Ayşe Deniz Karacagil’in annesi ve babası cenaze töreni dönüşünde gözaltına alındı

Rakka’da IŞİD’e karşı savaşırken yaşamını yitiren, kamuoyunda ‘kırmızı fularlı kız’ olarak bilinen Ayşe Deniz Karacagil’in annesi Nuray Erçağan ve babası Ömer Karacagil,Kobani'deki cenaze töreninden dönerken, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alındı.

Ayşe Deniz Karacagil’in annesi ve babası cenaze töreni dönüşünde gözaltına alındı

Rakka’da IŞİD’e karşı savaşırken yaşamını yitiren, kamuoyunda ‘kırmızı fularlı kız’ olarak bilinen Ayşe Deniz Karacagil’in annesi Nuray Erçağan ve babası Ömer Karacagil, Beyrut’tan İstanbul’a giriş yaptıkları Sabiha Gökçen Havalimanı’nda pasaport kontrolünde gözaltına alındı.

Erçağan ve Karacagil’in “örgüt propagandası yaptıkları” iddiasıyla haklarında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltında alındıkları öğrenildi.

Erçağan ve Karacagil’in Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi’ne götürüleceği kaydedildi. Karacagil’in anne ve babası, kızlarının cenaze törenine katılmak üzere Kobani’ye gitmişti.

Anne Nuran Erçağan cenaze töreninde yaptığı konuşmada, şunları söylemişti:

Kızım ‘Yanı başımızda bir savaş var, görmüyorlar anne’ dedi. Ve buralara kadar geldi. Arkasından bizi de getirdi. Ve bana sizi vasiyet ederek, ‘Büyük ailesi’ dediği kişilerle tanıştırdı. Kızım Kobani halkına emanettir. Kobani’ye sahip çıkan güzel halk kızım size emanettir. Kızım Suriye, İran, Irak ve tüm Ortadoğu halklarına umut olsun, destan olsun.

Antalya’da Gezi Parkı direnişine katıldığı, Ahmet Atakan’ın ölümü, 12 Eylül darbesinin yıldönümü ve ODTÜ protestolarında yer aldığı gerekçesiyle tutuklanarak hakkında 98 hapis cezası istenen ve kırmızı fuları delil olarak gösterildiği için kamuoyunda “kırmızı fularlı kız” olarak tanınan Ayşe Deniz Karacagil, yargılandığı davadan tahliye olduktan sonra PKK’ye katılmıştı.

Karacagil ardından IŞİD’e karşı savaşmak için Rojava’ya geçmişti.

Karacagil’in, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) tarafından Rakka’nın IŞİD’den kurtarılması için düzenlenen operasyon sırasında 29 Mayıs’ta yaşamını yitirdiği açıklanmıştı.

Karacagil yargılandığı davanın duruşmasında şunları söylemişti:

Tarih her zaman direnişteki yaşamı yazar. Tarihi kanla yazanlar, toplumsal muhalefetin her katmanında onarılmaz yaralar açtılar. Net kanıtlara rağmen yargı, gerçek katilleri aklama çabasında. Antalya’da İstanbul’da saldıran palalıların ne olmadığını gördük. Dışarıda birileri bacanaklı-oğullu milyonları cukkalarken, bizim tutsak edilmemize şaşılmaz. İktidardakiler, yüzsüzlüğün bu kadarı denecek kadar açık oynadılar, katilleri akladılar. Cezaevlerinde, koğuşlarımıza kadar giren erkek egemen kültür, çamaşırlarımızla dahi dalga geçerek ‘Bu bayrak büyük’ diyebilmektedir.

Dışarıda demokrasi diyenler içeride gençleri katletti. Hukukun görmediği her şeyi biz yaşadık ve gördük. Eylem günü uzun sakallı ve takkeli sivil kişiler bize saldırdı. Ancak onların yargılanacaklarını sanmıyorum. Bundan sonra da çocukların uçurtmalarının vurulmasına izin vermeyeceğiz.

Türkiye halklarının üzerindeki bulutların rengi, maviye dönmelidir artık. Gezi direnişini, insanlık onuru için gerçekleştirdik. Yeri geldi öldük, yeri geldi kör olduk, tutsak olduk. Kırmızı fuları açıklayayım. Bence bulunmayan o örgüt kumaş fabrikalarıdır. Ülkemiz şaşırmışlar cehennemine döndü. Siz burada bizi yargılamaya çalışıyorsunuz.

(Kaynak: Gazete Karınca)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler