Çanakkale’de 3 kamu emekçisi cumhurbaşkanına hakaretten ihraç edildi

Çanakkale’de sosyal medyada cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla hakkında dava açılan ve mahkemenin “kovuşturmaya yer yok” dediği 3 kamu emekçisi, Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla memuriyetten ihraç edildi. KESK Çanakkale Şubesi, konuyla ilgili açıklama yaparak 3 üyelerinin mağduriyetinin giderilmesini ve görevlerine iade edilmelerini talep etti.

Çanakkale’de 3 kamu emekçisi cumhurbaşkanına hakaretten ihraç edildi

SiyasiHaber - Çanakkale

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Çanakkale Şubesi, bir basın açıklaması yaparak bu ilde sosyal medya paylaşımları nedeniyle memuriyetten ihraç edilen 3 kamu emekçisiyle dayanışma içinde olacaklarını, bu ihraçların hukuksuz uygulamalar olduğunu ve buna karşı direneceklerini belirtti. KESK Çanakkale Şubesi 6 Nisan’da sendika binasında yapılan basın açıklamasını Şube adına dönem sözcüsü Dr. Yakup Taş okudu.

Açıklamada, “Cumhurbaşkanına hakaret konusu, bugün, cadı avına dönüştürülmüş, muhalif sindirme operasyonunun bahanesi haline getirilmiştir. Birtakım idareciler, açığa almak, sindirmek, yok etmek istedikleri kamu çalışanlarının sosyal medya hesaplarını tarayarak, suç teşkil edecek unsur arıyorlar” ifadesi kullanıldı. İhraç edilen 3 kamu emekçisinin mağduriyetlerinin giderilmesi ve görevlerine iade edilmesi talep edildi.

3 kamu emekçisi nasıl ihraç edildi?

İhraç edilen sendika üyelerinin durumu şöyle:

Ayşe Sevim: Gökçeada Devlet Hastanesi’nde hemşire olarak çalışırken 15 Temmuz sonrası, Facebook paylaşımı gerekçe gösterilerek açığa alındı. İddia edilen suç, Cumhurbaşkanının olduğu bir fotoğraf ve üstünde yazan “Akan kanın sorumlusu aşağıdaki pişmiş kelle gibi sırıtanlardır” ifadesinin paylaşılmasıydı.

17 Şubat tarihinde Gökçeada Cumhuriyet Başsavcılığı “kovuşturmaya gerek yoktur” kararı verdi (karar aşağıda). Göreve iadesi beklenirken Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi ve Kurul tarafından 29 Mart’ta ihraç edildi.

Uğur Özdemir: Biga Devlet Hastanesi röntgen teknikeri. Hakkında açılmış herhangi bir adli kovuşturma veya açığa alma işlemi yok. Halihazırda çalışırken, Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi ve cumhurbaşkanına hakaret içerdiği gerekçesiyle Facebook paylaşımı nedeniyle 29 Mart’ta ihraç edildi.

Handan Alptekin: Çan Devlet Hastanesi'nde hemşire. Hakkında açılmış herhangi bir adli kovuşturma veya açığa alma işlemi yok. Halihazırda çalışırken, Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi ve cumhurbaşkanına hakaret içerdiği gerekçesiyle Facebook paylaşımı nedeniyle 29 Mart’ta ihraç edildi.

Ayşe Sevim hakkında Savcılığın verdiği 'kovuşturmaya yer yok' kararı:

KESK Çanakkale Şubesi’nin basın açıklaması metninin tamamı şöyle:

Diyorlar ki, korkmuyor musunuz? Hayır korkmuyoruz. Neden korkalım?

Bir yanlışımız mı oldu? Hata mı işledik? Ayıbımız mı var?

HAYIR

Gücümüzü haklılığımızdan; cesaretimizi, haksızlıklara karşı direncimizden alıyoruz

Onlar korksun: Zulme ortak olanlar, hesabını veremeyecekleri kararların altına imza atanlar korksun!

Bugün, Türkiye’de 15 Temmuz sonrası yürütülen soruşturmalar kapsamında, binlerce kamu çalışanı, açığa alınmış, memuriyetten ihraç edilmiştir. Peki açığa alınanların, ihraç edilenlerin ne kadarı darbeyle, FETÖ’yle ilişkilidir?

Bilmiyoruz. Bilmiyoruz ve darbe soruşturmalarını kendi çıkarına kullanan karanlık odaklara müsaade edildikçe, öğrenemeyeceğiz.

15 Temmuz sonrası yürütülen soruşturmalar, OHAL sürecinin karanlığında, haksız ve hukuksuz biçimde devam etmektedir!

Devlet idaresinden aldıkları yetkiyi bu kadar kötüye kullananları daha önce de gördük. Fetullahçı yapılanma, yargıyı, kurumları, kuralları, kendinden olmayanların aleyhine, sınırsızca kullanırken ‘Durun yapmayın’ dedik, dinlemediler. Kendi elleriyle yarattıkları karanlık, bugün onları da tutsak etti.

Bugün tekrar söylüyoruz, ısrarla söylüyoruz: Hukuk herkese lazım!

Uydurma bahanelerle açığa alma işlemi yürütenlere, muhaliflere korku salmak adına bu uygulamalara imza atanlara, kendi koltuğunu sağlamlaştırma adına bu uygulamaları destekleyenlere de lazım.

Ve hatta gördük ki, bu işlere alet olan hakimlere, savcılara, valilere, kaymakamlara, polislere de lazım.

Biz adalet istiyoruz. Adaletli bir hukuk istiyoruz. Üstelik sadece kendimiz için değil, sizler için de istiyoruz.

3 arkadaşımız, 29 Mart’ta toplanan yüksek disiplin kurulu kararıyla memuriyetten ihraç edildi.

Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret!

Cumhurbaşkanına hakaret konusu, bugün, cadı avına dönüştürülmüş, muhalif sindirme operasyonunun bahanesi haline getirilmiştir. Birtakım idareciler, açığa almak, sindirmek, yok etmek istedikleri kamu çalışanlarının sosyal medya hesaplarını tarayarak, suç teşkil edecek unsur arıyorlar. Ceza çoktan kesilmiş, cezayı sağlayacak suç arıyorlar.

Arkadaşlarımızın, cumhurbaşkanına hakaret başlıklı dosyalarına hayretle bakıyoruz. Cumhurbaşkanına hakaret konusunun nasıl kötüye kullanıldığını görüyoruz. Hangi akıl, hangi vicdan, bu dosyaları hazırlıyor?

Mahkeme tarafından “kovuşturmaya gerek yoktur” kararı verilen bir dosya, ceza vermek isteyenleri tatmin etmemiş olacak ki, göreve iade ile kapatılması gerekirken, yüksek disiplin kuruluna gönderiliyor.

Öfkeliyiz!

Yıllarını kamu hizmetine vermiş emekçilerin, bugünün iktidarına muhalif oldukları için, hukuksuz yöntemlerle memuriyetten ihraç edilmesine öfkeliyiz.

Nasıl susalım?

Biz bu ülkede yaşıyoruz. Bu ülkeyi seviyoruz. Siz, bize bu ülkede huzurla yaşamayı çok mu görüyorsunuz?

Gizli damgalı evraklarla, kamu çalışanlarını halka hizmetten men ediyorsanız, yıllarını verdikleri mesleklerini ellerinden alıyorsanız, maaşlarını, sosyal güvencelerini ve hatta sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarını ellerinden alıp, onları yokluğa mahkum ediyorsanız, gizli damgasının arkasına, hukuksuzluklarınızı saklamaya çalışıyorsanız,

Susmayacağız!

Halkın bunları bilmeye hakkı var.

Biz, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu olarak, hukuksuzlukların karşısında durmaya, haksızlığa uğrayan, mağdur edilen üyelerimizin hak ve hukuk mücadelesini yürütmeye devam edeceğiz. Zulmünüzü, dayanışmamızla yıkacağız! Size biat etmeyeceğiz. Doğruları söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Onurlu mücadelemizi, çıkar kavganıza, rant kavganıza, koltuk kavganıza yedirmeyeceğiz. Arkadaşlarımızın yaşadığı mağrudiyetlerin derhal giderilmesi, görevlerine iade edilmesi, bu mağduriyeti yaratan yerel yöneticilerin boynunun borcudur. Süreci yakından takip ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz. Hukuksuzluklara karşı, dayanışmamızı büyüterek direneceğiz. Kazanan dayanışma olacak!

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler