Bir oy HDP’ye bir oy da Demirtaş’a vermedik mi?

AHMET SAYMADİ yazdı: Demirtaş için oy verenler, parti örgütüyle bağı olmayanlar CHP ve Muharrem İnce gerilimindeki haklı soruları HDP’ye yöneltebilirler. HDP’nin Demirtaş’a dair bir sorun ya da şerhi varsa bunu merkezi parti organlarında hızla tartışmaya açıp, çözmesi gerekir.

Bir oy HDP’ye bir oy da Demirtaş’a vermedik mi?

AHMET SAYMADİ

Türkiye’nin 45 gün önce sandığa gittiği 24 Haziran genel seçimlerinin sonuçları muhalefet açısından hüsran yaratırken enteresan tartışmaları da beraberinde getirdi. Seçimler bir yandan siyasi partilerin bir yandan da başkan adaylarının oylandığı bir seçim olduğu için sonuçlar başkan adaylarıyla partiler arasında bir açı farkı oluşmasına sebep oldu. Bu açı faklarında en sessiz parti HDP’ydi ancak o da dün Selahattin Demirtaş’ın yazısıyla bu tartışmaya katılmak zorunda kaldı.

Seçimde Tayyip Erdoğan AKP’den fazla oy aldı, bununla birlikte AKP’nin oy oranı düştü. Bu durum Erdoğan’ın partisi üzerindeki mevcut hegemonyasını daha da arttırdı. AKP’nin önümüzdeki hafta yapılacak olan kongresinde önemli bir kadro değişikliğine gidileceği, Erdoğan’ın oy düşüşünü birilerine fatura edeceği açık. Ayrıca Erdoğan’ın her geçen gün daha da artan cemaat-tarikat tasfiyeleriyle bağlantılı olarak, partideki cemaat-tarikat kadrolarını da değiştireceği aşikar. Ancak diğer partilerden farklı olarak ortada AKP diye bir siyasi parti kalmadığı, AKP’nin tamamının Erdoğan’ın halkla ilişkiler bürosuna döndüğünü söyleyebiliriz. Erdoğan’sız bir AKP, artık yok hükmündedir. 

Meral Akşener ise kurucu genel başkanlığını üstlendiği İYİ Parti’den daha 3 puan daha az oy aldı. Akşener’in Demirtaş’tan da az oy alarak başkanlık yarışında sonuncu olması, İYİ Parti içerisinde tartışma yarattı. MHP’den İYİ Parti’ye geçen bazı isimler istifa etti, bazı milletvekillileri yemin ettikten sonra Devlet Bahçeli’nin elini öptü.  Meral Akşener, olağanüstü kurultay çağrısı yaparak genel başkan adayı olmayacağını belirtti. Ancak Akşener olmadan partinin yüzde 1 bile oy alamayacağını fark edenler, Meral Akşener’i yeniden ikna etti.

CHP’den 8 puan fazla oy alan Muharrem İnce ise, seçimlerin ardından çelişkili açıklamalardan sonra açıkça dile getirmeden, kendisine yakın siyasetçilerin ağzından kurultay talebinde bulundu, bu talebi onu tasfiyenin eşiğine getirdi. Ancak delege üzerinde genel merkezin ağırlığına rağmen, Muharrem İnce grubunun toparladığı imza sayısı, öyle kolay tasfiye edilemeyeceğini gösterdi. Ayrıca İnce’nin bu hamlesi, seçimler öncesi birçok ekibi tasfiye eden Bülent Tezcan’ın tasfiyesiyle sonuçlandı. Tabii bu süreçte CHP seçmeni ya da CHP’li olmayıp Muharrem İnce’ye oy verenler CHP yönetimine haklı birkaç soru sordu. Bu sorular şöyleydi: ‘‘1. Ülkeyi yönetmeye aday gösterdiğiniz bir ismi, partiyi yönetmesine neden engel oluyorsunuz? Partiyi dahi yönetemeyecekse neden cumhurbaşkanı adayı yaptınız? 2. Erdoğan’a yüzde 52’yle ülke yönetilmez diyorsunuz, ama siz yüzde 52 delegeyle partiyi yönetmeye kalkıyorsunuz. 3. Bir siyasi partinin en büyük tartışma ve karar alma mercii Kurultaydır. Partilileri bu tartışma ortamından nasıl uzaklaştırırsınız?’’

CHP’deki bu tartışmanın ekonominin her geçen gün kötüye gittiği, AKP’nin yaptığı yanlış projeler yüzünden birçok yerde afet yaşanan bir süreçte ortaya çıkması, seçmen nezdinde daha da büyük bir tepkiye yol açtı. Muhalefet içine kapandığı, iç tartışmalara gömüldüğü için, olan biten karşısında gereken tavrı gösteremedi. AKP de bu kurultay sürecini kontrol ettiği tüm medya organlarında daha da büyüterek halka aktardı. TL’nin hızla değer kaybettiği, Karadeniz’in sele boğulduğu günlerde halk ekranlardan CHP’deki tartışmayı izledi.

HDP ise gösterdiği başka adayı Selahattin Demirtaş’tan 3 puan fazla oy aldı. Bunda Kimi HDP seçmenin, Muharrem İnce’nin 2. tura daha güçlü kalması için oy vermesi, kimi CHP seçmeninin barajı aşması için HDP’ye oy vermesi etkili oldu. Buna karşılık HDP’de diğer partilerdeki gibi başkan adayı ve parti arasında bir tartışma yaşanmadı.

Ancak seçim sürecinde sosyal medya hesabını çok aktif kullanan Selahattin Demirtaş, seçimlerden sonra, 25 Haziran’da bir dizi mesaj yayınladı ancak sonra sessizliğe gömüldü. Sosyal medya hesabını aktif kullanan Eşi Başak Demirtaş da hiçbir mesaj yayınlamadı. Demirtaş’ın sessizliği merak uyandırdı. (Demirtaş’ın Twitter hesabından geçtiğimiz hafta bir sıra mesaj yayınlandı ancak bu mesajlar, seçim sürecinde TRT’deki konuşmasından bölümlerdi.  Son tweet’te ‘bu hesabın amacı Selahattin Demirtaş’ı unutturmamaktır’ yazıyordu. Ancak o tweetler silinmiş.) Mesele Cumhuriyet’ten Aydın Engin’in de dikkatini çekmiş olacak ki, Aydın engin ‘‘Hani bir Demirtaş var(dı)’’ başlıklı bir yazı yazdı.

Ancak Demirtaş’ın 10 Ağustos’ta yayınlanan yazısı önemli detaylar içeriyordu. Demirtaş yazısında HDP’yi parlamentoya sıkışmamayı öneriyor, çeşitli eleştirilerde bulunuyor, seçim gecesi bilgisayar sistemlerinin çalışmamasını eleştiriyor, partinin özeleştiri yapmasını istiyordu. Yazıda dikkat çeken esas detay şuydu, Demirtaş bu eleştirileri partide ‘‘yetkili’’ birisi olarak değil, halkına karşı ‘‘sorumlu’’ birisi olarak yapıyordu. Yazı başta HDP’ye yakın kimi sitelerde yayınlanmadı. Ayrıca HDP genel merkeze bağlı sosyal medya hesaplarında da paylaşılmadı, görmezden gelindi. Yapılan eleştirilerin çoğunda haklılık payı olduğunu da eklemek gerek.

Ortada muhtemelen bizim bilmediğimiz ama parti yönetiminin ve Demirtaş’ın bildiği bir gerilim var. Ancak bunun gazete yazılarında satır aralarında söylenmesi, sosyal medyada tartışmaya açılması, özellikle böyle bir süreçte HDP’yi içine kapanmaya itmesi, iç tartışmalara gömülüp ülke gündemine müdahale etmesine mani olması gibi sonuçları olmamalı. Demirtaş’a olan sevgi ve ilgi bu kadar açıkken, mevcut durumun gizli saklı yürütülmesi HDP’yi yıpratır. HDP’ye Demirtaş için oy verenler, parti örgütüyle bağı olmayanlar CHP ve Muharrem İnce gerilimindeki haklı soruları HDP’ye yöneltebilirler. HDP’nin Demirtaş’a dair bir sorun ya da şerhi varsa bunu merkezi parti organlarında hızla tartışmaya açıp, çözmesi gerekir. Aksi her durum partiye sonuçları uzun vadede hissedilecek çözülmeler yaşatır.

1. Aydın engin’in yazısı: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1050088/Hani_bir_Demirtas_var_di_.html

2. Selahattin Demirtaş’ın 10 Ağustos tarihli yazısı: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/1051418/Demirtas_tan_gunler_sonra_ilk_mesaj__Ben_dahil_butun_yonetimin_ciddi_sorumlulugu_var.html

 

 

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler