

  • Çoğulcu ve katılımcı bir anlayışla hazırlanmayan ve OHAL koşullarında referanduma sunulan;
  • Partili Cumhurbaşkanı’nın yasama, yürütme, yargı; devlet, siyaset, toplum ve iktisadi yaşamın bütünü üzerinde otokratik bir hâkimiyet kurmasına hizmet eden;
  • Parlamenter demokrasiyi, yasama, yargı, yürütme kuvvetleri arasındaki denge, fren ve denetleme mekanizmalarını yok eden;
  • Meclisin yasamaya dair tek ve en üst yetkili organ olma özelliğini; bağımsız yargının varlık koşullarını ortadan kaldırmaya çalışan;

Anayasa değişikliği teklifine HAYIR demektedir.

Geleceğimize sahip çıkmak için eşitliği, özgürlüğü, laik ve demokratik cumhuriyeti kazanmak için anayasa değişikliği dayatmasına karşı ortak mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

Sadece üyelerimizi değil tüm halkımızı kula kulluk etmeyi kabul etmeyenleri, farklılıklarımızla birlikte eşit, özgür, demokratik ve barışçıl bir ortamda birlikte yaşamı savunan herkesi, her bir bireyi referandumda mevcut değişikliği reddetmeye ve tercihini hayır’dan yana kullanmaya çağırıyoruz.

 

Etiketler: KESK, DİSK, TMMOB, TTB, Referandum

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler