‘Çakmak gazı çektiği için öldü’ denilen 14 yaşındaki Yiğitcan’ı polisin öldürdüğü ortaya çıktı

İzmir’de polis ve savcılık tutanaklarında “çakmak gazı çektiği için öldü” denilen 14 yaşındaki Yiğitcan Camgöz’ün polis tarafından darp edilerek ve biber gazı sıkılarak öldürüldüğü ortaya çıktı.

‘Çakmak gazı çektiği için öldü’ denilen 14 yaşındaki Yiğitcan’ı polisin öldürdüğü ortaya çıktı

İzmir’in Bayraklı ilçesinde polis ve hastane tutanaklarında çakmak gazı çektiği için öldüğü belirtilen 14 yaşındaki Yiğitcan Camgöz’ün polis tarafından darp edilerek ve biber gazı sıkılarak öldürüldüğü güvenlik kamerası kayıtlarıyla ortaya çıktı.

Tutanaklara ‘çakmak gazı ile ölüm’ diye geçti

Sedat Sur’un haberine göre, İzmir’in Bayraklı ilçesine bağlı Yamanlar semti Postacılar mahallesinde bulunan parkta 24 Eylül günü bir kişinin ölü bulunduğunu 112 acil servise bildirmesi üzerine olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri 14 yaşındaki Yiğitcan Camgöz’e ait cenazeyi yakında bulunan Medikal Park hastanesine götürdü. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Yiğitcan hayata döndürülemedi. Yiğitcan’ın ölümüne ilişkin “Çakmak gazı ile ölüm” şeklinde hazırlanan Polis, İzmir ve Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tutanaklarını ortaya çıkan görüntüler yalanlıyor.

Yamanlar Polis Merkezinde görevli olan ve olay yerinde bulunan polislerin “Adli Kolluk Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağı” na geçen ifadelerinde, Yiğitcan Camgöz isimli çocuğun devriye görevi ifa etmekte olan resmi asayiş ekibini görmesi üzerine elinde bulunan iki adet tüp şeklinde çakmak gazını elinden bırakarak yere uzandığı, resmi asayiş ekibinin 112 acil servisine haber vererek kendisine olay yerinde müdahale edilmesini sağladığı ancak Yiğitcan’ın olay yerinde yaşamını yitirdiğinin belirlendiğine yer verildi.

Savcılık tutanağında da aynı gerekçe

İzmir Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına Yamanlar Polis Merkezinden yapılan telefon ihbarı üzerine olay yerine gelen İzmir Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan “Olay Yeri İnceleme Tutanağı”nda olay yerinde 3 adet çakmak gazı tüpü ve 3 adet pantolon bulunduğu bunun dışında olay yerinde delil olarak değerlendirilecek herhangi bir emareye rastlanmadığı belirtildi.

Yiğitcan’ın cenazesinin bulunduğu hastaneye gelen Karşıyaka Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan “Soruşturma Bürosu Tutanağı’nda ise polis birimlerinin verdiği bilgilere dayanarak şunlara yer verildi:

“Olayın polis birimlerince anlatıldığı üzere 1844/18 Postacılar mahallesi Bayraklı/ İzmir adresindeki parkta ölenin çakmak gazı alımına bağlı olarak vefat ettiği bilgisine ulaşılmıştır”

Hastane ‘zehirlenme’, Adli Tıp ‘şüpheli ölüm’ dedi

İzmir Adli Tıp Kurumu hazırladığı raporda Yiğitcan’ın ölümünü “Şüpheli ölüm” olarak değerlendirirken, adli otopsi işlemlerinin ardından cesetten alınan örneklerin laboratuvar tetkiki sonucunda ayrıntılı otopsi raporunun düzenleneceği belirtildi. Yiğitcan’ın götürüldüğü Medikal Park Hastanesinde düzenlenen Adli Raporda ise Yiğitcan’ın yaşamını yitiren olayın niteliği “zehirlenme” diye aktarılıyor.

Güvenlik kamerası görüntüleri Yiğitcan’ın polis tarafından öldürüldüğünü gösteriyor

Yiğitcan’ın ölümüne ilişkin polis ifadesi ve raporlara karşılık olarak; ailesi ise Yiğitcan’ın polis tarafından darp edildiğini, biber gazı sıkıldığını ve polisin Yiğitcan’ın üstüne çıkarak darp ettiğini iddia ederek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Yiğitcan’ı 25 Eylül günü Bayraklı ilçesi Yamanlar semtinde bulunan Cemevinde düzenlene törenin ardından defnedilirken, olay yeri yakınında bulunan bir sitenin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler ailenin iddialarını doğruladı. Polisin ifade ve tutanaklarının aksine görüntüler Yiğitcan’ın çakmak gazı tüpü ile değil polisin darp etmesi ve biber gazı sıkması sonucunda öldüğünü gösteriyor.

Görüntülerde polisin darp ettiği görülüyor

Yamanlar semtinde bulunan parkta saa 13.40 sıralarında tek başına oturduğu görülen 14 yaşındaki Yiğitcan Camgöz’ün bulunduğu yere polis aracı geliyor. Gelen polis aracından bir polisi memuru inerek Yiğitcan’ın yanına gidiyor, Yiğitcan, oturduğu yerden kalkmazken polis ayakta bir şeyler söylüyor ve birkaç saniye sonra da Yiğitcan’ın boğazına sarılıyor. Yiğitcan, bu sırada ayağa kalkarak polise karşılık verirken polis memuru Yiğitcan’ı yere atarak vurmaya başlıyor, bu sırada polis aracından inen ikinci polis memuru da Yiğitcan’a vurmaya, tekmelemeye başlıyor. Daha sonra polislerin Yiğitcan’a biber gazı da sıktığı görüntülere yansıyor. Bu görüntüler polisin “Bizi görünce elindeki çakmak gazı tüpünü atarak yere yattı” şeklinde ki ifadelerini yalanlarken, çok açık biçimde Yiğitcan’ın polis tarafından darp edilerek ve biber gazı sıkılarak öldürüldüğünü gösteriyor. Yiğitcan’ın yerde haraketsizce yatması üzerine çevrede çöp bidonları yakınında bulunan bazı poşet ve torbaları Yiğitcan’ın yanına bırakan polisler, daha sonra da telefon görüşmeleri yapmaya başlıyor.

Polisin darp ettiğinin gizlenmesi, doğru tedaviyi de engelliyor

Camgöz, ailesinin suç duyurusu dilekçesinde polisin Yiğitcan’ı darp ederek, biber gazı sıkarak öldürdüğünü gizlediği ve hastane görevlilerine de “çakmak gazı çekti” yönünde bilgilendirme yaparak yaşama döndürecek olası bir doğru müdahaleyi de engellediğini belirtiyor. Ortaya çıkan görüntüler ve polisin tutanak ve ifadeleri arasında ki çelişkiler ailenin bu konuda ki iddialarını doğrulayan nitelikte.

Polisler hala görev başında

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin soruşturma başlatırken, Yiğitcan’ı darp eden polislere ilişkin henüz bir yasal işlem gerçekleştirilmedi.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler