Almanya’nın ekonomik yaptırımları Türkiye ekonomisini tehdit ediyor

Almanya Türkiye’nin ekonomideki en büyük ortağıdır. Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülke Almanya’dır (14 milyar dolar, toplam içinde % 9,8). Uluslararası sermayeli şirketler arasında 1. sırada Alman ortaklı olanlar yer alıyor (6846 şirket, toplam içinde % 8,13). Türkiye’ye en çok Almanya’dan turist geliyor (toplamın yüzde 15,3’ü).

Almanya’nın ekonomik yaptırımları Türkiye ekonomisini tehdit ediyor

SiyasiHaber

Almanya ile Türkiye arasında son aylarda hızla tırmanan siyasal ve diplomatik gerilim, Almanya’nın ekonomik yaptırımları gündeme getirmesiyle bir üst aşamaya sıçradı. Ekonomik ilişkilerin rakamlarına bakıldığında Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ortağı olduğu görülüyor. Türkiye’ye en çok Almanya’dan turist geliyor (toplamın yüzde 15,3). Uluslararası sermayeli şirketler arasında 1. sırada Alman ortaklı olanlar yer alıyor (6846 şirket, toplam içinde % 8,13). Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülke de Almanya (14 milyar dolar, toplam içinde % 9,8). Almanya’nın Avrupa Birliği’nin lider ülkesi olduğu ve pek çok Avrupa ülkesinin de Almanya’yı takip edeceği dikkate alındığında Türkiye ekonomisinin nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu ortaya çıkıyor.  

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in dün (20 Temmuz) yaptığı ve Başbakan Angela Merkel’in de destek verdiği açıklamalardan sonra, özellikle Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği tartışılmaya başlandı. Alman Bakan, Büyükada tutuklamalarından sonra Türkiye’nin başta Almanya olmak üzere, Avrupa Birliği ve NATO ile olan işbirliğinin sorgulanır hale geldiğini belirtti. Bakan, aynı zamanda Türkiye’deki yatırımları garanti edemeyeceklerini ve AB üyelik sürecinin yakında bir kez daha gözden geçirileceğini açıkladı. Alman sanayiciler de Türkiye’ye yatırım yapmaya yanaşmayacaklarını dile getirdiler. Bakanın yaptığı açıklamalara paralel olarak, Almanya Dışişleri Bakanlığı da, vatandaşlarının Türkiye’ye seyahatlerinde riskler nedeniyle dikkatli olmaları gerektiğini bildirdi. Bu kritik dönemde, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilere daha yakından bakmak gerekecektir.

Türkiye’ye gelen turist sayısında Almanya birinci sıradadır. 2014 yılında Almanya’dan 5,25 milyon (toplam içindeki payı % 14,25), 2015 yılında 5,58 milyon (% 15,4) ve 2016 yılında 3,9 milyon (% 15,34) turist Türkiye’ye gelmiştir. 2016 yılında turist sayısında genel olarak ciddi bir gerileme olmasına rağmen Almanya’nın payı ve sıralaması değişmemiştir.

Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımlara baktığımızda, 2016 yılında ülkeler arasındaki sıralamada Almanya menşeli sermaye 4. sıradadır. Buna karşın uluslararası sermayeli şirket sayılarına baktığımızda, Almanya’nın 1. sırada olduğunu görüyoruz. 2016 yılı sonu itibarıyla Almanya menşeli sermaye sahibi şirket sayısı 6846’dır. Bu sayı, genel toplam içinde % 8,13’e tekabül eder. Bu şirketleri sermaye büyüklükleri açısından ele aldığımızda, yine Alman sermaye büyüklüğünün ilk sırada yer aldığını tespit ederiz.

Türkiye – Almanya ekonomik ilişkilerinin belki de en önemli göstergesi dış ticaret verileridir. Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkeler arasında Almanya ilk sırada yer almaktadır. 2016 yılında Almanya’ya yapılan ihracat 14 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu miktar, toplam ihracat içinde yüzde 9,8’lik bir payı ifade etmektedir. 2. sırada yer alan İngiltere’nin payı % 8,2, 3. Irak’ın payı ise % 5,4 kadardır. Almanya uzun yıllardır, Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında hep ilk sırada yer almaktadır.

Benzer bir şekilde ithalat göstergeleri de Almanya’nın önemini ortaya koymaktadır. Türkiye için Almanya’dan yapılan ithalat ikinci sırada yer alır. 2016 yılında en çok ithalat yapılan ülke, 25,4 milyar dolar ile Çin olmuştur (toplam içindeki payı % 12,8). Almanya’dan yapılan ithalat ise geçen yıl, 21,5 milyar dolardır ve toplam ithalat içindeki payı % 10,8 kadardır. Rusya ancak % 7,6 ile üçüncü sırada yer alır.

Bu temel göstergeler, Almanya’nın Türkiye ekonomisine ne ölçüde etki ettiğini göstermektedir. Türkiye – Almanya ilişkilerinin daha da bozulmasının ülke içinde ekonomik krizi tetikleyici bir etki yapması beklenebilir.   

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler