Asgari ücret işçileri verilerle konuştu: Tablo vahim

6 milyondan fazla çalışanı ilgilendiren asgari ücretin bin 603 TL olarak belirlenmesine tepki gösteren işçiler, bir evin aylık gider tablosunu çıkararak, “İşçinin kaderi açlık olmuş" diyor.

Asgari ücret işçileri verilerle konuştu: Tablo vahim

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun dört toplantısının ardından 29 Aralık’ta Çalışma Bakanı Jülide Sarıeroğlu, 2018 yılı için asgari ücret miktarını Asgari Geçim İndirimi dâhil bin 603 TL olarak belirlendiğini duyurdu. TÜİK’in Kasım ayı 2017 rakamlarına göre enflasyon oranı 12.98 olurken, Türk-İş'in her ay yaptığı geçim şartları araştırmasına göre, Aralık ayı itibariyle 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 608, yoksulluk sınırı 5 bin 238 TL, bir kişinin aylık geçim maliyeti ise bin 989 TL. 6 milyondan fazla asgari ücretli çalışanı ilgilendiren ve bin 603 olarak belirlenen asgari ücrete işçiler tepki gösterdi.

'Kaşıkla verip kepçeyle alıyor’         

3 çocuğundan birinin Down sendromlu olduğunu ve asgari ücret aldığını belirten büfe işçisi Cemal Karaçar, bin 603 TL’nin kimseye yetmeyeceğini, özellikle de İstanbul gibi bir şehirde bu ücretle geçinmenin imkânsız olduğunu söyledi. Çocuğu rahatsız olduğu için eşinin çalışamadığını ifade eden Karaçar, “2 bin TL alsak dahi geçinemeyiz. Hükümet kaşıkla veriyor kepçeyle geri alıyor. Benim iki çocuğum okuyor. Faturalar, çocuğumun ilaç masrafları derken, gel de geçin. Ne yapacağız? Sadece çocuğum için ayda 500 TL ilaç masrafım çıkıyor" diyerek yaşamın zorluklarını anlattı.

Karaçar, "İktidar ne istediğimizi çok iyi biliyor. Hangi hükümet işçiyi düşündü ki! Bırakın döner ekmek yemeği, insanlar simit dahi alacak para bulamıyor. İşçinin kaderi açlık olmuş" dedi.

Tablo çok vahim           

4 çocuk babası Mahmut İhsan Kaya ise asgari ücretle geçinmenin mucize olduğunu ifade ederek, her ay kredi kartı ve borçlarla yaşamını idame ettirmeye çalıştığını dile getirdi. Bir evde tek kişi çalışması durumunda geçinemeyeceğini vurgulayan Kaya, “Kaba bir hesap yapayım. Asgari ücreti kim tespit ediyorsa, o da alsın eline ve bu hesabı yapsın. Bir tüp 90 TL, su faturası 50 TL, sadece bir ayda 100 TL ekmek alıyorum. Etsiz döndüğümüz pazardan bir ayda 800 TL ödüyoruz. En kötü eve 700 TL kira ödüyoruz. 2 çocuğum okuyor. Bunların masrafları var. Diyelim ki kendimize bir telefon aldık. Mecburen o da bin TL. Tabi onu da çocuklarımızdan kesmeden kendi boğazımızdan kesersek alabiliriz. Buyurun hesap ortada daha ne diyebiliriz ki” diyerek asgari ücretle geçimin imkânsız olduğunu gözler önüne serdi.  

İktidarın “Türkiye ekonomisinin iyiye gittiği ve ekonomik büyümenin yüksek olduğu” yönündeki söylemlerini hatırlatan Kaya, “Doğru Türkiye ekonomisi büyüyor ama bizim için değil. Benim Ağustos ayında 70 TL ödediğim tüp bugün 90 TL. Neredeyse yüzde 30 zam yapıldı. O zaman asgari ücrete de yüzde 30 zam yapılsın. Neden yüzde 14.2 oldu?” dedi.

‘Geçinemiyorum’    

56 yaşında kömür ve odun taşıyarak yaşamını idame ettiren Selahattin Üçtaş da, “Kasımpaşa’da 650 TL kira ödüyorum. Ben geçinemiyorum. 6 tane torunum var. Onlar için çalışıyorum. Ben halime şükür ediyorum. Çünkü elim ayağım tutuyor. Ya eli ayağı tutmayanlar ne yapacak? Ben dâhil asgari ücretle çalışan herkesin Allah yardımcısı olsun” diye konuştu. 

Kaynak: MA

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler