BDS Türkiye bir de Taksim'den seslendi: 70 yıldır Nakba sürüyor, geri dönüş mücadelesi devam ediyor!

BDS Türkiye'nin çağrısı ile Ankara, Adana, İstanbul başta olmak üzere işgalin 70'inci yıldönümü vesilesiyle birçok eylem ve basın açıklaması gerçekleştirildi.

BDS Türkiye bir de Taksim'den seslendi: 70 yıldır Nakba sürüyor, geri dönüş mücadelesi devam ediyor!

İşgalin 70’inci yıldönümü öncesinde ABD’nin Kudüs’ü İsrail işgal devletinin başkenti olarak ilan etmesinden aylar sonra dün gerçekleştirdiği büyükelçilik açılışı katliamlara sahne oldu. Gazze sınırında yurtlarına dönüş hakkı için yedi haftadır Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü gerçekleştiren Filistinlilere İsrail işgal polisi gerçek mermilerle saldırdı. Filistin Sağlık Bakanlığı, yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısını 60 olarak duyurdu.

BDS Türkiye, Adana ve Ankara’nın yanı sıra İstanbul’da da işgalin 70’inci yıldönümü vesilesiyle bir eylem gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen eyleme çok sayıda kişi ve kurum destek verdi. Taksim Tünel Meydanı’ndaki toplanmanın ardından Galatasaray meydanına yüründü. Yapılan eylemlerde BDS'nin ortak bildirisi okundu.

Bildirinin tam metni:

“Filistin’deki Siyonist işgal ve toprak gaspları, 20. yüzyılın ilk dönemecinde başlamış, 1917 sonrasında emperyalist Britanya’nın himayesi ve desteği altında hızlanmıştı. 1930’lardan itibaren yerleşimci Siyonistler doğrudan yerli Filistin halkını hedef alan saldırılar düzenlemeye başlarken, 2. Dünya Savaş sonrasında bu saldırılar daha da yoğunlaşmıştı. 1947 yılı sonundan itibaren saldırılar katliam boyutunu almış, 9 Nisan 1948’de, Deir Yasin köyünde gerçekleşen kitle kıyımından ise sağ çıkabilen neredeyse hiç kimse olamamıştı.

14 Mayıs 1948 günü Britanya mandası yöneticilerinin Filistin’den ayrıldığı gün, başım David Ben Gurion’un çektiği Siyonist hareket, İsrail devletini ilan etti. 15 Mayıs günü ise, Filistin halkının maruz kaldığı etnik temizlikte yeni ve çok daha büyük bir aşama başladı. Bu tarihten itibaren yüz binlerce Filistinli, Siyonist paramiliter güçler tarafından yaşadıkları yerlerden çıkarıldı. Mülteci konumuna düşen Filistinlilerin sayısı yıl sonuna kadar 750 bini buldu. Aynı süreç İçinde yirmiden fazla katliam gerçekleşti, 400 Filistin köyü haritadan silindi.

Filistin halkının büyük felaketi Nakba, tarihte kalmış bir etnik temizlik değildir. 70 yıldır aralıksız olarak devam eden bir süreçtir. 70 yıldan beri Siyonistler, emperyalist devletlerin desteğiyle Filistin toprağından sürekli biraz daha fazlasını gasp etmeye çalışıyor; dünyanın her yerinden getirilen Siyonist yerleşimcileri yerli Arap halkın evlerine, arazilerine yerleştiriyor; Filistinli mülteci nüfus her yıl daha da fazla artıyor ve tarihsel hakları için işgalciye teslim olmayan Filistin halkı, sık sık büyük çaplı katliamlarla karşı karşıya kalıyor.

Bugün ise, Filistin toprağı parçalara ayrılmış ve her bir parçası işgal ve sömürünün başka bir yüzüyle karşı karşıya kalmıştır. 1948 yılında işgal edilen ve üzerinde Siyonist devletin kurulduğu Filistin topraklarında kalan Filistinliler, zorunlu olarak İsrail vatandaşı oldular ve ikinci sınıf vatandaş olarak birçok ırkçı yasayla karşı karşıya kaldılar. 1967 yılında işgal edilen topraklar işgalin ağır bedelini ödemeye devam ediyor. Gazze 12 yıldır devam eden bir abluka altında. Filistinliler, en temel koşullardan ve ihtiyaçlarından mahrumken, Batı Şeria bölgesi, uluslararası hukuka aykırı şekilde İsrail yerleşim birimleri için yapılan toprak istilası, ırk ayrımı duvarı inşası ve tüm Filistinli nüfusu birbirinden ayıran kontrol noktaları ve işgal askerinin fiili varlığı ile karşı karşıya.

70 yıldır devam eden bu işgal ve topraksızlaştırma sürecinin son halkası, Filistin’in tarihsel başkenti, Kudüs’ü ele geçirme girişimleridir. Netanyahu hükümeti yıllardır türlü şekillerde şehri Yahudileştirme ve yerli Arap halktan arındırma politikası izleyip, tümüyle ilhak edilmiş bir Kudüs şehrini dünyaya “İsrail’in başkenti” olarak kabul ettirme politikası İzledi. Geçen yıl ABD Başkam seçilen Donald Trump ise, 6 Aralık 2017 günü Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını ilan etti.

Dünyanın her yerinden gelen tepkilere rağmen dün itibariyle ABD Büyükelçiliği’ni Tel Avix/den Kudüs’e taşıyarak Siyonist hükümete altın değerinde bir hediye sundu. BDS Türkiye Olarak emperyalist ABD yönetiminin bu adımını en sert şekilde kınıyoruz. Onlar hangi kararları alırsa alsınlar, hangi adımları atarlarsa atsınlar, Filistin halkı Kudüs’ten asla vazgeçmeyecek ve asla teslim olmayacaktır.

Diğer yandan Filistinliler, Birleşmiş Milletler’in 194 sayılı kararıyla tanınan geri dönüş hakki için 30 Mart Toprak Günü’nden beri kanlarıyla, canlarıyla direniyor. Başta abluka altındaki Gazze olmak üzere Filistin’in pek çok bölgesi haftalardır geri dönüş eylemlerine sahne oldu. Bir buçuk ay boyunca işgal güçleri pek çok defa Gazze’deki yürüyüşlerin üzerine ateş açtı. Filistinliler, Kudüs’e sahip çıkmak için genel grevle eş zamanlı olarak sivil protestolar gerçekleştirdiler. Bu protestolarda gerçek mermiler ve havan topları kullanılarak adeta ölüm yağdırıldı ve onlarca insan katledildi. 14 Mayıs’ta, ABD elçiliğinin Kudüs’e taşındığı gün 58 Filistinli hayatını kaybetti ve 2700’ü aşkın yaralı var. Buradan, topraklarına geri dönüş için korkusuzca yürüyen Filistinlileri selamlıyor ve bu uğurda şehit düşenlerin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

İşgal devleti İsrail, etnik temizlik, kanlı katliamlar ve toprak istilalarıyla kurulmasına rağmen başta ABD olmak üzere dünyanın birçok devleti tarafından ‘tanınmış ve meşruiyetini bu şekilde sağlamıştı. Türkiye 1949 yılında İsrail’i bu bölge içinde tanıyan ilk ülke olmuştu. İşgal devleti, uluslararası hukuku ve BM kararlarını sistematik olarak çiğnemesine, işgale, katliamlara ve etnik temizliğe devam etmesine rağmen hala devletlerin desteğini almaya devam ediyor. Uluslararası BDS hareketi 13 yıldan beri, Filistin halkı geri dönüş, özgürlük ve eşitlik haklarını elde edene dek işgal devletine verilen her türlü desteğin kesilmesi çağrısını yapıyor.
Nakba günü vesilesiyle aynı zamanda bir kez daha, Siyonist oluşumun tüm alanlarda boykot edilmesi, yalnızlaştırılması ve tecrit edilmesi çağrısını yineliyoruz. Özellikle ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınmaası ve geri dönüş yürüyüşlerine yapılan saldırıların katliama dönüşmesi nedeniyle Türkiye hükümetini, iki yıl önce İsrail’le varılan normalleşme anlaşmasını İptal etmesi ve başta doğalgaz işbirliği olmak üzere İsrail’le her türlü işbirliğinden vazgeçildiğini ilan etmesi çağrısını yapıyoruz. 70 yıldır Nakba sürüyor, geri dönüş mücadelesi devam ediyor!”

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler