Arap Alevi Konferansı sonuç bildirgesini yayınladı

Hatay'da haftasonu düzenlenen ve 4 atölyeden oluşan Arap Aleviliği Konferansı tamamlandı. Konferansın sonuç bildirgesi açıklandı.

Arap Alevi Konferansı sonuç bildirgesini yayınladı

Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü’nün organize ettiği Arap Alevi Konferansı haftasonu yapılan atölyelerle tamamlandı. Konferansın sonuç bildirgesi açıklandı. 

Sonuç bildirgesinde, Arap Alevileri'nin verdikleri mücadelede yalnız olmadıkları ve diğer Alevi topluluklarının, bölge halklarının ve dinlerin birlikte yürüyerek ortak mücadele zemininde birleşmesinin temel prensip olduğu ifade edildi. Yapılan 4 atölyede Tarihsel Boyutuyla Arap Alevilik ve Kimliğin Korunması, Arap Alevilikte Anadil sorunu ve Anadil-Din İlişkisi, Arap Alevilerin Devlet ile İlişkileri ve Sekülerlik, Arap Alevilik ve Kadın konularında epey yol katedildiği belirtildi.

Arap Alevi Konferansı sonuç bildirgesini yayınladı

Sonuç bildirgesinin tam metni:

1-Toplumda dil ve kültür ilişkisi bağlamında gerekli bilincin oluşturulması, saha çalışmalarının yapılması, tek tek bireylerin, derneklerin ve yerel yönetimlerin sorumluluğunda olmalıdır.

2-Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Arap Alevileri ile ilgili resmi tarihte çarpıtılarak yer alan veya hiç yer bulmamış katliamlar, sürgünler, politikalar, ilhak dönemi uygulanan propagandalara dair anlatılar önemli bir yerde durmaktadır.

3-Arap Alevi aileler, Anne-babalar, Kur’an kursu eğitmenleri ve eğitim-öğretim sürecine katılan tüm bireyler eğitilmelidirler. Bu görev, Arap Alevileri derneklerine ve enstitüler gibi akademik kurumlara düşmektedir.

4-Arap Alevi gençlerinin, Arap Dili ve Edebiyatı Bölümleri’nde eğitim almaları cesaretlendirilmeli ve halihazırda üniversite eğitimi alanları çift anadal sisteminden yararlanmalya yönlendirilmelidirler.

5- Bütün mahallelerde dernekler düzeyinde ve özellikle çocuklara yönelik Arapça dil kursları açılmalıdır.

6-Türkiye Arap Alevileri siyasal örgütlenmesini tamamlamalıdır. Bunun için de bütün Arap Alevi derneklerinin bir çatı altında toplanması hedeflenmelidir. Bu toplum kendi ayakları üzerinde durmak için örgütlenme ve mücadele yürütme ihtiyacı hissetmektedir. Bu çabalar şu an emekleme dönemindedir. Bu kurumlar ortaklaşmalı ve üst çatı oluşturulmalıdır.

7-Din adamlarının, kanaat önderleri de olarak sözün sorumluluğu olan figürlere dönüşmesi için daha donanımlı hale gelmeleri önem arz etmektedir. Bundan kasıt din adamlarının hepsinin yetersiz ve bilgisiz olduğu değil, bir standardın yakalanarak ihtiyaca cevap verebilmelerinde onların da kaynağa sahip olmasına yardımcı olmaktır. Arap Alevi gençliği, STK temsilcileri ve dini önderlerin diyaloğu mutlak surette artmalı ve dini önderlerin saygınlığının korunması ve donanımlarının arttırılması için dışarıdan değil cemaatin içinden çaba gösterilmelidir.

8- Kültürel alandaki değişime dair de farkındalıklar geliştirmek durumundayız. Aleviliğin değerlerinin değişen koşullara rağmen korunması aslında vicdanımızın korunmasıdır.

Bir toplumun gelişiminde, kültürel zenginliğinde ve bunların diğer nesillere aktarılmasında kadın çok büyük bir role sahiptir. Aleviliğin eşitlikçi yaklaşımı gereği nüfusun yarısını oluşturan kadınların yaşamın her alanında özne olması önemlidir. Buradan hareketle;

 

9-      Kadınlar Arapça dil eğitimi almalıdır. Arap Alevi Kadın örgütlenmesi önemsenmeli ve geliştirilmelidir. Arap Kadın örgütlenmesi yerel ve ulusal düzeyde kadın örgütleriyle dayanışma içinde olmayı hedeflemelidir.

  

10-Dini ritüellerin icrasında kadınlar önemli rol oynamaktadır. Bunu yaparken ritüellerin tarihselliğini bilerek yapması çok anlamlı olacaktır. Arap Alevi Cemaatinin kadınlarla ilgili hâlihazırda var olan dini vecibeleri yerine getirmesinin olanakları sağlanmalıdır.


11- Arap Alevi kadınların yoğun yaşadığı bölgelerde kadın istihdamına dair istatistikî veri çalışmaları yapılabilir. Bu çalışma ile Arap Alevi kadınların sosyo-ekonomik yapısının haritası çıkarılabilir ve çözüm yöntemleri geliştirilebilir.    

12- Arap Aleviliğe dair kültürel, tarihsel ve sosyolojik çalışmalar artırılmalı ve bu çalışmalarda kadının özne olabilmesinin olanakları tanınmalıdır.

13- Hem dinsel kimliğin icrası ve geleceğe taşınması açısından hem de bir koordinasyon gibi cemaatin içerisinde kurumsallaşmanın sağlanması açısından DAYANIŞMA en temel dayanağımızdır.

14- Tarihimizi öğrenirken ilhak dönemini de konuşmak durumundayız. Resmi tarihin söylediğinin akisne ilhak süreci  sıkıntılı olmuştur. Kendi tarihimizi konuşmalı ve yeniden yazmalıyız. Farklı dillerde yazılmış kaynakları bulup çevirmeliyiz. Zeki Arsuzi  ve Mehmet Ali Zarka gibi liderleri tarihimize not düşmeliyiz. Biz Arap Aleviler Türkiye’de Adana , Antakya ve Mersin’de yaşayan en kadim halklarından biriyiz..

15- Asimilasyona her daim katkı sunan zorunlu din dersi tartışılmalı ve kaldırılması yönünde çaba gösterilmelidir.

16- Son olarak, bugün Arap Alevilerin verdiği mücadelede yalnız olmadığı ve de diğer Alevi topluluklarının, bölge halklarının ve dinlerin birlikte yürüyerek ortak mücadele zemininde birleşmesi temel prensip olmalıdır. 

 

Katılımcılar: 

Katılımcı Akademisyenler: Sıtkiye Matkap, Hakan Mertcan, Verda Yüceer, Gülcan Urhan, Defne Sarsılmaz, Muna Yüceol Özözen, Şeyh Zülfkar Çiftçi, Şeyh Muhammed Narlı

Katılımcı Kurumlar: Arap Alevi Gençlik Meclisleri, Kilikya Nehir Derneği, AHAD, AKAD, ADENS-DER, Samandağ Kalkındırma Derneği, Alevi Değerleri Derneği, Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği, Ehlen dergisi

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler